Hayatımda okuduğum en gereksiz,sıkıcı kitap olabilir. Zamanınızı boşa harcamayın ve bu kitaptan uzak durun. Yarım bırakmayı sevmediğim için can çekişe çekişe okudum maalesef :(
Kitabı bitirdim, ilginç bir kitaptı... Okurken sürekli bir beklentim vardı ama kitabı da bitirince "Ne anladın Yurdagül ne anladıııın?" dedim kendime. (Spoiler bulunuyorr)
Kitapta hep bir beklentim vardı ama beklentimi karşılamadı. Okuması keyifliydi de... O kadar işte. Aşırı bir paranoyak bir karakterdi, kafasında kurup inanıyordu... Gerilmek için çevreden bir şeyler yakalaması gerekirdi ki.. Hiç bir şey yakalamadı sayılır, yakaladıysa da gördüğü hayallerden biriydi ayırt edemedim o yüzden. Kitap boyunca karakterin ismini öğrenememiz tüm kitap boyunca Bayan March diye geçmesi çok sinir bozucuydu bence. Birinin eşi olmak dışında bir varlık belirtisi gösteremeyen bir kadın.. Zaten bağ da kurmak için hiç özelliği yoktu karakterin, hep hikayelenebilecek özellikler yemlenmiş ama asla hikaye etmemiş. Kocasının yazdığı kitapla çok şey beklemiştim halbuki... Mükemmelliyetçiliğinden... Adının asla geçmemesinden...
Kitabı beklentisiz okumanızı öneririm.
Bayan March’ ın ruh halini en derinden anlıyoruz. Hepsi bu. Yazarın ilk kitabı, umarım sonraki kitaplarda biraz hareket yakalar.
Bayan MarchVirginia Feito · Martı Yayınları · 2023119 okunma
Herkese selam,
Çok ilginç ve okumadan evvel merak ettiğim bir kitaptan bahsedeceğim şimdi;
Bayan March.
Öncelikle kitapta akıcı hızda bir olay örgüsü olmadığını, bundan dolayı da sabit akışta bir anlatım olduğunu belirtmem faydalı olur diye düşünüyorum zira hayal kırıklığına uğrayabilir ve okumaktan vazgeçebilirsiniz.
Ancak bu anlatım tarzı okumayı sıkıcı hale getiriyor mu derseniz, yine hayır derim çünkü değişik bir kitaptı ve yer yer merakımın arttığını hissederek daha çok okumak istedim.
Fakat yazarın amacı mıydı bilinmez bende bazı noktalar bir şekilde soru işareti olarak kaldı. Fakat değişken ruh halini ve bunu belli olgulara bağlama olayını çok iyi başarmış yazar...
Kitabın konusuna gelirsek; ünlü bir kitap yazarı olan George March'ın kitabını okuyan fırındaki kadının kitaptaki kahramanı bayan March'a benzettiğini söylemesi üzerine başlıyor. Kitaptaki kadının fahişe olduğunu bilmesinden dolayı ortaya çıkan soru işaretleri beraberinde bayan March'ın kendisini hem bir faili meçhul cinayetin peşinde bulmasıyla devam eder, hem de nereden çıktığı, ya da çıkıp çıkmadığı (?) belirsiz böceklerle... Önce kimsenin görmediğini, sadece March'ın gördüğünü düşündüğünüz böceklerin aslında March'ın akıl sağlığının bozuk olduğunu ortaya koyduğunu düşündürüyor, hem de Sylvia'nın gazete küpürlerinin kocasında olmasından ve Sylvia'nın odasında da George March imzalı kitapların olduğunu görüp George'un bir cinayet zanlısı olabileceğini düşünüyorsunuz.
Sizi o duvardan o duvara savuran bir kitap oluyor nihayetinde. Durağanlığın içindeki o dinamizmi sevdim ben açıkçası.
Sonuna gelirsek... Sonu bireysel bir sonlandırma oldu bence. Güzel miydi, evet. Ama daha geniş kapsamlı bir son beklerdim.
Bayan March, kocası George March’ın son romanıyla yayın dünyasına damga vurmasından oldukça memnundur, ta ki her zaman uğradığı pastanedeki tezgahtarın romanda Bayan March’tan ilham alındığını ima etmesine kadar.
