Birsen Ekim Özen

Birsen Ekim Özen

Yazar
9.0/10
1.048 Kişi
·
3.689
Okunma
·
59
Beğeni
·
5,8bin
Gösterim
Adı:
Birsen Ekim Özen
Unvan:
Türk Yazar, Genel Yayın Yönetmeni, Öğretmen
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1969
1969 yılında İstanbul’da doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden 1990 yılında mezun oldu. Vekil öğretmen olarak başladığı işine, 1996 yılında kadrolu öğretmen olarak devam etti. 2001 yılında öğretmenlikten istifa etti ve eşinin işi nedeniyle önce Almanya’da, daha sonra da Rusya’da yaşadı. 2008 yılında Türkiye’ye döndüğünde bir yayınevinde Genel Yayın Yönetmenliği yaptı. 2009 yılında ise tekrar öğretmenliğe döndü. Hâlen öğretmenlik yapan yazar, evli ve 2 çocuk annesidir.
Her an, her durum eşsizdir. Bu yüzden her seferinde
çok iyi düşünüp karar ver. İyi insan olmak bunu
gerektirir. Kestirip atmayı değil
Zaman herşeyi değiştirir. Boyumuzu ,sesimizi zevklerimizi , nazende tüm çevremizi .Değişimlere ayak uydurmak yeniliklere hemen uyum sağlamak, kabullenmek hiç kolay almayabilir. Ancak bu sevginizi asla değiştirmez ...
96 syf.
·5 günde·Puan vermedi
“Şirin - Önemli Numaralarla Başım Dertte?” kitabı Türkiye’de beğenilen “Çocuk Kitap”larından biri. Konu olarak; “Şirin” adlı küçük ve sevimli öğrencimize öğretmeni sınıfta, gerekli telefon numaralarını ve bu numaraların ne işe yaradığını anlatır. Daha sonra Şirin bu numaraları sürekli aramaya başlar ve netice komik hadiseler yaşanır.
Örnek olaylardan bir tane vereceksek olursak; Şirin komşusu ile beraber “Kına Gecesine” gider. Kına gecesinde kızın eline kına yakılacağını duyar. Bunu duyduğu gibi korkuyla panikler ve hemen gerekli telefonlardan polisin numarasını arar ve polis kına gecesini basar.
Konu olarak değerlendirme yapacak olursam konusu küçük yaştaki öğrencilerimiz için eğlenceli ve güzel. Ayrıca kitapta olumlu davranışlar özendirilmiştir. Konu olarak olumsuz bir yan ise Şirin okulu ve öğretmenleri hiç sevmemektedir. Ödevlere işkence gözü ile bakmaktadır. Küçük yaştaki bir çocuğun model alacağını düşünürsek bu yerleri çocuğa zararlı olabilir. Netice olarak konu, hem olumlu hem de olumsuz yanlar içeriyor.
Fakat benim asıl değinmek istediğim nokta ise kitabın biçimsel yanı. Kitabın çoğu sayfası resimler ise doldurulmuş. Yazılar bazen çapraz yazılmış bazen muz şeklindeki satırla yazılmış. Kitabın tüm sayfaları ise farklı bir renklerle süslenmiş. Kitap nerdeyse tamamen görsel olarak çocuğu çekmek üzerine basılmış ve bunda da başarılı olmuş. Ancak kitaptaki resimlerin ve renklerin çocuğun hayal gücünü geliştirecek şekilde tasarlanması gerekir. Bu kadar çok renklendirme ve renk ise çocuğun hayal dünyasının gelişmesine engel olur. Ayrıca küçük yaştan şekle önem veren çocuk büyüdüğü zaman hiçbir edebi hazza varamaz. Aforizmalar çılgını olur.
Netice olarak 3,4, ve 5. Sınıftaki öğrencilere okutulabilecek bir kitap fakat ebeveyn önceden bir göz atıp durum değerlendirmesi yapması gerekir diye düşünüyorum.
