Hirsch, her şeyden önce her hukukçunun mutlaka okuması gereken bir yazar. Aynı zamanda gayreti, zekası ve dirayeti de hayranlık uyandırıcı. "Anılarım" hem II. Dünya Savaşı Dönemi'ni, bu dönem dünyasını hem de ülkemizin geçirdiği değişimi anlamak açısından çok faydalı. Yine, akademik değişimleri, siyasetin buna etkisini de bizzat kahramanın gözünden görmek için de okunmalı. Kuruluş dönemi Türkiyesini anlamak, özellikle İstanbul ve Ankara bağlamında takip etmek isteyenler için başucu kitabı olacağını düşünüyorum. "Atatürk" ruhunu, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin kuruluşunu da kitapta bulacaksınız...
NOT:Kitapta da yazdığı gibi, bugün, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi girişinde Atatürk'ün:"Cumhuriyetin müeyyidesi olacak bu büyük müessesenin küşadında hissettiğim saadeti hiç bir teşebbüste duymadım." sözü karşılar sizi. Yine binayı gezerken de Ernst E. Hirsch'in odasını mutlaka görürsünüz...
Eser başlangıçta 1. dünya savaşı ve sonrası Almanya'yı ve Hitler iktidarının yahudi asıllı vatandaşları üzerindeki baskıyı anlatıyor.( bu arada prof. Hirsch kız kardeşi ve onun ailesini de soykırımda kaybetmiş biri )
Bizim açımızdan en güzel kısmı ise prof. Hirsch'in 1933 yılında Türkiye'ye gelmesi ve devamındaki İstanbul ve Ankara Hukuk Fakültelerine katkıları. Hukuk fakültelerinin ve Türk yasalarının modernleşmesinde prof. Hirsch'in katkısı büyük. Kitabını okuduktan sonra kendisini ve kendisi gibi ülkemize gelip, genç cumhuriyete katkı sağlayan Alman hocaları saygı ile anıyorum. Ve özellikle 1930 sonrası genç Türkiye'yi öğrenmek isteyen herkese bu kitabı öneriyorum.
AnılarımErnst E. Hirsch · Tübitak Yayınları · 200099 okunma
Uzun soluklu bir kitap. Birden bitirmeyin. Otobiyografi. Çok fazla ayrıntısı var. Yorulmayın Ara ara okuyun. Zamana yayın. Başucu kitabı, hep yanınızda olacak, sabırlı olun. Hediye edin.
Ernst E.Hirsch tarafından yazılan Anılarım adlı eser büyük hukukçunun hayat hikayesidir. Bu hayat hikayesinde Birinci Dünya Savaşı, Weimar Cumhuriyeti’nin çöküş yılları, Hitler’in iktidara gelişi sonrası adeta Cehenneme dönen Almanya ve son olarak da Atatürk Türkiyesi’nin ilk otuz yılı ile ilgili gözlemler yer almaktadır.
Kitabın birinci bölümü ‘‘Geldiğin Yeri Unutma Sakın!’’ ismini taşıyor. Bu ifadeler aslında Hirsch’in babasına aittir. Hirsch, lise eğitiminden sonra bankacı amcasının yanında işe başlar. Baba, Hirsch’i amcaya teslim ettiğinde bu ifadeleri kullanır. Kişinin doğduğu yerle, çevreyle zorunlu bir bağı vardır. Ahlaka uygun davranışı da iyiyi doğruyu da buradan alır.
Bu bölümde Hirsch, çocukluk dönemini anlatır. 20 Ocak 1902’de Hessen eyaletinin Friedberg kentinde doğan Hirsch, 1920’ye kadarki hayatını bu bölümde anlatır.
Hirsch, seküler bir hayat tarzını benimsemiş Yahudi bir ailenin çocuğudur. Baba Louis Hirsch, Mayer J. Hirsch firması adlı kumaş ve konfeksiyon mağazası işletmekte, belediye encümenliği yapmakta ayrıca meslekten olmayan hakim sıfatıyla da görev yapmaktadır. Anne ise ev işlerinin yanı sıra kadın konfeksiyonu ile ilgilenmektedir. Anne müziğe ilgilidir ve Hirsch, müzik tutkusunun annesinden kendisine tevarüs ettiğini her fırsatta tekrarlar.