Bu ufak ima Bayan March’ın düzeninin alt üst olmasına yeter. Bir çok şeyin gerçek olmadığını hissetmeye başlar.
Yalanların içinde yaşadığını düşünmeye başlarken, gittikçe paranoyak bir ruh haline bürünür.
Birdenbire ortaya çıkan böcekler, gazete kupürün de gördüğü cinayet ve kendine benzeyen bir kadının ortaya çıkışı Bayan March’ı çok farklı bir yolculuğun içine çeker.
Gerilim okumayı sever misiniz?
Yeni yeni sevmeye başladığım bir tarz olduğu için bu kitabın çıkacağını duyduğumda konusu beni baya heyecanlandırmıştı. Bayan March tezgahtarın imâsından sonra neyin yalan neyin gerçek olduğunu anlamaya çalışırken biz de ona eşlik ediyoruz. Bu durumu yazar başarılı bir şekilde ele almıştı. Kitabın verdiği gerilim hissini sevdim. Ben okurken neyin paranoyakça bir düşünce neyin gerçek olduğunu anlayamadım. Aile içi gerilimin ele alındığı bir kitap, sonu devamı varmış hissi yarattı bende, açıkçası Bayan March’a ne olduğunu neler yaşadığını-yaşayacağını okumak isterdim.
Bu türü okumaya yeni başlamış biri olarak bu kitap beni tatmin etti. Türü seviyorsanız Bayan March’a şans verebiliriz.
Bu kitabın devamı olsa,Bayan March’a ne olduğunu öğrenebilsek o kadar güzel olur ki. Yazarı araştırdığım zaman bi devam kitabı bulamadım ama belki yazıyordur diye ümit etmek istiyorum.
.
Bayan March,bir yazar eşi. Kendi halinde ,hizmetçisi ile birlikte evi çekip çeviriyor. Dışarıya olduğundan daha mutlu,daha zengin,daha sevilen kısacası her şeyi daha fazlaymış gibi gösteren bir kadın. Mükemmelmiş gibi yaptığı hayatı,sürekli gittiği pastanedeki kadın,eşinin son kitabındaki fahişe olan kadın karakteri Bayan March’a benzetmesiyle değişiyor. Bundan çok etkilenen Bayan March,bunun doğruluğunu kanıtlamaya çalışırken,eşinin notları arasında kayıp bir kızın anlatıldığı gazete küpürünü buluyor. Eşinin,bu kızın kaybolması ve ardından cinayeti ile bir ilgisi olduğunu düşünüyor. Bu arada evinin banyosunda aslında olmayan hamam böcekleri ,ölü güvercinler görmeye başlıyor. Eşinin bu cinayeti işlediğini kanıtlamaya kararlı olan Bayan March,bu araştırmanın sonunda kendini nasıl yaptığını anlamadığı bir sonun içinde buluyor.
.
Öncelikle eğer kitap böyle bittikten sonra devam kitabı yoksa,sonunu çok beğenmediğimi söylemem lazım. Fazlasıyla havada kalan bir son oldu bana göre. Ayrıca gerilimden ziyade gotik tarza daha yakındı kitap. Bayan March da eşi de oğlu da tam bir gizem. Bunca gizemden sonra daha dişe dokunur bir son okumak istiyorsunuz. Bunlar dışında tasvirleri,betimlemeleri fazlaca olsa da kitabın akıp gitmesinde büyük payları var. Zaman zaman Bayan March’ın çocukluğunun anlatıldığı kısımlar,onda doğuştan gelen bir gariplik olduğuna olan inancınızı güçlendiriyor. Merak unsuru ön plandaydı. Bu da kitabın sonuna bir an önce ulaştırmak istemenizi sağlıyor.Kitap,tarzım olmamasına ve tatmin etmeyen sonuna rağmen merakla okuduğum bir kitap oldu. Biraz gizem fazlasıyla gotik kitaplar
Bayan March kocası George 'un son romanının hit olması hazzını ve gururunu yaşamakla meşguldü.Ta ki bir sabah en sevdiği pastanenin sahibi onun kafasını karıştıran cümleler kurana kadar. Eşinin yazdığı ana karakteri kendiyle bağdaştırması ise kesinlikle ona tesadüf görünmez. Birdenbire kendini kitap sayfalarında, bir katil ve çokça sırrın açığa çıktığı bir serüvenin içinde bulur. Kendine benzeyen bir kadın, tanık olduğu bir cinayet ve aniden ortaya çıkan hamamböcekleri ise işini hiçte kolaylaştırmaz...
