Seyyid Hüseyin Nasr,
1954'te Massachusetts Institute of Technology’de fizik ve Harvard Üniversitesi'nde tarih dallarında aldığı lisans diplomasi ile bitirdi.
1956'da Harvard Üniversitesi'nde jeofizik alanında yüksek lisans,
1958 yılında bilim tarihi alanında doktora yaptı.
Prof. Seyyid Hüseyin Nasr pereniyal felsefe anlayışıyla din, felsefe, İslâm, tasavvuf, sanat, müzik, mimârî, hikmet ve edebiyat hakkında çalışmaktadır. Farsça, Arapça, İngilizce, Fransızca, Almanca ve İspanyolca bilen Nasr, bu lisanlara hâkim olduğu gibi İtalyanca, eski Yunanca ve Latince de bilmektedir.
Gelenekçi ekolün İslam dünyasındaki en büyük temsilcisidir.
Nasr, 1980/81 eğitim mevsiminde "Knowledge and the Sacred" başlıklı makalesi ile Edinburgh Üniversitesi'nin düzenlediği ve bilim câmiasında saygın bir yere sahip Gifford Seminerleri'ne dâvet edilen ilk müslüman bilim adamı oldu.
Bu kitap bu seminerlerin derlemesidir.
Bu kitabı okumayı düşünenlere birlikte okunması gereken tamamlayıcı okuma tavsiyesi:
1-Mircae Eliade: Kutsal ve Kutsal Dışı
2-Cihangir Gener: Ezoterik Batıni Doktrinler Tarihi
Kitaptan alıntı:
"Doğal ilahiyat; bilginin desakralizasyonu (laikleştirilmesi) ve aklın tümüyle beşer boyutları içinde algılanması ve dünyevi bir idrak aleti durumuna indirgenmesi sürecinde, Batı felsefesinin gelişme sürecinin bu son safhasında, hem bilim ve hem de inanç kalesinden kovulmuştur."
"Çağımızın paradokslarından biri, dini farklı biçim ve anlamda tezahürünün son zamanlarda modern insanın dünyaya bakış açısını şekillendiren kutsallığı giderilmiş (de-sakral) bilgi tarafından günümüz dünyasında kutsalın son kalıntılarını iyice tahrip etmek amacıyla kullanılmış olmasıdır. Kutsalın incelenmesinde bile ancak benzerlerin birbirini anlayabileceği ilkesi unutulmuş ve sekülerleştirilmiş akıl, din ve