176 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Alp ve Başak iki kardeştiler. Her öğlen saatinde uyurlardı. Sonrada dışarı çıkıp Tülay'la oyun oynarlardı. Yine uyuma saatleriydi ama Alp uyuyamamıştı. Gizlice bilgisayara bakmak istemişti. Merdivenlerden iniş seslerini duydu ve bilgisayarı hızlıca kapattı. Annesi odalarına geldiğinde Alp'in uyumadığını anlamıştı. ve Alp'e seslendi. Alp'te annesine baktı. Annesi: Alp, bu sıcakta battaniyeyi üzerine örterek uyuduğunu sanmayız. Alp: Annecim uyuyamıyorum. Alp'te yataktan kalktı ve mutfağa gidip süt içti. Başakta uyuyamamıştı. İkisi de dışarı Tülay'la dışarı oynamayı çıkmışlardı. İki saattir onları kendi başına oyun oynuyordu ancak çok sıkılmıştı. Tülay: Sonunda uyandınız. İki saattir burada ağaç oldum. Alp: Asıl ben o odada sıkıldım. Bunları boş verip hangi oyunları oynayacaklarına karar vereceklerdi ki Hiç bir oyun bulamadılar. Alp'in aklına bir şey geldi. Başakla birlikte çatıya çıktılar ve Egi'yi çağırdılar. Egi'de hemen geldi. Yeni gidecekleri yer neresiydi. neresiydi? Onu sormaya gelmişlerdi. Egi: Yeni gideceğiniz yer Mısır'dır. Alp ve Başak şifreleri öğrenmek istediler. Egi: Yeni şifreleriniz Keops, Sfenks, Skarabe. Başak: Bu şifreler geçen ki şifrelerden de garip. Egi: Bence araştırma yaparak ne olduklarını anlayabilirsiniz. Alp ve Başak kelimeleri araştırmak için bilgisayara gittiler. Hepsini araştırdılar. Yarın olmuşlardı. ve Mısır'a gitmişlerdi. Ancak hava çok sıcaktı ve yolda karşılaştıkları insanlardan sıcaktan koruyacak eşyalar istediler. Sonrada Keops'ı aradılar ve buldular ama sandığa çok uzaktı. Keops'u bulmuşlardı ancak hava soğumaya başlamıştı ve birazdan hava kararacaktı. Hızlıca sandığı sakladıkları yere doğru koşma ya başladılar. Sandık nehirde kaybolup gitmesin diye içlerine taş koymuşlardı ancak taşları çıkarırken timsahlar onlara bakıyorlardı. Alp: Timsahlar böyle bakıyorlarsa birazdan saldıracaklar demektir. Başak yanlışlıkla bir taşı timsahın üzerine attı ve timsahlar çok sinirlenmişti. ve hızlıca sandığa bindiler ancak sandık hala gitmiyordu çünkü içinde hala taşlar vardı. O taşları da hızlıca atmışlardı. ve kendilerini evde bulmuşlardı. Egi: Başınıza gelenleri gördüm son anda timsahlardan kaçtınız. Alp: evet bizi timsahlar kovaladı son anda kaçabildik. Egi: o zaman yarın gidin bugün çok yoruldunuz. Birazcık dinlenin. O gün ayla gelecekti kesin bize kötü şakalar yapacaktı o kesindi. O gün Tülay'da gelmesini istediler. Az sonra Ayla'lar gelmişti. ve elinde bir hediye kutusu vardı. hediyenin içinden kötü bir şey çıkacaklarını düşündüler. Hediye kutusunun içinden mıknatısla alakalı bir oyun çıkmıştı. Bu sefer yanılmışlardı. Ayla onlara kötü şakalar yapmıştı. Tülay'da bunlardan sıkılmıştı. Bir akşam Tülay'a sırlarını açıklayacaklardı ve Tülay'ı çağırdılar ve Mısır'a tekrar gittiler. Sfenks'i bulmuşlardı. Sırada Skarabe vardı ve son şifreydi ve son şifreyi kazarak bulmuşlardı. Başak: işte bu Skarabe olmalıydı. ancak yerinden çıkmıyordu. Alp: bu yerinden çıkmıyor. Bunu kırarak çıkarabiliriz sadece, başka türlü olmaz ki. Başak: Hayır onu kıramazsın. bu bir tarihi eser ona zarar veremeyiz. Alp: Ama başka türlü olmaz ki. O sırada Başak'ın aklına bir fikir gelmişti. O sırada fikrini uyguluyordu ve içindeki mühürü bulmuşlardı ancak askerlerin sesini duydular ve hızlıca kaçtılar ve sandığa binip kaçtılar ve mühürü Egi'ye verdiler ve bu maceraları da bitmişti. Kitabı okumanızı tavsiye ederim. Kitapta iyi şeylerse çok güvendiğin arkadaşlarına sırlarını paylaşabilirsin. Kitap ta kötü şeylerse arkadaşlarına kötü şakalar yapmamalıyız
96 syf.
