Bilibolya
Bilibolya, bir hayaller dünyasıdır. İnsanların hayalleri, oynama oyunlardaki varlıklar, hayal ederek çizilen resimler, yazarların hayal dünyası, mitolojik ya da hurafelerdeki her şey... Hepsi Bilibolya 'yı meydana getirir hatta buranın adeta yaşam ya da yok olma sebebidir. Bu nedenle Bilibolya'da hayallerde canlı tutulan, en çok hayal edilen şeyler canlılığını korurken unutulamaya yüz tutmuş hayaller oradan da silinip gider.
Annesi ve babası doktor olan ve pandemi döneminde yoğun çalışmadan dolayı biraz ihmal edilen İskender, sokağa çıkmanın dahi yasak olduğu bu dönemde eve tıkılıp kalmanın sıkıntısını yaşamaktadır. Ayrıca kendisinin bakımı ile ilgilenmesi için tutulan bakıcı kadının ona kızması ve kötü birisi olduğunu sürekli söylemesi üzerine "madem ben kötü birisiyim o halde kurallara uymama gerek yok." Diyerek evden gizlice kaçar ve bir parkta oynamaya başlar. Mutluluğun verdiği enerji ile Bikibolya dünyasının akımına kapılır ve Bilibolya'ya düşer. Bir hayaller dünyasında olduğunun farkına vardıktan sonra oradan çıkmanın yollarını arar. Ancak insanların her durumda kötü senaryolar hayal etmesi onu müthiş bir mücadeleye iter. Bakalım İskender bu mücadelelerden nasıl sıyrılacak ve evine sağ salim dönebilecek?
Fantastik bir roman olan bu eserde hayallerin insanların yaşamını nasıl etkilediği, zihnimizi yönetme gücü, olaylara bakış açısı, ailenin önemi, insanlara söylenilen iyi veya kötü sözlerin onların hayatlarını nasıl şekillendirdiği gibi konulara dikkat çekilmektedir.
Hayal gücünün sınırlarını zorlayan bu kitap 10-13 yaş arası çocuklar için idealdir. Yetişkinler için verilen mesajlar da ebeveynler ve öğretmenler için okunabilir bir kitap olarak düşünüyorum.