Selam kitap dostlarımm bugün çok güzel bir şiir kitabı ile karşınızdayımm.
Yazarin şiir kitabı ile yeni tanıştım fakat dizeler oyle duygu yüklüydü ki daha ilk şiirde kendimi kitabın içerisinde buldum.
Bu şiirler, insanın hem kendini hem de sevdiğini aradığı derin bir yolculuğun izlerini taşıyor. “Toprak” ile başlayan anlatı, varoluşun özüne dokunurken; insanın geldiği yeri ve döneceği kucağı hatırlatıyor. Ardından “Sen” ile birlikte dünya değişiyor—şehirler kararıyor, yıldızlar sönüyor, ama bir gülüşle her şey yeniden doğuyor. Aşk burada sadece bir duygu değil, nefes gibi, hayatın kendisi gibi.
Özlem, bu şiirlerde en çok hissedilen yara. Dokunuşu, sesi, varlığı eksik olan birinin ardından kalan boşluk; satırlarda ağır ama tanıdık bir sızıyla yankılanıyor. “Sar beni” diyen bir ruhun çaresizliği, sevgiye duyduğu ihtiyaçla iç içe geçiyor. Bazen kaçmak istiyor insan, bazen sadece kalıp beklemek…
Ve sonra zaman… Duruyor. Takılı kalıyor bir vedanın anında. Geçmiş, gelecek, hepsi bir kişide düğümleniyor. Bu şiirler, aşkın hem iyileştiren hem de yakan tarafını, en sade ama en derin haliyle hissettiriyor. Okuyanın kalbine sessizce dokunup, kendi özlemlerini hatırlatan bir iz bırakıyor.