Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 34 dk.
Sayfa Sayısı:
408
İlk Yayın Tarihi:
24 Şubat 2022
Yayınevi:
Beyaz Fil Yayınları
ISBN:
9786257821582
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·408 syf.·
Beğendi
·
2022 30. kitabı
"Neydi gökyüzü? Kuyu, kese, çizgi, balık?" Birbirinden farklı ama aynı kadere bağlı dokuz çocuk acımasızca istismar edilip kapatıldıkları av kulübesinde altı yıl yaşam mücadelesi verirler. Hava iyiyse korkarlar çünkü avcıları Oğuz hep hava iyiyken ava çıkar, avladığı keklikleri kulübede esir tuttuğu çocukların önüne vahşi bir hayvan besliyormuş gibi atar. Hava kötüyse çocuklar rahattır çünkü Oğuz ava çıkmayacaktır. Ava çıkmıyorsa kulübeye gelmeyecektir ve kulübeye gelmeyecekse maruz kaldıkları istismarın acısına katlanmayacaklardır. Ta ki bir anlık boşluğa gelip her zaman kilitlenen kapı bu defa açık kaldığında güneşi, gökyüzünü, temiz havayı unutan çocukları hayata kavuşturur. Sonra ne mi olur? İşte burdan sonrası, yaşadıkları travmaların onlara geriye bıraktığı kadarıyla hayat mücadelesine girerler.  İpek, Ege, Sude, ve Ela'nın içlerinde bulunduğu ölüm kalım savaşı olan yaşamları nasıl sonuçlanacak? Uzun zamandır okurken beni ağlatan bir kitaba denk gelmemiştim. Kitabın başlarını dişlerimi sıkarak okudum öfkeden. Sonraları karakterlerle heyecanlanıp onlarla umut etmek ve bunları hissetmek inanılmazdı. Ah Ela ah asi kızım benim. Devam kitabının olmasını çok isterdim. Sonrasında neler yaşayacaklarını bilmek güzel olurdu. Hatta biraz daha devam etseydi yine sıkılmadan okurdum. Kurgusal olarak ele alınan kitap, istismara uğrayan çocuk psikolojisini anlatıyor. Sindirerek ve hissederek okudum. Kaleminiz daim olsun. #av kitabını okuyup her çocuktaki farklı psikolojiyi hissetmenizi isterim. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
AvGamze Akçakaya · Beyaz Fil Yayınları · 013 okunma
9/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2022 76. kitabı
Merhaba arkadaşlar! Bugün size #av adlı bir eser ile geldim. Av adını görünce aklımdan bir çok şey geçmişti ama asıl avın #çocuklar olduğunu asla düşünmemiştim. Kitabı okurken öyle çok yaraya ortak oldum ki aklımın almayacağı ama hayatta gerçekten yaşanan olaylara şahit oldum. Bir çocuk için yaşanılmaması gereken her şeyi onlara yaşatan cani bir adam olan Oğuz’dan nefret ettim. Nedenine geçelim hemen. Oğuz tam bir ruh hastası ve pisliğin teki. Çevresine ormanda avlanmaya gittiğini söyler ve gider de, ama işin ters tarafı avladığı şey çocuklar. Onları ormanda bir kulübeye kapatmış ve her türlü eziyeti yapmaktadır. İşkence eder, tecavüz eder, zulmün en dibini yaşatır bu çocuklara. Peki ya sonra ne oluyor? Ölen, yaralanan çocuklar oluyor... Hayatlarında onları kötü etkileyecek anlar ve bu durumun acısını yaşayan çocuklar oluyor... İnsan insana her kötülüğü yapar, lakin bu kadarı fazla, bu tür varlığa insan bile diyemiyorum. Ruhu kirli insanlar keşke hiç var olmasaydılar. Çocuklar kulübeye nasıl ve nerden getirildiler? Kulübeden kurtulabilecekler mi? Kurtulmaya çalıştıkları an neler yaşanıyor? Tüm soruların cevabını okurken öğrenin. Okunmaya değer bir eser. Yazarın kalemi daim olsun. @gamzeakcakya @beyazfilyayinlari
