·
Okunma
·
Beğeni
·
465
Gösterim
Adı:
Bakmak Dinlemek Okumak
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
156
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750837340
Kitabın türü:
Çeviri:
Ömer B. Albayrak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Yaban Düşünce ve Yapısal Antropoloji gibi yapıtlarıyla sosyal bilimlerde çığır açan dünyaca ünlü antropolog/etnolog Claude Lévi-Strauss (1908-2009) bu kez “bakışı”nı sanat yapı’t’ları üzerine çeviriyor.
Lévi-Strauss bu kitabında Poussin ve Ingres’in resimleri, Rameau’nun Castor ve Pollux operası, Diderot ve Rousseau’nun dil ve güzel sanatlar üstüne düşünceleri, André Breton’la yaptığı “belge olarak sanat yapıtı” hakkında yazışmalar, Rimbaud’nun meşhur “Sesliler” sonesi ve Amerikan yerlilerinin elişleri üzerine ufuk açıcı bir okuma şöleni sunuyor.
“British Columbia’daki Thompson Kızılderilileri’ne ait bir tozlukta deri püsküller bulunur. Bunlardan kimileri öylece bırakılmışken kimileri de kemikten ya da camdan boncuk dizileriyle süslenmiştir; bunlar da öyle düzenlenmiştir ki, kemikli püsküller camlı püskülleri, boncuklu püsküller de boncuksuz olanları izler. Boas’ın dikkatini çeken şey, bu tozluklar giyildiğinde, giyen hareket etse de etmese de, püsküllerin birbirine karışmasıdır. Onları işleyen kadın nasıl görünecekleri üstüne düşünmemiştir. Yaptığı hesapların, bunlara işinde uymak için gösterdiği özenin tek kaynağı, sadece bunları yapmaktan aldığı haz olabilir.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Chabanon bir adım daha atarak -örümceklere meraklıydı ve onlara keman havaları çalarak hangi tür müziğe duyarlı göründüklerini bulmaya çalışırdı- yazışma mefhumuna tüm yoğunluğunu
veren son derece güzel bir imge öne sürer.

Sanat felsefesinin, der, en yüksek görevi, kendi başına her duyuya öbür duyuların ona hissettirdikleri üstüne bilgi vermektir: "Böylece, ağının merkezine
yerleşmiş örümcek tüm iplikleriyle yazışır, bir biçimde her birinde yaşar ve (eğer, duyularımız gibi, canlı olsalardı) öbür ipliklerin verdikleri algıyı ona aktarabilirdi."
Her zaman şu seçim karşısında buluruz kendimizi: Yakın bile olsa geçmişle bağı koparmak ya da varoluşumuzda bir yer tutmuş ve bizim için kaybedilen dostlar gibi olmuş eski giysileri, eski şeyleri
tutmak - ama nereye kadar?

Baudelaire'le bitirelim:
Ey çizmelerim! O dolabın dibine geri gideceksiniz Size tabut olacak.
Zira Batteux doğada hoşa gitmeyen nesnelerin neden sanatta hoşluğa bürünebileceklerini önceden açıklamıştı:

"Doğada bunlar bizi kendi yıkımımızla korkuturlar, gerçek bir tehlike görünümünün eşlik ettiği bir duygu uyandırırlar bizde: Duygu kendinde hoşumuza giden bir şey olduğundan, tehlikenin gerçekliği de hoşumuza gitmediğinden, aynı izlenimin iki parçasını birbirinden ayırmaktır söz konusu olan. Sanatın başardığı budur: Bizi korkutan
nesneyi bize sunarken, aynı zamanda kendisini de gösterirken bizi teskin etmesi ve bu yolla bize, hoşa gitmeyen hiçbir şeyi ona karıştırmadan duygunun hazzını vermesi."
"Göze çarpanı müzikte resmettiğimiz yer aslen kulak değildir: Bu iki duyu
arasına yerleşmiş, onlardan gelen duyumları karşılaştıran ve birleş­tiren zihindir",

zihin aynı zamanda ikisi arasındaki sabit ilişkileri de kavrar. Bu ilişkilerin, onlara bir içerik bulunmasına ihtiyaçları
yoktur: Onlar biçimdir: "İnen notaların diyatonik bir dizisi, kar tanelerinin düşüşünü başka herhangi bir şeyin düşüşünden daha fazla resmetmez." Bir müzisyen gün doğuşunu mu hissettirmek istiyor, "gündüzü ve geceyi değil, sadece bir kontrastı, hem de herhangi bir
kontrastı resmeder: Aynı müzik, ışık ile gölgeler arasındaki kontrast kadar aklımıza gelebilecek her kontrastı da ifade eder".

Terimler kendi başlarına bir şey ifade etmezler; önemli olan sadece ilişkilerdir.
Bitkisel olan ancak bitkisel olanı dünyaya getirir, tahtadan bir kadın ancak bir ağaç doğurabilir...
Claude Levi-Strauss
Sayfa 138 - Yapı Kredi Yayınları
Fotoğrafın gerçekçiliği, tesadüfleri şeylerin
doğasından ayırmaz: onları aynı düzlemde bırakır. Yeniden üretim elbette söz konusudur ama idrakin payı üstünkörüdür. Türün ustalarında mükemmel biçimde tamamlanmış olan bir teknik "alık"
bir dünya görüşünün hizmetçisi olarak kalır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bakmak Dinlemek Okumak
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
156
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750837340
Kitabın türü:
Çeviri:
Ömer B. Albayrak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Yaban Düşünce ve Yapısal Antropoloji gibi yapıtlarıyla sosyal bilimlerde çığır açan dünyaca ünlü antropolog/etnolog Claude Lévi-Strauss (1908-2009) bu kez “bakışı”nı sanat yapı’t’ları üzerine çeviriyor.
Lévi-Strauss bu kitabında Poussin ve Ingres’in resimleri, Rameau’nun Castor ve Pollux operası, Diderot ve Rousseau’nun dil ve güzel sanatlar üstüne düşünceleri, André Breton’la yaptığı “belge olarak sanat yapıtı” hakkında yazışmalar, Rimbaud’nun meşhur “Sesliler” sonesi ve Amerikan yerlilerinin elişleri üzerine ufuk açıcı bir okuma şöleni sunuyor.
“British Columbia’daki Thompson Kızılderilileri’ne ait bir tozlukta deri püsküller bulunur. Bunlardan kimileri öylece bırakılmışken kimileri de kemikten ya da camdan boncuk dizileriyle süslenmiştir; bunlar da öyle düzenlenmiştir ki, kemikli püsküller camlı püskülleri, boncuklu püsküller de boncuksuz olanları izler. Boas’ın dikkatini çeken şey, bu tozluklar giyildiğinde, giyen hareket etse de etmese de, püsküllerin birbirine karışmasıdır. Onları işleyen kadın nasıl görünecekleri üstüne düşünmemiştir. Yaptığı hesapların, bunlara işinde uymak için gösterdiği özenin tek kaynağı, sadece bunları yapmaktan aldığı haz olabilir.

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • ahmed rauf
  • Merve
  • Merve
  • Hamza Ergen
  • Taha
  • Ali Emre Öz
  • By_pippo
  • Ömer
  • Mahmut
  • Kör Kayıkçı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%25 (1)
7
%50 (2)
6
%25 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0