Ben Sultan Abdülhamid Han

·
Okunma
·
Beğeni
·
3
Gösterim
Adı:
Ben Sultan Abdülhamid Han
Baskı tarihi:
23 Kasım 2017
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059900607
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İskenderiye Yayınları
Elinizdeki kitapta saklı gerçeklerden bazıları…
Alman İmparatoru, halkla ilgili bilgileri, birçok sosyal görevi devrettiği karısından alabiliyor. Ben ise karılarımla birlikte, kendimi de saraya kapatmış oluyorum. Erkeğin, diğer insanları incelemek için kullanacağı gözü kadındır. Harem, yanlışlıkla erkeği hapsetmiş olabilir.
Ben, zaten sultan doğdum: Ne başarsam, sadece görevimi yapmış olurum.
Benden nefret edebilirler. Tek korktuğum ciddiye alınmamaktır.
Benden önceki bütün padişahlar bu topraklara hükmettiler. Yetmezmiş, bir adım daha atmak gerekiyormuş: Ben, Sultan Abdülhamid Han, yalnız hükmetmedim, ayrıca da yönettim.
Büyük icatları olan harem sayesinde biz kadınları erkeklerden koruyan erkeklere minnet mi borçluyuz yani?
Cehenneme gitme kararını tek başımıza verebiliyoruz ama cennete girmek için ne çok kişi ve kurumun onayı gerek!
Haremdeki kadınlarım çoğaldıkça, yalnızlığım da arttı.
Her şeyi kaybettim ama zarar etmedim.
Müslüman kadınların özgür iradesi yok. / Doğru ama gördüğün gibi iyi bakılıyorlar. / Sizde recm cezası var. / Sizden öğrendik. İncil’e bakarsak, Hazreti İsa, zina işlemiş bir kadını recm etmek için toplanmış kalabalığa engel olmamış; sadece, ilk taşı hiç günah işlememiş biri atsın, demiş. / Biz bu cezayı artık kaldırdık. / Biz de zinayı kaldırdık sayılır. İstediğin kadar kadın alabilirsin deyince, zinanın zorluklarına katlanmaya gerek kalmadı.
Savaş kazanılsa da geriye doğru atılmış bir adımdır. Osmanlı’nın atı değil, aklı şahlandı!
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"Hat, sanat değil, zanaattır. Hattat her gün aynı harfi yazmaya çalışır; matbaa makinesiyle rekabettedir. Diğer taraftan sanatçı devamlı yenilik üretmek zorundadır. Farkı yaratıcılığındadır.."
Bir devlet adamının hayalleri olmalı. Kısa dönemli hedeflerle yaşıyorsa, o sadece bir siyasetçidir.
Halil Bezmen
Sayfa 100 - İskenderiye
Sonunda gözlerini Cevdet Paşa'ya dikti ve "Nedir bu öğrenmeye karşı direnç?" diye sordu. "Kimse öğrenmek istemiyor. Niye? Çocuğu anlarım: Derse gideceğine arkadaşlarıyla oynamayı tercih edecektir ama topçu eri ve subayı? Onlar geometri bilmeyince ölüyorlar: Ateş edince yerini düşmana belirtmiş oluyor. Vuramazsa ateş etme sırası karşı tarafa geçiyor. Yani topçular değil, geometri bilgileri savaşıyor. Kim dersini iyi çalıştıysa, o hayatta kalıyor. Sınavda başarısız olan sınıfta kalmıyor, ölüyor. Doğru mu paşam?"
"Var efendim ama sanılanın aksine, erkekler kızlarına ve kadınlarına güveniyorlar. Erkekler kendilerine güvenmiyorlar. Osmanlı'da bir kadın sorunu yoktur, bir erkek sorunu vardır."
Şanlı ordumuz ve kahraman subaylarımız 1699 Karlofça Antlaşması'ndan beri önüne gelene yeniliyordu ama öğrenecek bir şeyleri olmadığına inanıyorlardı. Benim dışımda, bütün imparatorluk böyle düşünüyordu. Azınlıktaydım hatta azınlıktan öte yapayalnızdım. Askeri heyetin başkanı Von der Goltz'a Türklerindir bu itirazını ilettiğimde "Haklıdırlar; kahramanca şehit olmak konusunda kimseden öğrenecekleri bir şey yok. Biz onlara ölmeyi değil, hayatta kalmayı öğreteceğiz" dedi.
Namusun tarifi de karışık: Namus sadece ailenin kadınlarını zapt etmeye yaradığı için rüşvet almak namussuzluk sayılmamaktadır. Göreve karşı duyulan sorumluluğu, öncelikler sıralamasında nasıl yukarı çekerim, bilemiyorum.
Halil Bezmen
Sayfa 105 - İskenderiye

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ben Sultan Abdülhamid Han
Baskı tarihi:
23 Kasım 2017
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059900607
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İskenderiye Yayınları
Elinizdeki kitapta saklı gerçeklerden bazıları…
Alman İmparatoru, halkla ilgili bilgileri, birçok sosyal görevi devrettiği karısından alabiliyor. Ben ise karılarımla birlikte, kendimi de saraya kapatmış oluyorum. Erkeğin, diğer insanları incelemek için kullanacağı gözü kadındır. Harem, yanlışlıkla erkeği hapsetmiş olabilir.
Ben, zaten sultan doğdum: Ne başarsam, sadece görevimi yapmış olurum.
Benden nefret edebilirler. Tek korktuğum ciddiye alınmamaktır.
Benden önceki bütün padişahlar bu topraklara hükmettiler. Yetmezmiş, bir adım daha atmak gerekiyormuş: Ben, Sultan Abdülhamid Han, yalnız hükmetmedim, ayrıca da yönettim.
Büyük icatları olan harem sayesinde biz kadınları erkeklerden koruyan erkeklere minnet mi borçluyuz yani?
Cehenneme gitme kararını tek başımıza verebiliyoruz ama cennete girmek için ne çok kişi ve kurumun onayı gerek!
Haremdeki kadınlarım çoğaldıkça, yalnızlığım da arttı.
Her şeyi kaybettim ama zarar etmedim.
Müslüman kadınların özgür iradesi yok. / Doğru ama gördüğün gibi iyi bakılıyorlar. / Sizde recm cezası var. / Sizden öğrendik. İncil’e bakarsak, Hazreti İsa, zina işlemiş bir kadını recm etmek için toplanmış kalabalığa engel olmamış; sadece, ilk taşı hiç günah işlememiş biri atsın, demiş. / Biz bu cezayı artık kaldırdık. / Biz de zinayı kaldırdık sayılır. İstediğin kadar kadın alabilirsin deyince, zinanın zorluklarına katlanmaya gerek kalmadı.
Savaş kazanılsa da geriye doğru atılmış bir adımdır. Osmanlı’nın atı değil, aklı şahlandı!

Kitap istatistikleri