Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
200
Basım Tarihi:
2010
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9750817267
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·200 syf.··
2026 4. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 22:27
Çok ama çok sevdim “Beyaz Şah”ı. Çavuşesku dönemi Romanya’sını on bir yaşında bir çocuğun gözünden anlatıyor roman. Anlatıcımızın babası bir gün gözlerinin önünde alınıp götürülüyor, iş arkadaşlarıyla iş için gittiğini sanıyor önce ama sonra Tuna kıyısında bir çalışma kampına gönderildiğini öğreniyor. Sonrasında iki yıl boyunca annesiyle yaşamını, okul hayatını, arkadaşlarıyla maceralarını ve sokakta gözlemlediklerini anlatıyor bize. Tüm bunlarla birlikte diktatörlüğün günlük hayatın her yerine nasıl nüfuz ettiğini, küçük bir çocuğun hayatını dahi nasıl etkilediğini okuyoruz tabii. Bunlar öyle güzel detaylarla aktarılıyor ki: sinemada gösterilen propaganda filmleri ve sansüre uğrayanlar, okullar arası müsabakalara bile sirayet eden siyaset, okulda işlenen dersler, öğretmenlerin tutumu, tüm ilişkilerde kendini gösteren şiddet, Yahudi olduğu için mesleğini yapamayan anne, meyveyi bile karaborsadan sütü ise karneyle alan halkın çektiği açlık ve yoksulluk, öte yandan siyasilerin altın varaklı sarayları…Ama romanın esas güzelliği şu ki bunların hiçbiri ana mevzu gibi okurun önüne serilmiyor. Siz bir çocuğun günlük hayatını, annesiyle bağını, babasını özleyip onu merak etmesini, büyüme sancılarını, arkadaşlarıyla başından geçenleri okurken bu toplumsal ve siyasi meselelere hep satır aralarından vakıf oluyorsunuz. Yazar bence her ikisini de ustalıkla kotarıyor üstelik: çocuk anlatıcının masumiyeti, dünyayı anlama ve anlamlandırmaya çalışması, özlemi, büyüme sancıları, hepsi çok gerçek ve etkileyici, diğer yandan tüm bunların arasında okura bir diktatörlükte yaşamın ne olduğunu da tüm detaylarıyla çiziveriyor, o havayı buram buram soluyorsunuz. Çocuk anlatıcıyı bu denli gerçekçi konuşturabilmek de elbette ayrı bir başarı. Okurken zaman zaman “Saraybosna Radyosu”nu da
Beyaz ŞahGyörgy Dragoman · Yapı Kredi Yayınları · 201025 okunma
7/10
·200 syf.··
2025 41. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2025 00:00
1980'ler Çavuşesku dönemi Romanya'sı. Çavuşesku bazı ekonomik açılımlar yapsa da baskıcı bir rejim kurdu. Tüm radyolar kapalı, sadece günde iki saat çalışan bir TV kanalı var. Doğu Bloku'nun nüfusa oranla en büyük gizli polis örgütü Securitate kuruldu. Toplumdaki her 30 kişiden biri rejim için çalışan gizli polisti. Herkes en yakınındaki insanlardan bile kuşku duyuyordu. Rejime karşı olan ve gizli polisin tutuklayıp götürdüğü insanlar çalışma kamplarına gönderiliyordu. Bu çalışma kamplarının çoğu büyük tarım arazileriydi. Bu büyük tarım arazilerinde yapılan yüksek tarım üretimleri ile Romanya ekonomisi ayakta duruyordu. Kitap onbir yaşındaki bir çocuğun yaşadıklarından oluşuyor. Hikâyenin başında babası gizli polis tarafından tutuklanıp çalışma kampına götürülüyor. Çocuk babasının arkadaşları ile birlikte iş seyahatine gittiğini sanıyor. Bu zaman diliminde çocuğun yaşadıkları onun gözünden aktarılıyor, çaresizlik, baskıcı düzen, adaletsizlik ve nicesi. Bölümler arasında dönem anlatısı haricinde başka konuların da işlenmesi yadırganabilir. Ama sürekli dönem eleştirisini onbir yaşında bir çocuktan beklemek -üstelik gerçeği de bilmeyen bir çocuk- ne kadar mantıklı bilemiyorum. Farklı bir dönem romanı okumak isteyenlere öneririm. Sağlıcakla. Kitapla. .
