Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Auschwitz'den Diyarbakır'a 5 No'lu Cezaevi

İrfan Babaoğlu

Sözler ve Alıntılar

Tümünü Gör
Yaraları iyileşmeye yüz tutan tutuklular akşamları hep birlikte, o dönemin gözde türküsü olan "ez berfim berfim berfim lê lê nar lê lê nar , ez berfa çîyayê sorim lê lê nar hey delalê ..."türküsü eşliğinde dilan tutardı..
"5 No ' lu göndereyim de görün gününüzü", dediler, gönderildiler ve günlerini gördüler. Görecekleri günler en beterindendi. Doğduklarına , yaşadıklarına , yaptıklarına pismalık getireceklerdi . El atılmadık organ , ele alınmadık işkence aleti kalmadı . Günlerinden ve gecelerinden bir parça an eksik bırakılmadı.Kusurda , iğrençlikte , insansızlaşmada kusursuzdular.
Reklam
Biraz daha geçince daha içli duygulu bir türkü başlardı geniş koğuşta." Çemmo çemmê şikestunê oyy oy . Çem buye gola xwîne oyy oy. Çemo key tu nizanî oyy oy ooy oy , teslim nabin bı zorê ooy oy oyyyy" bu türkünün ezgisi eskiydi, "oy dere kızıl dere " türküsü makamındaydı. Ama söz ve içerik yeniydi.
O. Miroğlu: *Göz bağlarımızı burada çözüyorlar. Koğuşların koridorlara bakan gözetleme mazgallarından aralıksız marş sesleri yükseliyor. Binlerce kişi, bir ağızdan ama farklı marşlar söylüyor. Hiç durmuyor, bir marş bitince bir diğerine başlıyorlar. Artık her şey emirle. Durmak, yürümek, öksürmek ve kaşınmak, her şey emir-komutayla. Kısa süren bir sessizlik anından sonra grubumuz yeni bir komutla harekete geçiyor. 'Koğuşşş! Yerinde sayyy*
Sayfa 143Kitabı okudu
Koğuş içinde sistemli bir eğitim sunan bu korsanlar kendi belledikleri resmi Türk tarihini, Osmanlı tarihini çocukların taze beynine enjekte ettiler. Bununla da kalmayıp çocukların inançlarına da müdahale ederek hepsini Türk, Müslüman, Sunni bir fikir eğitiminden geçirdiler. Dini inancı, yetiştiği gelenek ve göreneklerine bakmaksızın tüm çocuklar için beş vakit namaz kılmak zorunlu idi. Oruç tutmak vb. gibi dinin ve tarikatın gerekleri ne ise çocuklara yaptırılırdı. ... Ve sonuçta... Çoğu dinci- tarikatçı eğilime girdi. 90'lı yıllarda devrimci yurtseverlere karşı devletin özel savaş yürütücüleri tarafında kışkırtılan ve kullanılan Hizbullahçılar arasında bu "çocuk koğuşu eğitimi'nden geçen insanların da olduğu iddia edildi.
Evlerini, işyerlerini dışarıda emanet edeceği birilerini bulamadan askeri cemselere atılmış ve toplama kampı durumundaki İstihkama taşınmışlardı. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, okullarını yarıda bırakan gençler; eski püskü, yırtık, tozlu ve kurumuş kanlı giysiler içinde gelenler 15 ile 30 gün arasında burada bekletilirlerdi. Ama aynı gün, yine irili ufaklı gruplar halinde ortalama 50 kişi de tutuklanır "5 Nolu"ya, o an için ne olduğu bilinmeyen yere gönderilirlerdi.
Reklam
Biz kadınlar yaşamın hiç bir alanında erkeklerle eşit haklara sahip olmazken, Diyarbekir zindanında her anlamda eşitliğe sahiptik. İşkencede, hücrede, tekmilde, askeri eğitimde, sürünmede, şınav çekmede ve diğer ne varsa!. Yani erkek koğuşlarında uygulanan bütün işkenceler biz kadınlar için de geçerliydi. Hatta fazlası var, eksiği yoktu. İki kisinin yan yana gelip bir laf etmesi kesinlikle yasaktı. 25 kişilik koğuşta 75 kişi kalıyorduk. Tek ranzada ikişer kişi ranzalarda, geri kalanlar tek battaniye ile yerlerde ranzaların arasında yatıyorduk. Altı gözetleme deliğinden yirmi dört saat gözleniyorduk.
Sayfa 205Kitabı okudu
100 öğeden 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.