~~~NazımHikmetTavsiyesiyle~~~
Henri Barbusse 1873 Mayısında Asnieres (Sen) de doğmuştu. İlkin 1şiir kitabı, sonra da 1romanla edebiyata atıldı. 1908 de yazdığı «Cehennem» adındaki romanı edebiyat dünyasında epeyce dikkat çekti ki yazarla tanışma kitabımdır ve çokça sevdiklerim arasındadır, tüm psikolojik ve felsefi yanıyla. 1917 Martında Barbusse, iki arkadaşıyla beraber, «Eski Muharipler Cumhuriyetçi Derneği» kurar. Harpten sonra derhal Fransa'nın ve bütün dünyanın muhariplerini toplamağa gayret eder. 1919 da eski muhariplerle, harp malüllerini Lyon'da kongre halinde toplar. Ce gui fut sera (Olmuş olan, gene olacaktır... 1918) ve Clarte (Aydınlık 1919) isimli eserini veren Barbusse çok geçmeden Sovyetler Birliği'ne giderek uzun yıllar orada kalmış zaman zaman Fransa'ya dönmüş, bu arada Le Couteau entre les dents (Dişlerin arasındaki bıçak, 1922) Les Enchaînements (1925), Lenine (1934) ve Staline (1935) isimli politik karakterli kitaplar yayınlamış ve gene Sovyetler Birliği'nde ölmüştür...
~~~Henri Barbusse'ün Ateş'ini okumayan 1işçinin, 1emekçinin ve 1hakikî münevverin kafası 1parça yarımdır. Ve bu kitabı çevirerek kütüphanesine sokmayan 1dil, insan kafası ve yüreğinin en büyük değerlerinden 1inden mahrum kalmış demektir.~~~
Savaştaki yaşam hakkında, Birinci Dünya Savaşı sırasında yazılmış, yıkıcı ve gerçekçi 1roman olan Ateş, Nazım Hikmet'in de dediği gibi 1kitaptır.
Cihan savaşında yaralanip, akciğerlerinden sakat kalan Henri Barbusse, 1916 da «Le Feu» yani «Ateş» ünvanlı eserini yazdı ki, bu eser 1917 Goncourt ödülünü kazanmıştır. Henri Barbusse bu romanında savaşın facia durumlarını anlatır zira Henri Barbusse'nin de içinde bulunduğu BüyükSavaş hakkındaki kendi deneyimine dayanan romanı, insanlığın şimdiye kadar kendisine verdiği en büyük korkulardan 1i olan