Hirsch, Hristiyanlarla birlikte yaşamaktadır. Meryem Ana’nın şerefine yapılmış olan Liebfrauenkirche Kilisesi ile Yahudi kadınların ritüel temizliği için yapılan hamamın kulesi yan yanadır. Ancak Yahudiler, Alman toplumla gündelik burjuva yaşamı içinde tamamiyle kaynaşmış olsalar da vaftiz olmadıkları için farklı görülmektedir. Hirsch, bu durumu 1927 dolaylarında Frankfurt üniversitesinde doçentliğe yükselmek istediğini hocası olan Ticaret Hukuku Kürsüsünün başkanı Friedrich Klausing’e anlattığında
Yüzyılın başında doğmuş, çok küçük yaşlarından itibaren çalışma hayatı ile sosyal hayatın içinde olmuş, sosyal bilinci, çalışkanlığı, üretkenliği ve mesleki hassasiyetleri ve saygınlığı ile Türk hukuk yükseköğrenimine de büyük katkıları olmuş değerli bir hocanın gözünden, İstanbul'da ve sonrasında Ankara'da hümanist hukuk eğitimi sürecinin başlangıcını ve meyvelenmesini takip ettiğimiz, bizim gibi sonradan öğrenmek isteyen kuşaklar için o dönemi daha somut hale getiren başvuru kitabı niteliğini taşıyan bir eser.
Sayfalar ilerledikçe kitabın, bazan otobiyografik olmaktan çıkıp, hukuk-bilimsel, akıcı ve çok yönlü bir inceleme kitabına dönüştüğü hissine kapılıyorsunuz bazan da dönemsel bir tarih kitabına.
Otobiyografi niteliğinde sayılabilecek bu eseri ile, değindiği mesleki alanlar yönünden, Hirsch Hoca'yı yakından tanıyabildiğime memnun oldum desem gerçekten yerinde olacaktır.
Büyük hukuk hocası Prof. Dr. Ernst E. Hirsch’in “Anılarım” kitabı, “Kayzer Dönemi, Weimar Cumhuriyeti, Atatürk Ülkesi” alt başlığını taşıyor. 1982 yılından Almanca olarak yayınlanan kitabın Türkçesi ilk olarak 1997 yılında yayınlanmış. Benim okuduğum baskısı ise Mayıs 2017 tarihli 13’üncü baskı. Fatma Suphi’nin çevirisini yaptığı eser TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları serisinde yer alıyor.
Söz buraya gelmişken belirteyim, kötü bir baskı. Yazı puntosu o kadar küçük ki; okumak için yoğun çaba sarfetmek gerekiyor. TÜBİTAK sonraki baskıları daha düzgün yapmayacaksa, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırmaları Enstitüsü’nün kitaba sahip çıkması en doğrusu olur. Zira kitabın tüm hakları, Hirsch tarafından Enstitüye verilmiş.
Kitap hakkında daha geniş bir değerlendirmeyi kişisel sitemde yayınladığım yazıda bulabilirsiniz.
kadirkokten.av.tr/avukatlik-mi-ya...
Almanya’nın Friedberg adlı küçük bir kasabasında doğan Hirsch’in ilk çocukluğundan başlayarak Hitler Almanya’sından ayrılmak zorunda kalması neticesinde Türkiye’ye gelmesi, İstanbul ve Ankara üniversitelerinin hukuk fakültelerinde geçen yirmi yıllık hayatı ve 1953’te Almanya’ya dönmesine kadar döneme ilişkin anıları farklı yönleriyle akademik bir titizlikle kaleme alınmıştır. Almanya’daki eğitim ve özellikle de hukuk eğitimin niteliği ile mesleğe giriş aşamaları canlı bir şekilde betimlenmiştir. Güvenceli ve azledilemez hâkimlik mesleğine sahip Hirsch’in Hitler Almanya’sında kendisini bir anda “muhriç” olarak bulmasıyla başlayan Türkiye hayatı, özellikle akademik camia ve hukuk eğitiminin durumu açısından 1933-1953 dönemine ait ilk elden önemli bilgiler içermektedir. İlmi tecessüs duygusu ve çalışmaları fevkalade olan Hirsch’in anılarını içeren bu eseri, özellikle Ankara ve İstanbul hukuk öğrenci ve mezunları olmak üzere hukukçu ve yakın tarihe ilgi duyanların okuması tavsiye olunur.
