Beethoven

9,5/10  (2 Oy) · 
4 okunma  · 
2 beğeni  · 
659 gösterim
Genç yaşından itibaren işitme duyusunu yitirmeye başlayan ve ömrünün son on yılında hemen hemen tamamen kaybeden Ludwig van Beethoven (1770-1827), bize armağan ettiği bestelerin bir kısmını, örneğin Dokuzuncu Senfoni'yi kendisi dinleyememiştir. Eserin ilk icrasının salonda yol açtığı alkış tufanını sahneden duyamamış, ancak birisi onu kolundan tutup arkasına döndürdüğünde görebilmiştir. Bu durumuyla bile insanlık tarihinin en güzel bestelerinden bazılarını üreten ve müzikte büyük bir değişim yaratan büyük devrimci, dehanın beden bulmuş halidir.

Düşünülebilecek en pis ve dağınık evlerde yaşayan, ömrünü huysuz, kaba, savruk, pasaklı bir adam olarak geçiren Beethoven'ın beste çalışmalarınaysa büyük bir titizlik, kesinlik ve ayrıntıcılık hakimdir. Bu açıdan bireyin dünya üzerindeki süfli varlığıyla çağların ötesinden insanın ruhuna uzanan dehanın ulvi sanatsal varoluşu arasındaki karşıtlığın en dokunaklı örneğidir.

Sitemkâr olduğu kaderini en az dehası kadar büyük irade gücü sayesinde kabullenmiş ama kurulu düzenin kendini konumlandırdığı yere hayatı boyunca razı olmamıştır. Nobranlık sınırını zorlayan bir gerçekçilikle, üstelik yıllarca kendisine maddi destek sağlayan Prens Lichnowsky'e, "Siz doğumunuzdaki rastlantıyla bugünkü siz oldunuz. Binlerce prens olmuştur ve olacaktır oysa yalnızca bir tek Beethoven vardır" der. Kraliyet arabasını gördüğünde eğilip selam veren Goethe'nin tersine, sırtını dönüp uzaklaşır. Bir eserini ithaf ettiği kralın karşılık olarak gönderdiği mücevher sahte çıkınca iade etmesine etrafındakiler zor engel olur. Sadece aristokrasiye değil, sanatının ticarileşmesine, yayıncıların iznini almadan ve yeterince telif ödemeden eserlerini basmasına da itiraz eder: "İnsan beyni satılabilir bir mal değildir."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2014
  • Sayfa Sayısı:
    640
  • ISBN:
    9786053609797
  • Çeviri:
    Ebru Kılıç
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 8 Alıntı

Quidam 
18 Nis 11:35 · Kitabı okuyor

"Prens, siz doğumunuzdaki rastlantıyla bugünkü siz olmuşsunuz. Bense, kendimin içinden geçerek bugünkü ben oldum. Binlerce prens olmuştur ve olacaktır. Oysa yalnızca bir tek Beethoven vardır."

Beethoven, Lewis LockwoodBeethoven, Lewis Lockwood
Quidam 
22 Nis 21:49 · Kitabı okuyor

Dokuzuncu Senfoni'nin uzun süren gebelik dönemi, Beethoven'ın temel liberal fikirlerinin temelde ısrarla varlığını sürdürdüğüne işaret eder.

Beethoven, Lewis LockwoodBeethoven, Lewis Lockwood
Quidam 
23 Nis 13:51 · Kitabı okuyor

Mozart'ın bir zamanlar babasına ''müziğe battım" dediği gibi, Beethoven da Mozart'a batmıştır.

Beethoven, Lewis LockwoodBeethoven, Lewis Lockwood
Quidam 
 11 Nis 15:23 · Kitabı okuyor

Töplitz'de Goethe ile tanışır ve 9 Ağustos 1812 tarihli bir mektubunda "Goethe sarayın havasından bir şaire uygun düşeceğinden fazla hoşlanıyor," diye yazar.

Beethoven, Lewis LockwoodBeethoven, Lewis Lockwood
Quidam 
22 Nis 20:53 · Kitabı okuyor

1825'te Prens Galitzin'e kendinin bilincinde bir dille yazdığı üzere, "Maalesef sanatta öbür dünyaya ait olan çekilip çok sert bir şekilde, hayatın dünyevi ve insani olan yönlerine doğru itiliyoruz."

Beethoven, Lewis LockwoodBeethoven, Lewis Lockwood
Quidam 
22 Nis 20:59 · Kitabı okuyor

Yazar ve eleştirmen Donald Francis Tovey'in dile getirdiği bir görüş şu biçimi almıştır: "Büyük sanatçıların hayatlarını incelemek, çoğu kez eserlerini anlamanın önüne dikilmiş engeldir. Çünkü genellikle ustalaşamadıkları şeylerin incelemensini gerektirir, bu yüzden de ustalaştıkları şeylerdeki yetkinliklerini baltalar.'

Beethoven, Lewis LockwoodBeethoven, Lewis Lockwood
Quidam 
23 Nis 13:54 · Kitabı okuyor

Müzikal Tanrısı ve sanatsal babası Mozart'la ilgili tedirginliğini hiçbir şey bundan daha iyi ortaya koyamaz; onun müziğini o kadar iyi biliyor, zihninde o kadar açıkça duyuyordu ki kendi sesini bulabilmek için Mozart'ın yollarını aşması gerektiğini hissetmişti.

Beethoven, Lewis LockwoodBeethoven, Lewis Lockwood