1000Kitap
AvGamze Akçakaya · Beyaz Fil Yayınları · 013 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2022 55. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2022 20:58
️ Tüfek sesi her şeyin sesini keserdi. Hiç ses yok şimdi etrafta.. Kuşlar bile sessiz, o kadar sessiz ki sanki hepsi vurulmuş. İç çeken çocuklar var, onlar duyuluyor. Korku önce kalbi, ciğerleri, mideyi işgal ediyor: sonra damarları, sırayla her bir damarı... Ruh ise onlar kadar önemli değil, en son ruhun üzerindeki yara can yakıyor. Mağdurun derdi ruh ile değil çünkü, yaşam mücadelesini bırakmaması için yalvardığı bedeniyle. Ruh, mağdurun lüksü... . . ️ Size bir masal anlatacağım... Ormanda gezerken, çok beğendiği bir çiçeği yanına almak isteyen prensesin hikayesini.. Çiçeği dalından koparmak istediği anda, ellerinde kapanmaz yaralar açılan güzeller güzeli prenses... Ve bu masalın arkasında avunan karanlığın içindeki savunmasız çocuklar... Ela, Ege, Umut, Sude, Nida, Yusuf, Gül, Narin ve hepsine "Annelik" yapmak zorunda kalan küçük Anne... Oysa ki, Masallar gerçek değildi. Masallarda yetişen çiçekler de gerçeğin içine kök salamazdı. Bunu, çocukluklarını, umutlarını, güvenlerini ve maalesef hayatlarını kaybederek ödemişlerdi... . . ️ Vahşeti, canileşmeden anlatabilmek bıçak sırtında yürümeye benzer diyor yazarımız arka kapak yazısında... Ve o bıçak sırtında anlattığı hayatlar, hepimizin yüreğine bir çizik atmalı, her kalp atımımızda ince ince sızlamalı ki, bir daha kulube çocukları olmasın ve hiçbir çocuk karanlıkta kalmasın!... . . ️ Bir insanın ne kadar kötü olabileceğinin ismi aslında Oğuz... Her zaman söylerim.. İnsanın insana yaptığı zulmü hiçbir canlı birbirine yapmıyor diye... Saygın bir iş adamı olan Oğuz, karısı ve oğlu ile imrenilecek bir hayat yaşıyordu ve bizler de herkes gibi, takım elbise içindeki o mağrur adamı gerçekten adam sanıyorduk... Avcılığa hevesliydi Oğuz... Keklik avlar, kendi elleriyle yaptığı kulubesinde de av malzemelerini saklardı... Peki,
AvGamze Akçakaya · Beyaz Fil Yayınları · 013 okunma
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2022 160. kitabı
#seldaokudu #av #alıntı "Yıllarca işkence görmüş bir kız çocuğunun belli bir güce ulaştıktan sonra hayatını mahveden kişiyi bulup onu içindeki kontrolsüz öfkeyle öldürmesi...çok mu düşük bir olasılık Anne?" Aslında yorumlar da pek alıntı kullanma ben hikayeler atmayı tercih ederim. Ama bu alıntı tam da kitabın özeti niteliğinde olduğu için onunla başlamak istedim. Bir yandan da ne yazsam nasıl yazsam diye düşünmedim desem yalan olur. Çünkü okuyalı kaç gün oldu ama etkisi ve atmosferi ile yeni toparlayabildim. Bir baba aslında bana olmaya zerre değmeyen adi bir pislik Oğuz Özüstü... O kendi can vermesine vesile olduğu kızının hayatını ellerinden hiç acımadan alıyor. İş