Allahuekber Dağları'ndan Sibirya'ya (İrfanoğlu İsmail Efendi'nin Esaret Yılları Hatıraları)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3
Gösterim
Adı:
Allahuekber Dağları'ndan Sibirya'ya
Alt başlık:
İrfanoğlu İsmail Efendi'nin Esaret Yılları Hatıraları
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
302
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759654245
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tebliğ Yayınları
Ben, o gece yarısına kadar, o yaylanın Kur'an sesi ile inlediğini çok iyi hatırlıyorum. Çünkü o günkü asker Kur'an okumasını biliyordu. Yasin'i bilmese de hemen herkes namaz surelerini biliyordu. Herkes ölmek üzere olduğunu biliyordu. Savaşta ölen ilk başta zaten ölmüştü. Yaralananlara gelince, onlar da gece sabaha sağ çıkmayacaklarını biliyorlardı. Kısaca herkes kendi Kur'an'ını kendisi okuyordu. Yani askerimiz henüz şehit olmamış yarı mevcudu Kur'an okuyordu. Bu ne demektir? Mahşer gibi. Ne var ki gece yarısından sonra Kur'an sesleri kesildi. Çünkü yaralıların hepsi öldü. Kolordu şehit oldu. Asker dondu. O manzarayı hatırlamak bile kanımı donduruyor. Üstelik ben o hali gördüm ve o hali yaşadım. Sadece Kur'an okunuyor. Ağlamak yok.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Allahuekber Dağları'ndan Sibirya'ya
Alt başlık:
İrfanoğlu İsmail Efendi'nin Esaret Yılları Hatıraları
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
302
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759654245
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tebliğ Yayınları
Ben, o gece yarısına kadar, o yaylanın Kur'an sesi ile inlediğini çok iyi hatırlıyorum. Çünkü o günkü asker Kur'an okumasını biliyordu. Yasin'i bilmese de hemen herkes namaz surelerini biliyordu. Herkes ölmek üzere olduğunu biliyordu. Savaşta ölen ilk başta zaten ölmüştü. Yaralananlara gelince, onlar da gece sabaha sağ çıkmayacaklarını biliyorlardı. Kısaca herkes kendi Kur'an'ını kendisi okuyordu. Yani askerimiz henüz şehit olmamış yarı mevcudu Kur'an okuyordu. Bu ne demektir? Mahşer gibi. Ne var ki gece yarısından sonra Kur'an sesleri kesildi. Çünkü yaralıların hepsi öldü. Kolordu şehit oldu. Asker dondu. O manzarayı hatırlamak bile kanımı donduruyor. Üstelik ben o hali gördüm ve o hali yaşadım. Sadece Kur'an okunuyor. Ağlamak yok.