Kitabı bitirdiğimde kesinlikle bu sonu beklemediğimi fark ettim. Evet her şey olabilirdi ama bu son.. Kesinlikle başlarda ben ne okuyorum hissi ile başladı kitap. Ortalarda ise 'Gerçek mi yoksa Hayal mi? diye diye aktı sayfalar. Ama son anlar.. İşte bakın o bölüm bana tamamen bir psikolojik gerilim filmi izliyor tadı verdi diyebilirim. Bayan March karakteri kesinlikle detaylarıyla birlikte şahaneydi. Ben bile kaptırdım kendimi kadına. Hep söylerim 'İnsanın bugününü şekillendiren, geçmişi ve çocukluğudur.' diye. Bu kitapta da yine bu cümlenin bir örneğini görmüş oldum. O satırları okumak gerçekten çok zordu benim için...İnsan kitabı okurken çok fazla muallakta kalıyor ve bu sizi bir yerde yoruyor yalan söylemeyeceğim. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen akıcı dilini ve benim en önem verdiğim kurgu hakimiyetini kesinlikle sevdim. Türü sevenlere tavsiyemdir efendim.
Özür dilerim ama bu kitap elimde süründü. Gizem gerilim okumayı severim ama bu kitapta o hissi pek alamadım. Rahatsız edici betimlemeri vardı. Bir yere bağlandığını açıkçası düşünmüyorum. Kitap güzel başlamıştı, beklentim çoktu ama kitap ilerledikçe beklentilerimi karşılayamadı.
Bayan MarchVirginia Feito · Martı Yayınları · 2023119 okunma
BU KİTABA KİM GERİLİM DEDİ KAÇ SAYFADIR SADECE BETİMLEME OKUYORUM HANİ GERİLİM ROMCOMLARDA BİLE DAHA FAZLA GERİLİM HEYECAN VAR BU NE BE OKURKEN SIKILDIM
Kapağı ve konusuyla epey ilgimi çeken bu psikolojik gerilim kitabının yorumuyla geldim Türü sık sık okumadığım için bana iyi geldi. Epeyde düşündüren bir kitaptı. Ara ara geçmiş ve günümüze giderek Bayan March’ı tanımaya çalışıyoruz. Yazar paranoya, korku, gerilim ve kara mizahı iyi bir şekilde dengelemiş. Olay örgüsünün beni nereye götüreceğine dair bir fikrim olsada, yazarın keskin yazılarının bıraktığı ekmek kırıntıları gizemi daha da ileriye götürdü. Hiçbir şey göründüğü gibi değildir ve hiç kimseye güvenilemez, bu Bayan March bile olsa.
.
Bayan March’ın eşi, son yazdığı romanıyla çok satanlar listesine hızlı bir giriş yapar ve bu durumun getirdiği ayrıcalıklı hayatın keyfini çıkaran Bayan March, bir gün sıklıkla uğradığı bir pastaneye girdiğinde her şeyin değişeceğinden habersizdir . Pastanenin dükkân sahibi, ana karakterin Bayan March'ın kendisine dayandığını öne sürdüğünde Bayan March düşünmeden oradan hemen kaçar. Bu gelişigüzel söylenmiş bir söz, kendisi kadar kocası hakkında da her şeyi bildiğine dair inancını yerle bir eder. Birdenbire Bayan March, neredeyse psikoza varan, yalnızca bir kitabın sayfalarında başlayan ama hem bir katili hem de geçmişinin uzun süredir gömülü olan sırlarını ortaya çıkaracağı ürkütücü bir yolculuğa çıkar.
Bayan MarchVirginia Feito · Martı Yayınları · 2023119 okunma
İspanya doğumlu olan Virginia Feito, Madrid ve Paris'te büyüdü ve Londra'daki Queen Mary Üniversitesi'nde İngilizce ve tiyatro eğitimi aldı. İlk romanını yazmak için ayrılana kadar metin yazarı olarak çalıştı. Şu anda Madrid'de yaşamaktadır.