adamı kimliği ve dışarıya yansıttı sözde şahane kişiliği ile bir baba. Eşi ve oğlu ile mutlu bir yuvaları var. Av ise onun tek tutkusu ve çevresi tarafından sevilmeyen tek özelliği. Bu mutlu aileye bir fert daha katılacak Ela doğduğu gün ölen kızları. Yaşadığı sadece kendisi tarafından bilinip öldü diye söylettiği kızı... Neden mi? Eee şerefsizlik böyle bir şey işte. Av için yaptırdığı kulubeye kendi kızını da kapatıp onun hayatını da elinden alacak kadar şerefsiz. Üstelik oraya gittiğinde anne dediği bir kız daha var henüz on üç yaşında yıllardır o da Oğuz tarafından alıkoyulmuş. Daha sonra gelenler de oluyor. Bu dört duvar arası Oğuz yokken onlara saray gibi büyük gelirken Oğuz gelince adeta bir kulube oluyor. Bir yol ararlarken fırsat bir gün yüzlerine gülüyor ve hep beraber kaçmayı başarıyorlar... Asıl hayat ve korku onlar için tam da buradan sonra başlıyor. Kendilerine bir hayat kurmak, mutlu olmak için yol çizmeye çalışırlarken geçmiş ve taciz ile tecavüzler hep küçük kalplerinde saklı kalıp ufacık bir anda korkuları gün yüzüne çıkıyor. Ve bu böyle olmaz diyerek olaya Ela çözüm buluyor. Nasıl mı?
AvGamze Akçakaya · Beyaz Fil Yayınları · 013 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2023 196. kitabı
Kitabın puntoları o kadar küçüktü ki, gözlerinde sorun olan insanlar okuyamaz bile. O derece. Ama şimdi puntolar küçük olmasaydı kitap baya kalın olurdu. Ben anlamıyorum insanlar neden hep popüler kitap okuyor. Diğer yazarlarada öncelik vermeleri o kadar çok şey kazandırır ki. Sizi etkileyecek kitaplardan biri de av kitabı, gözyaşlarınızı tutamayacaksınız. O kadar katlanılması zor şeyler okudum ki. O haberlerde gördüğümüz suçsuz çocuklar var ya işte o çocukların hikayesi. İnsan bile diyemeceğimiz insanların yaptıkları. Kitabın ismide tam kitabı yansıtıyor gerçekten. Karakter ile birlikte umut etmek onlar için güzel bir şeylerin olmasını istemek çok güzeldi. Ela ah Ela aklıma geldikçe üzülüyorum. Oğuz'a bedelini ödetmesi bir nebze beni törpüledi, hakettiğini buldu. İstismara uğrayan çocukların psikolojisi daha çok ön planda. Kaldıramayanlar okumasın lütfen. Birine bağlı 9 çocuğun hayatı. Oğuz, geçmişi yüzünden cani ve korkunç bir insan. Babası yüzünden ava merakı vardır ve bu sayede ormanda bir kulubeyi kamufle edecek bir insan. O kulübede ki tertemiz çocuklar, herşeyden habersiz alıkonulmuşlar. Doğum sırasında öldü denilen bir kız Ela, Kulübenin ilk kurbanı anne gibi olan İpek. O minnacık bedeni ile hayata tutunmaya çalışan Sude, sürekli halüsinasyon gören Ege, tecavüzün anlamını öğrendiği an hayata gözlerini kapatan Umut. Bir ağacın kavuğunda kucağında bebeği ile bulunan Narin, 5 yıl boyunca pislik Oğuzun iskencelerine maruz kalan bu çocuklar kapıyı kilitlemedikleri için dışarı çıktılar bilmedikleri o dünyaya. Kulübeye geri mi dönecekler? Oğuz çocukların peşinde mi? Bu çocukların hayat hikayesini merak etmiyor musunuz? Ölüm kalım mücadeleri nasıl son bulacak?
AvGamze Akçakaya · Beyaz Fil Yayınları · 013 okunma