Kendi iç yolculuğuna çıkmış bir kadının yaşamdaki amaç arayışını, gündelik yaşamdaki zorluklarını, geçmişe olan özlemlerini bir günlük ve deneme tarzıyla yazdığı kısa parçalardan oluşan hislerini okuyorsunuz. İçinde bir emek var ancak edebi bir değer taşıyor mu diye düşünerek okuduğum kitap.
Hazal Yılmaz bir çok ülkeyi gezdikten sonra bizi kendi dünyasına davet ederek Beşiktaş-Kadıköy vapur iskelesinden yerleştiği Londra’nın parklarına, meydanlarına koşan yazarımız çocukluğu ve olgunluğu arasında ki labirentte bizleri de gezdiriyor.
Hazal Yılmaz elinden geldiğince, içinden ne geliyorsa tecrübelerini deneyimlerini ilişkilere, insanlığa, aşka ve duygularına dair düşüncelerini aktararak yaşamda ki amaç aramasına bizleri de ortak ediyor.
Çok kısacık bölümlerden oluşan kitapta hayatını, duygularını sorgulayıcı düşünceleriyle samimi kaleminden kağıda akanları ben keyifle okudum. Eminim sizler de çok seveceksiniz.
Keyifle okuyun ve kitap ve sevgiyle kalın.
Hazal Yılmaz pek çoğumuza göre hayata bizden biraz eksik başlamış, ama güçlü bir aileye sahip olması nedeniyle iyi bir karakteri barındıran güçlü bir kadın.
Bir seyyah gibi dünyayı dolaşmış ama hiçbiri evi değil. En son konakladığı Londra'da hem neler yaptığını hem de neler düşündüğünü, neden böyle düşündüğünü anlatmaya çalışmış.
Kelimelerini ve cümlelerini sevdim. Edebiyatçı değil tabi ki ama facebook iletisi vari cümleler olur ya, Hazal Yılmaz'ınki epey iyi. Yanımda bulundurmak istediğim cümleleri oldu.
Güzel bir tecrübeydi. Bayılmadım ama yine olsun yine okurum.
Yazarı instagram üzerinden yazdıkları ile tanıdım. Kendisinin duygulara bakışı, bunları hissettirerek yazıya döküş biçimi beni etkilemişti. Kitabı çıktığında da aynı hissiyatı bulacağıma inanarak aldım fakat ufak çaplı hüsrana uğradım. Gerçekten etkilendiğim kısımlar çok azdı. Hali hazırda sosyal medya üzerindeki paylaşımlarının daha güzel olduğunu düşünüyorum.
Kitabı büyük beklenti ve heves içinde almıştım. Bir çırpıda bitiririm diye düşündüğüm ve ben de büyük hayal kırıklığı yaratan ve bitirmekte zorlandığım bir kitap.
İç yolculuğuna yol almış bir kadının yaşamdaki amacı arayışını, gündelik yaşamdaki zorluklarını, geçmişe dönük özlemlerini yazdığı kısa parçalardan oluşan hislerini okudum bu kitapta. İçinde bir emek var evet ancak edebi bir değer taşıyor mu diye düşünmedim değil.
Hazal Yılmaz pek çoğumuza göre hayata bizden biraz eksik başlamış, ama güçlü bir aileye sahip olması nedeniyle iyi bir karakteri barındıran güçlü bir kadın.
Bir seyyah gibi dünyayı dolaşmış ama hiçbiri evi olmamış. En son konakladığı Londra'da hem neler yaptığını hem de neler düşündüğünü, neden böyle düşündüğünü anlatmaya çalışmış.
Anlam AramaHazal Yılmaz
Kısacık sürede aldığım gün bitirdiğim bir kitaptı çok kalın bir kitap değil boğucu bir kitap hiç değil . Ben sevdim severek okudum. Fakat çok fazla okuduğum bir tarz değil.
1981. İstanbul. 13 gün gecikmiş olarak hastanede dünyaya geldi. Annesi, yandaki bebeklere bakarak iç geçirdi. 1984. Boyaları eline alıp ilk yaptığı resim
açık bir kitap oldu. 1987. İlkokula gitmeden alfabenin sekiz on harfini
sökmüştü. Sınıfta ağlayan çocuklar yüzünden şaşkınlık geçirdi. 1989. İlk şiiri
"Sinirim gider onlara, koca pipolu insanlara" evin antrede yayınlandı. Eve gelip
giden misafirlerden tam puan aldı. 1993. Fransızca öğrenimine Saint Pulcherie
Fransız Kız Ortaokulu'nda başladı. 2000. Saint Benoit Fransız Lisesi'nden
mezun olup, Amerika'ya gitme kararı aldı. 2004 yılında fotoğrafçılık yanında
kreatif yazarlık diplomasını aldıktan sonra İstanbul'a döndü. Bir süre Babylon
ve İKSV festivallerinde rehberlik yaptı, ardından Alametifarika'da reklamcılık kariyerine başladı. Sonrasında 2 yıl boyunca sistemsensin'de yazarlık, editörlük, proje yöneticiliği yaptı. 2009'dan beri sitesinde şehir, ilişkiler ve internet üzerine yazılar yazmakta. 2010’dan bu yana da Çok Gezenler Kulübü’nün kurucusu, gezgini!