Duygular düşünemezler, sadece düşünceleri renklendirebilir ve onlarla beraber salınabilirler. Ancak insanlar düşünceleriyle duygularını bilinçlendirebilir ve onlara etkide bulunabilir, onları uyandırabilir veya uyuşturabilirler.
Kutupsallık değil midir, zıtlıklar arasındaki hareket değil midir, her ikisinde de kendini gösteren? Bunu esas itibarıyla kabullenebilecek miyim? Hayat ve ilişki, bütün kutupsallığıyla, yine de bana onaylanma değer görünüyorlar mı?
Hangi türden sadakati önemser o? Müşterek kurallar olmalı mıdır? Eğer bu kurallar çiğnenirse ne yapmalı? İlkeleri ancak ilişkinin tarafları koyabilir, bunlara ancak onlar uyuyabilirler. Her zaman uzlaşmaya varılamayabilir fakat doğruluğun temel ilkesi, başkasından beklediğiniz sadakat ölçüsüne kendinizin de uyumasıdır. Keza, kendi talep ettiğiniz özgürlükleri ötekine de tanımanız.
Kıskanç olan sevilmeye müpteladır. Onun için varoluşsal bir enerji kaynağı olduğundan mahrum kalamayacağı bu sevgiyi kaybetmekten korkuyordur. Bu duygunun dikkat çekici derecede derine çapa atmış olmasını bununla açıklayabiliriz..