Beyaz Dünya

Andrew McGahan
Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 20 dk.
Sayfa Sayısı:
400
Basım Tarihi:
Şubat 2014
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Orijinal Adı:
White Earth
ISBN:
9789755397955
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·400 syf.·
2025 39. kitabı
William 1992 yılının sonbaharında sekiz buçuk yaşındayken bir yangın sonucu babasını ve çiftlik evlerini kaybeder. Annesiyle beraber büyük amcalarının uçsuz bucaksız çiftliğine taşınırlar. Amcası John bir mirasçı bulduğu için mutludur ama önce bu küçük mirasçıyı kendi yöntemleriyle eğitip mirası hak ettiğinden emin olmalıdır. John için bu miras çok değerlidir sadece bir toprak parçası değildir bu. Hayır! ‘’Şimdilerde insanlar bazen bir toprak parçasına sahip olmayı arzular çünkü daha önce kendilerine ait bir şeyleri olmamıştır ve birkaç yüz dönüm toprağın her şeyi değiştireceğini düşünürler. Ama bu yetmez. Her karış toprağın kendine özgü bir hikayesi vardır.Dinleyip diğer hikayelerle nasıl birleştiğini anlaman gerekir. Gerçek şu ki toprağın gerçek anlamda hayat bulabilmesi için birine ait olması gerekir.Onu duyabilecek, görebilecek ve hakkında her şeyi- nereden gelip nereye gittiğini- anlayabilecek bir insana ihtiyaç duyar.Yoksa basit bir toprak parçasından ibarettir. Ve ben öldüğümde ardımda bir mezarlıkta bir çukur bırakmayacağım. İşte bunu bırakacağım.’’ der John ve küçük mirasçısı William’a bu çiftliğin ve aslında Avusturalya’nın trajik tarihi öyküsünü anlatır: ‘’ 1840’lı yıllara beyazların buraya ilk kez adım attığı yıllara dönelim.Ortada ne bir medeniyet ne bir kanun varmış. İnsanlar kendi kanunlarını kendileri yapıyormuş.Kendi mülklerinin sınırlarını belirlediler, sürüyle koyun getirdiler ve tek başlarına çiftlik evlerini inşa ettiler. Malikaneler daha sonra ortaya çıktı.Başlangıçta ıssızlığın ortasında birkaç küçük kulübe vardı.Ne yol ne patika.. Zorlu bir hayattı.Vahşi bir hayat sürüyorlardı.Bu esnada zenciler koyunları ya da bazen çobanları mızraklıyordu böyle bir durumda yapılacak hiçbir şey yoktu; ne polis ne hastane ne de yardım edebilecek herhangi biri.
Beyaz DünyaAndrew McGahan · Ayrıntı Yayınları · 201472 okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2021 10:12
Babasını bir yangında kaybeden William ardından çiftlik evlerinin de borçlar sebebiyle ellerinden alınmasıyla, annesiyle beraber büyük amcasının çiftliğinde yaşamaya başlar. Harabeye dönmüş eski malikane ve uçsuz bucaksız topraklardan oluşan bu yeni evinde annesinin ilgisizliği de eklenince William yalnız bir yaşam sürmeye başlar. Onu mirasçısı yapmayı düşünen amcası kendince sınavlara tabii tutar. Amcası aynı zamanda parlementoda görüşülmeye başlanan ‘yerli halklar toprak yasası’ sebebiyle topraklarını kaybetmekten korkan çiftçileri bir araya getirmeyi amaçlayan bir örgütü idare etmektedir. Sahip olduğu toprakların önemini ve hikayesini William’a anlatırken diğer taraftan da farklı ve acı bir tarih ortaya çıkar. Amcasının sahip olduğu ev ve topraklara saplantı derecesinde bağlılığı ve annesinin William’ın çiftliğin mirasçısı olması konusundaki hırsları trajik bir sona doğru sürükler hepsini. Hikaye 1992 yılında başlıyor. Bir yandan güncel zamanda olanlar anlatılırken diğer yandan da geçmişe gidilerek hikaye tamamlanıyor. Avustralya yerlilerinin yaşadığı trajediler ve ülkeye göç edip ‘Avustralyalı’ olan halkların yaşadıkları tarafsız bir şekilde anlatılmış. Kitabı okurken yazarı biraz araştırdım ve genç yaşta öldüğünü öğrendim. Yaşadaydı Avustralya Edebiyatı adına önemli işler yapardı diye düşünüyorum.
Beyaz DünyaAndrew McGahan · Ayrıntı Yayınları · 201472 okunma
8/10
·412 syf.··
2022 132. kitabı
Beyaz Dünya, Avustralya tarihi ve Aborjin katliamını bir ailenin geçmişine eklemleyerek anlatırken, insanın açgözlü, istilacı ve bencil yapısını, bu yanıyla işlediği suçları ve bu suçların nesilden nesile aktarılan kefaretlerini ele alan muazzam bir roman. Sekiz yaşında bir çocuk olan William’ın gözünden anlatılan roman, 1992 yılında, Avustralya kırsallarında yaşayan bir ailenin çiftliğinde çıkan yangınla başlıyor. Tüm çiftliğin yanması ve William’ın babasının ölmesi üzerine çocuğuyla evsiz kalan annesi, büyük amcalarının yanına yerleşmelerine karar veriyor. William, büyük amcadan, bir yandan ülkenin tarihini diğer yandan da çiftliğin yani ailenin tarihini öğreniyor. Bu noktada, tarihin kimin ya da hangi tarafın anlattığına bağlı olarak nasıl subjektif olabileceğini ya da çarpıtılaleceğini çok güzel gösteriyor yazar. Yavaş yavaş açılan hikayeyle beraber, ülkenin ve ailenin aslında sömürgecilik ve Aborjin katliamıyla lekelenen tarihi su yüzüne çıkmaya başlıyor. Andrew McGahan, geçmişin bir hayalet gibi bugünün ve hatta geleceğin üzerine nasıl çöktüğünü ve ülkelerin de insanların da ellerine bulaşan kandan öyle kolay kurtulamayacaklarını muhteşem anlatmış. Karakterlerin ruh hallerinden fiziksel özellik ve rahatsızlıklarına, o kadar incelikli metaforlar ve simgelerle işlemiş ki bu anlattıklarını, okurun gerçeği algılama biçimine bağlı olarak neredeyse hem gerçek hem metaforik okumayı mümkün kılmış. Bunun dışında, bir yandan Avustralya tarihini kurguya yedirirken, diğer yandan okurun merak ve ilgisini sürekli canlı tutacak şekilde aile çiftliğinin geçmişini, gizem perdesini yavaş yavaş aralayarak anlatımı, güçlü bir gotik atmosferle birleşince ortaya çok etkileyici bir roman çıkmış. Çok beğendim.
Beyaz DünyaAndrew McGahan · Livera Yayınevi · 202272 okunma

