Ağır Hasarlı Algılar

·
Okunma
·
Beğeni
·
268
Gösterim
Adı:
Ağır Hasarlı Algılar
Baskı tarihi:
1 Şubat 2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055108205
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Baskılar:
Ağır Hasarlı Algılar
Ağır Hasarlı Algılar
Eleştirel soruşturmalar yapmaya cesaret edebilseydik, berrak düşüncelerimiz ve bilincimiz olacaktı. Ortak İslâmî ilkeler temelinde bütünleşememek gibi bir patoloji içerisinde yaşıyoruz. Hiçbir konuda bugün, bir berraklığa sahip değiliz. Her şey, her geçen gün daha da bulanık ve kirli hâle geliyor. Konjonktürel yorumların ötesine geçemiyoruz. Çok ucuz, çok bayağı karşıtlıkların üstesinden gelemiyoruz. Sessiz uzlaşmalar yaşıyoruz. Hangi alanda olursa olsun, sessiz uzlaşmaların eylemsizlikle sonuçlanacağını hatırlamalıyız.

Benmerkezci dünyalar, ilgiler, tercihler, ilişkiler bizleri modern kabilelere dönüştürüyor. Birbirleriyle konuşmayan, konuşmaya tenezzül etmeyen, birbirlerini anlamayan, anlamaya çalışmayan, birbirleriyle tartışmayan kabileler, birbirleriyle barbarca çatışıyor. Modernler hayatî sorunlar karşısında her zaman çaresizdiler, bizler de kabilecilikler karşısında acz içerisindeyiz.
191 syf.
·10/10
Atasoy hoca günümüzün çıkar ve menfaatlerinden yoksun kalmış tertemiz özde sosyolog ve düşünürdür. Her zamanki yazılarında olduğu gibi bu kitabındada günümüz İslam dünyasını konu edinmiş ve zihinlerde bırakılan hasarları ele almıştır. Artık meseleler çıkar ve menfaat doğrultusunda ele alınıyor kararlar hakka hukuka göre verilmiyor söz sahipleri işlerine nasıl geliyorsa öyle oluyor bu şekilde yaşamaya mecbur kalıyoruz.
Bu zihniyet ile yaşayan toplumlarda özellikle müslümanların zihninde ciddi anlamda hasarlar meydana geliyor doğruyu yanlışı görememekle birlikte sağlıklı kararlar veremiyoruz yıkamadığımız tabular var. Kendi meselelerimizi ele alamıyoruz dışarıdan dayatılan meseleler ile meşgul oluyoruz. Ansızın bir sorunla meseleyle darbeyle iç savaşla problemle karşılaşdığımızda zihinlerimiz ithal edilmiş düşünceler ile meşgul olduğu için olup bitenler nedir neyin nesidir diye soramıyoruz. Sürünmeye ve yok olmaya mahkum ediliyoruz.
İdeolojik propaganda yoluyla her toplumda kitlesel bir aptallaştırma biçimi uygulanıyor. Kitleler bir kez aptallaştırıldığında, kendilerine hiçbir gerçek anlatılamıyor.
Zihin dünyalarımızın sağlığını, iyi niyetli ahmakların safsatalara dayalı yorumlarından korumalıyız.
İslâmî gelenekler, cemaatler, hareketler günümüzde nitelikli kadrolar yetiştirmek yerine, düşüncesizleştirilmiş, akılsızlaştırılmış, nesneleştirilmiş propaganda araçları yetiştiriyor.
“...Düşünmek,risk almak ve cesaret etmek demektir.
Düşünmeye cesaret edemeyen,kendi iradelerinden vazgeçer.Düşünmeye cesaret edemeyenler medya sistemleri ve araçları yoluyla oluşturulan moda kimliklere,moda kültürlere bağlanırlar.Bir toplumda yeni kuşaklar,kendi kültür ve medeniyet değerleriyle ilişkilerini kestiklerinde o toplumun tarihinde yeni bir yabancılaşma dönemi başlamış demektir.Genç kuşakların kimliklerinin ve varoluş tarzlarının dönüştürüldüğü toplumlarda,hayatın her alanında Müslümanların,şimdiki zamana uyanarak yeni başlangıçlar yapmaları gerekir...”
Tutsaklığın yalnızca tek bir biçimi yoktur, onlarcası, yüzlercesi vardır. Ruhlarını sömürgeci ideallere satanlar da çok hazin bir tutsaklığı temsil ederler.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ağır Hasarlı Algılar
Baskı tarihi:
1 Şubat 2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055108205
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Baskılar:
Ağır Hasarlı Algılar
Ağır Hasarlı Algılar
Eleştirel soruşturmalar yapmaya cesaret edebilseydik, berrak düşüncelerimiz ve bilincimiz olacaktı. Ortak İslâmî ilkeler temelinde bütünleşememek gibi bir patoloji içerisinde yaşıyoruz. Hiçbir konuda bugün, bir berraklığa sahip değiliz. Her şey, her geçen gün daha da bulanık ve kirli hâle geliyor. Konjonktürel yorumların ötesine geçemiyoruz. Çok ucuz, çok bayağı karşıtlıkların üstesinden gelemiyoruz. Sessiz uzlaşmalar yaşıyoruz. Hangi alanda olursa olsun, sessiz uzlaşmaların eylemsizlikle sonuçlanacağını hatırlamalıyız.

Benmerkezci dünyalar, ilgiler, tercihler, ilişkiler bizleri modern kabilelere dönüştürüyor. Birbirleriyle konuşmayan, konuşmaya tenezzül etmeyen, birbirlerini anlamayan, anlamaya çalışmayan, birbirleriyle tartışmayan kabileler, birbirleriyle barbarca çatışıyor. Modernler hayatî sorunlar karşısında her zaman çaresizdiler, bizler de kabilecilikler karşısında acz içerisindeyiz.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Hüseyin Demir

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%25 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0