Adı:
Beyaz Açlık
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944612128
Kitabın türü:
Çeviri:
Ailin Gümüş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Ne dendiği hiç önemli değil, biri onunla konuşsun da. O zaman dünyada başka insanların da olduğu ve insanların birbiriyle konuştukları hatırlanıyor.

Ve belki bir gün ekmek ve kıtlıktan, açlık ve hastalıklardan başka şeyler de konuşulabileceğine dair bir umut doğuyor.

Marja, Finlandiya’daki kıtlıktan ve çok sert geçmekte olan kıştan kaçan binlerce insandan biridir. Ancak iki küçük çocuğu vardır ve kar insan hayatını gittikçe zorlaştırmaktadır. St. Petersburg’a ulaşmaya çalışırken yolda yaşadıkları şeylerle bu zorunlu göç onları ölüme yaklaştırır. Aki Ollikainen’in ilk romanı olmasına rağmen 2016 Man Booker Ödülü’ne aday olan ve Finlandiya Edebiyat Ödülü’nü alarak toplumsal gerçekçi romancılıkta bir yıldız gibi parlayan Beyaz Açlık, yokluk ve sefalet içinde, hava koşullarının ve coğrafyanın baskılarına dayanmaya çalışan bir annenin hayatta kalma ve çocuklarını yaşatma çabasını anlatıyor.

Roman o denli iyi yazılmış ve kurgulanmış ki okurken kendinizi karların arasında dolaşırken buluyor, açlıktan ötürü bedenini tam hissetmeyen ve ruhuyla bedeni arasında bir sınır kalmayan kahramanlar gibi hissediyorsunuz. Çekici tasvirleriyle, bireyin hikâyesini ve tercihlerini toplumsal yapıdan ayırmayan ustalığıyla, gerçek ve gerçekdışının iç içe geçmesiyle örülen anlatımıyla Aki Ollikainen çok sürükleyici bir romana, nitelikli bir esere imza atıyor.



(Tanıtım Bülteninden)
“Ölümün rengi beyazdır.
..sonrası hiçlik.”
Marja’nın çaresizliği,soğuk,açlık,salgın hastalıklar..her biri ayrı derinlikte betimleniyor.Yazar Aki Ollikainen ‘in ise ilk romanı olduğuna inanmak zor..
İskandinavya’ya karşı hep bir ilgi duymuşumdur bunun bir getirisi olarak da İskandinav Edebiyatı’na son yıllarda biraz daha fırsat ayırmaya çalışıyorum. Ollikainen okuduğum ilk Fin yazar. Bu yüzden neyle karşılaşacağımı bilmediğim için beklentimi çok yüksek tutmadan başladım esere.

Beyaz Açlık, Ollikainen’in ilk kitabı ama ilk defa bir roman yazan yazara göre çok olgun ve çok etkileyici bir kalemi var. Eseri okurken kış şartlarının anlatıldığı her satırı hâyâl edebiliyor ve zihninizde canlandırabiliyorsunuz. Sade ve etkileyici betimlemeler ile dile getiriyor. Marja’nın ve beraberindeki çocuklarının durumu anlatılırken sanki şartlar biraz daha ağırlaştırılabilir ya da bir takım olaylar ile daha etkili hale getirilebilir diye düşündüm kitabı bitirdikten sonra. Bundan dolayı kitap, olayların getireceği “acıma” duygusunu çok fazla hissettirmedi. Bir kadın üzerinden anlatıldığı için, çaresizliğin getirisinin sonucu olan kadınlık kavramına da bol bol vurgu var kitapta. Şunu da belirtmek isterim ki cinsel öğeler de kitapta yer yer abartılı bir şekilde kendini gösteriyor bu yüzden yetişkinlerin okumasını tavsiye ederim.

Sonuç olarak, okumaktan zevk aldığım ama betimlemeleri ve dilindeki olgunluk dışında çok etkili bulamadığım bir kitap oldu. Sanki birşeyler eksikmiş hissi uyandırdı kitabın kapağını kapattığımda...
Ruhunu solduran şey gerçek ile göz göze gelmek mi yoksa herşeyin geçmişte kaldığını anlamak mıydı?
Zincirlerin en ağırı bizim kendi arzularımızdır. Ancak arzularımızı yok edersek kurtulma çabamızdan vazgeçebiliriz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beyaz Açlık
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944612128
Kitabın türü:
Çeviri:
Ailin Gümüş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Ne dendiği hiç önemli değil, biri onunla konuşsun da. O zaman dünyada başka insanların da olduğu ve insanların birbiriyle konuştukları hatırlanıyor.

Ve belki bir gün ekmek ve kıtlıktan, açlık ve hastalıklardan başka şeyler de konuşulabileceğine dair bir umut doğuyor.

Marja, Finlandiya’daki kıtlıktan ve çok sert geçmekte olan kıştan kaçan binlerce insandan biridir. Ancak iki küçük çocuğu vardır ve kar insan hayatını gittikçe zorlaştırmaktadır. St. Petersburg’a ulaşmaya çalışırken yolda yaşadıkları şeylerle bu zorunlu göç onları ölüme yaklaştırır. Aki Ollikainen’in ilk romanı olmasına rağmen 2016 Man Booker Ödülü’ne aday olan ve Finlandiya Edebiyat Ödülü’nü alarak toplumsal gerçekçi romancılıkta bir yıldız gibi parlayan Beyaz Açlık, yokluk ve sefalet içinde, hava koşullarının ve coğrafyanın baskılarına dayanmaya çalışan bir annenin hayatta kalma ve çocuklarını yaşatma çabasını anlatıyor.

Roman o denli iyi yazılmış ve kurgulanmış ki okurken kendinizi karların arasında dolaşırken buluyor, açlıktan ötürü bedenini tam hissetmeyen ve ruhuyla bedeni arasında bir sınır kalmayan kahramanlar gibi hissediyorsunuz. Çekici tasvirleriyle, bireyin hikâyesini ve tercihlerini toplumsal yapıdan ayırmayan ustalığıyla, gerçek ve gerçekdışının iç içe geçmesiyle örülen anlatımıyla Aki Ollikainen çok sürükleyici bir romana, nitelikli bir esere imza atıyor.



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Sezer
  • Hülya Açılan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%50 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0