Yazar Hakkında

Andrew McGahanYazar · 1 kitap
1966 yılında Avustralya’nın Queensland bölgesindeki Dalby kasabasında doğdu. Çocukluğu –dokuz kardeşiyle birlikte– bir buğday çiftliğinde geçti. İlk ve orta eğitimini St. Columba ve St. Mary kolejlerinde tamamladıktan sonra Queensland Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü’ne yazıldı. Ancak umduğunu bulamadı. 1985 yılında eğitimini yarıda keserek ailesinin yanına, çiftlik hayatına döndü ve roman yazmaya başladı. Yazdığı bu romanı yayımlanmadı ancak bir mahkum, uyuşturucu ve alkol bağımlısının hayatını anlattığı ikinci romanı büyük başarı kazandı. Kendi hayatından da izler taşıyan “Praise” henüz yayımlanmadan 1991 yılında Avustralya/Vogel Edebiyat Ödülü’nü kazandı, yayımlanmasının ardından bestseller oldu. Kirli Gerçekçilik hareketinin kurucuları arasında sayılan Andrew McGahan, Praise (1992), 1988 (1998), Last Drinks (2000), The White Earth (Beyaz Dünya-2004), Underground (2006), Wonders of a Godless World (2009) romanları ve kazandığı ulusal ve uluslararası edebiyat ödülleriyle günümüz Avustralya edebiyatının en önemli yazarları arasında gösteriliyor. Andrew McGahan’ın bir tiyatro oyunu, bir gençlik romanı ve ödüllü senaryo çalışmaları da var.