Yazır da, "Varlığı kendinden olan Zat"ın (Tanrı'nın) bile olsa, "özel ad"ın "birden çok sayıda" olabileceğini ve "O"na, "çeşitli diller"de, "ayrı ayrı adlar"ın verilebileceğini, "Tanrı", "Huda", "Diyö" denilebileceğini, bunun "Şer'an" (dince) "caiz" olduğunu kabul ediyor.
Bu kitabın yazarı öldürüldü.
Öldürülünce din kurtuldu mu? İdeolojik sorunlar, ideoloji dışı araçlarla, şiddet ve cezayla değil, demokratik bir ortamda ve ideolojik mücadeleyle çözülmelidir.
Dr. Toshihiko Izutsu, şöyle der:
"-İslam'dan önceki Araplar arasında bulunan Allah kavramı, mahiyet itibarıyla İslam'ın Allah kavramına şaşırtacak derece yakındır. O kadar yakındır ki, Kur'an; bazen böyle doğru bir Tanrı anlayışının kâfirleri neden yeni gerçeği kabule sevketmediğine şaşar. (...)
(Ayetlerin açıklamalarında) görülüyor ki, Allah, İslam'dan önceki Araplanın zihninde, 'dünyanın yaratıcısı', 'yağmuru indiren', 'yeryüzünde bulunan herşeye hayat veren varlık olarak bilinmektedir." Yalnız Kur'an'ın onlardan yakındığı tek taraf, Allah'ı göklerin ve yerin yaratıcısı bildikten sonra, yalnız O'na ibadet edebileceğini, O'ndan başkasına tapılamayacağını bilmemeleri, bu sonuca varmamalarıdır. Kur'an bunu şu cümlelerle ifade eder: 'O halde nasıl (doğrudan) döndü- rüyorlar' (Ankebūt, ayet: 63.). (Kur'an'da Allah ve Insan, çev. Doç. Dr. Süleyman Ateş, Ankara, 1975, Ilahiyat yay. s. 96.)
Elmalılı Hamdi Yazır, "Allah'a Tanrı denemez!" demiyor. Dahası, "Tanrı'nın, "Allah"tan "eam" olduğunu, yani birincisinin kapsamının daha geniş olduğunu yazıyor. (Bkz. Hak Dini Kur'an Dili, istanbul, 1960, s. 25.) Bu, şu demektir: "Tanrı" ile "Allah" arasında "umum husus mutlak" ilişkisi var: Yani, "Allah", 'Tanrı"dır, ama her tanrı, "Allah" değildir.
Toplumu değiştirmek isteyen herkes, ilk önce yaşadığı toplumun eskiyen, çürüyen hakim kültürü ve ideolojisiyle karşı karşıya gelir. Bu, bir anlamda yaşadığı toplumla karşı karşıya gelmektir.
Putataparlara "herşeyi Yaratan"ın, herşeyi düzene koyanın "KİM" olduğu sorulduğunda, açıkça: "-Allah!" diye karşılık vermektelerdi.
-"Gökleri yeri, güneşi ayı YARATAN ve bunları belirli bir düzen içinde tutan, yürüten KİM?"
-"ALLAH!"
-"Gökten yağmur indirip yeryüzüne yaşam veren KİM?"
-"ALLAH!"
Yine onlara soruluyor:
-"Putlara neden tapıyorsunuz?
-"Allah'a yaklaştırsınlar diye."
Demek ki, sözü edilen putataparlarda, "Allah" inancı vardı, yine de "put"lara tapıyorlardı. "Put"ların, "Allah'a yaklaştıracağına inandıkları" için.