Beyaz ŞahGyörgy Dragoman · Yapı Kredi Yayınları · 201025 okunma
5/10
·200 syf.··
2024 68. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2024 00:00
Sandor Marai Ödülü'ne layık görülüp, yirmiden fazla dile çevrilen Beyaz Şah, yazarın ikinci romanı. Dragoman aslen Romanyalı fakat 15 yaşından sonra Macaristan'a yerleşmişler. Kitap, Çavuşesku Romanya'sında babası çalışma kampına götürülmüş, 11 yaşındaki bir çocuğun arkadaşlarıyla olan maceralarını anlatıyor. Yani kitap bayağı çocukluk anıları kitabı. Yaramaz ve biraz zalimce bir çocuğun yaptıkları ve gözlemlerinden ibaret bir kitap. Çocuk dilinden yazılan kitapları sevemiyorum maalesef. Bu da onlar arasındaki yerini aldı. Edebi hiçbir yönü bulamadığım, genel geçer bir kitaptı. Okumasam da olurdu. Yine de okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.
Beyaz ŞahGyörgy Dragoman · Yapı Kredi Yayınları · 201025 okunma
7/10
·200 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 21:24
Çavuşesku dönemi Romanya'sında bir çocuğun gözünden onun yaşadıklarını okuyoruz bu kitapta. Babası dikdatörlük polisleri tarafından tutuklanarak çalışma kampına götürülüyor. Annesiyle beraber yaşama mücadelesi veren kahramanın başından geçen olayları tam da bir çocuk perspektifinden aktarıyor yazar. Anlattığı kişilerin hepsi acımasız hepsi çok kötü. Başına çok kötü şeyler geldiği gibi kendi de çok kötü şeyler yapıyor. Okurken kızsam da aslında o ortamda yaşayan bir çocuktan da farklı davranışlar beklenemez gibi geliyor. Bir çocuğun anılarını okurken aralara serpilmiş ip uçlarından dikdatörlük dönemine dair yaşananları da görebiliyoruz.
Beyaz ŞahGyörgy Dragoman · Yapı Kredi Yayınları · 201025 okunma
1/10
·200 syf.··
2021 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2021 23:50
Kitap, çok sevimli bir roman olabilecekken, asıl konu dışında bahsedilen birtakım mevzuların kitabı gereksiz, canice ve sevimsiz hale getirdiğini düşünüyorum. Zavallı bir kediyi vurmaları, bir kuşun kafasını koparmaları, çocuğun sırf meraktan bir kıza izinsizce dokunması, çocukların birbirine uyguladığı şiddet, yetişkinlerin çocuklara uyguladıkları şiddet... Bunlar ve benzeri bir kaç şey yüzünden kitaptan soğudum okurken. Yazarın bahsettiğim bu konulara dikkat çekmek gibi veya bunları nasıl düzeltebiliriz gibi bir kaygı güttüğünü zannetmiyorum. Çünkü hiç bir problem hiç bir kimse tarafından çözülmedi. Bir kimse bir kimseye neden bunları yaptığını, yapmaması gerektiğini söylemedi. Veya aklıma gelmeyen herhangi bir çözüm yolu kullanılmadı. Oysa hikayeye daha masum detaylar katılması yazarın ve kitabın tanınması açısından daha faydalı olabilirdi kanımca. Bir de virgülle ayrılmış gereğinden fazla uzun cümleler okurken beni oldukça rahatsız etti. Bu problem yazardan mı yoksa çevirmenden mi kaynaklı bilmiyorum ama, nokta konulabilecek her cümleye virgül konulmuş. İnsan okurken nefessiz kalıyor gerçekten. Özetle, çok yumuşak ve herkesin okuyabileceği bir kitap olma potansiyeli varken maalesef saçma "çerez" hikayelerle bu potansiyeli yerle bir etmiş bir kitap. Bu yüzden 1 puan verdim. .
Beyaz ŞahGyörgy Dragoman · Yapı Kredi Yayınları · 201025 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

György DragomanYazar · 1 kitap
György Dragomán 1973 yılında Marosvásárhely, Romanya’da doğdu. 1988 yılında, 15 yaşındayken ailesiyle birlikte Macaristan’a yerleşti. Dragomán, A pusztítás könyve adlı ilk romanını 2002 yılında yayımladı. Yirmiyi aşkın dile çevrilen ikinci romanı Beyaz Şah (2005) (YKY 2010) Sándor Márai Ödülü’ne layık görülmüştür. Aynı zamanda Beckett, James Joyce, Ian McEwan ve Irvine Welsh’in eserlerini Macarcaya çeviren yazar, Beckett’in Watt adlı kitabını konu alan doktora tezini yazmaktadır.