"İnsanların düşmanı yine kendi cinsiydi.
Koskoca âlemde insanca yaşamayı öğrenemediğimiz için hayatlar kararıyor, birileri yaşamın tadına varırken bir diğeri onun yüzünden yıllarca süren acılar yaşıyordu."
Oysaki biz ne yapıyorduk? Binbir süzgeçten geçiyorduk. İnce eleklerde eliyorduk. Sınavlar koyuyorduk, devlete ödenen harçlar koyuyorduk. Şartları zorlaştırmak için ne gerekiyorsa yapıyorduk. Sonra toplumun eğtimsizliğinden dem vuruyor'.kültürsüzlüğünden, davranışlarından dolayı suçluyor', hatta suç oranını artırmak için ne gerekiyorsa yapıyor, eğitim yuvalarına koymadığımız "İnsan adaylarını" cezaevlerinde besliyorduk.
Huzur kapıların ardında değil, önünde olabilmeli. "erkek gibi kadın olmak" derlerdi bunun adına, çünkü özgürlüğün öteki adıydı "erkek" olmak. Kadın gibi cesur olunmaz, kadın gibi eve geç saatte gidilmezdi. Erkek olmasan da o cinsin "gibisi" olması şarttı.