Hirsch Türkiye tarihi bakımından son derece temel hak ve hürriyetlerin kısıtlandığı bir dönemde Türkiye’de yaşamasına rağmen bir hukukçu olarak temel hak ve hürriyetlerin ihlallerine hiç değinmemesi şaşırtıcıdır. Ayrıca İkinci Dünya Savaşı’daki Türkiye’nin ikircikli tutumu ve savaşın sonuna kadar Almanya ile ilişkileri sürmesi konusunda hiçbir şey söylememesi de kendisinin savaşın bir mağduru olması bakımından son derece manidardır.
Eserin tercümesi son derece akıcı ve anlaşılır olup mütercimi tebrik etmek gerekir. Almanca gibi zor bir dilden hukuk metnin anlaşılır ve öz Türkçe terimleri kullanma takıntısına takılmadan eserin son derece nezih bir şekilde tercümesi gerçekten övgüyü hak etmektedir. Eserde az sayıda olan yazım yanlışlarının bir sonraki baskıda düzeltilmesi gerekir. Bu
AnılarımErnst E. Hirsch · Tübitak Yayınları · 200099 okunma
E. Hirsch’in özel yaşamı ve akademik etkinliğinin yanı sıra kitap boyunca hukuktan siyasi gelişmelere, sanattan müziğe, tarihten dile bilgiler bulmak mümkün. E. Hirsch’in çağdaş hukuka ve Türk hukukuna yaptığı katkı, yadsınamaz. İstanbul ve Ankara Üniversitelerinin reformunda yer almış, çağdaş Türk hukukçuları yetiştirmiş ve kodifikatör olarak görevde bulunmuş E. Hirsch’in izleri, Türk hukukunun her yerindedir. Bu mirası daha iyi anlayabilmek adına Anılarım, okunması gereken bir kitap.
AnılarımErnst E. Hirsch · Tübitak Yayınları · 200099 okunma
Ernst Eduard Hirsch Alman-Türk hukuk profesörüdür. Ankara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi'nde yirmi yıl ders vermiştir. Hirsch, Türk hükumetine çeşitli konularda danışmanlıklar yapmış ve bazı kanunların hazırlanmasında öncülük etmiştir.
Almanya'da Mart 1933 yılında Yahudi kökenli olması nedeniyle üniversitedeki görevinden dolayı aynı yıl Türkiye'ye iltica etti.
Hirsch, bilimsel anlamda, Türk hukukunun her alanında önemli etkinliklerde bulunmuştur. Birçok yasanın kodifikatörüdür. Hirsch Ticaret yasasının oluşturulmasında çok büyük katkıda bulunmuştur. Özellikle Medeni Kanun ile Ticaret Kanunu arasındaki ikilik bu bilim adamının katkılarıyla giderilmiştir. “Atatürk Yasası” nın hazırlanmasını (1951) sağlamıştır. Bu yasa ile sadece, çağdaş Türk Devletinin kurucusu değil, fakat aynı zamanda onun fiziksel anısı olan heykeller de, ceza hukukunun yaptırımlarına bağlanarak korundu. Yine CHP'nin Altı (6) okunun Anayasa'ya girişini de sağlamıştır. Pratik Hukukta Metod isimli eseri hâlâ yeni baskıları yapılan bir hukuk kaynağıdır.
Berlin Belediye Başkanı Ernst Reuter tarafından Almanya'ya dönmesi konusunda ikna edildi ve 1953-1955 yılları arasında Berlin Serbest Üniversitesi'nde rektör yardımcılığı yaptı ve sonra rektör seçildi.
Almanya'ya döndükten sonra Alman vatandaşlığına yeniden kabul edildi ve Türk vatandaşlığından geri çekildi, ama ölümüne kadar Türk pasaportunu muhafaza ettiği rivayet edildi.