Bu yaşıma geldim hala Şirin okuyorum. Evet yanlış duymadınız ben hala çocuk kitapları okuyorum. İstersem 100 yaşıma geleyim yaşım çocuk benim. Çocuk kitabı okumak ya da ne bileyim masal, fıkra veya nükte okumaktan utanmayın. Hem en fazla ne olabilir ki? Alt tarafı bir güler geçerler değil mi? Neyse yaramaz Şirin yine iş başında. Bu kız hiç uslanmaz mı ya? Yeri geldi güldüm yeri geldi hüzünlendim. Bütün muhterem 1000k okurlarına tavsiyemdir. Keyifli okumalar:)
112 syf.
·10/10 puan
Mia ve Bazı Şekerli Şeyler #starkyorumluyor
Çok şeker bir kitap yahu. Mia ve Berke’nin arkadaşlığı çok tatlıydı. Mia bu arada Berke’nin okulda baktığı kedisi. Aralarında öyle özel bir bağ var ki Mia, Berke’yi korumak için neler yapıyor neler.
Şekerello ülkesinin kralı IV. Başpancar ile Çin diyarından 100. Buğdayhan, dünyadaki tüm insanlardan kurtulmak için hain planlar yaparlar. İlk durakları Berke ve Eda’nın okuduğu Işıklıçukur Okulu. Bütün şekerli ve unlu yiyecekleri çocuklara güzel göstererek onları şekerden öldürmek isterler. Kahraman kedimiz Mia, Berke’nin şekerli yiyeceklere olan düşkünlüğünü bildiğinden r’leri söyleyemeyen Başpancağ’ın pardon Başpancar’ın ve Buğdayhan’ın planlarını bozmak için her şeyi yapar. Bu sırada Eda ve Berke’ye eğitimin önemliliği hakkında öğretmenleri önemli dersler veriyordur.
Bu kitapta, çocuklara okul sevdiriliyor; şekerin vücudumuza olan zararı çocukların anlayabileceği dilden anlatılıyor; arkadaşlık, dostluk kavramları sevgiyle ilişkilendiriliyor ve en sevdiğim şey ise çocuklar ve hayvanların arasındaki çok tatlı bir bağa yer veriliyor. Kitap içime öyle işledi ki. Sımsıcak, çok eğlenceli bir öyküydü. Sıradan bir çocuk kitabı olmaktan çok fazlaydı: Sevgiydi, maceraydı, dostluktu. Hem eğitici hem eğlenceli zaman geçirmek için oldukça tatlı bir seçim kesinlikle. Ben çok beğendim ki yorumumdan da anlamışsınızdır zaten. Kitabın bitişi de sanki “Yeni maceralara hazırlıklı olun!” der gibiydi. Valla ben Başpancar, Buğdayhan ve Başpancar’ın üçkağıtçı yardımcısı Şeker Dükü’nün yeni maceralarını okumak isterim. Hem belki Mia gibi yeni bir kahramanımız da olur! Bu arada söylemeden geçemeyeceğim. O çizimler neydi? Bayıldım! Mesleğimden dolayı ben de çok fazla çizim yapıyorum. Tabii benim çizimim teknik çizim ama yine de insan bu işlerle içli dışlı olunca farklı bakıyor. Çizer tam bir sanatçı! Yani çizimler o kadar samimiydi ki kitabın ruhunu çok güzel yansıtmış. Saygılarımı sunuyorum kendisine. Bir de şu her sayfanın renkli veya çizimli olması da çok güzel olmuş. Bazı çocuklar beyaz sayfalardan hoşlanmaz ki bende çocukken hiç hoşlanmazdım. Bir güzel ayrıntı daha kitaba dair.
96 syf.
·9 günde
Şirin/İş Dünyasını Nasıl Karıştırdım
Minik kahramanımız Şirin tatillerde evde kalınca yaptığı yaramazlıklardan dolayı evde tek kalmasını göze alamayan annesi ve babası, Şirin’i sırayla işe giderken yanlarında götürür. İyi kalpli, yardımsever Şirin yine bir şeyleri yanlış anlar ve okurken yüzünüzü gülümsetecek şeyler yaşar.


“Yaşasın tatile giriyoruz. Ama annem çalıştığı için benim on beş güncük tatilim konusunda biraz dertli. Çünkü tatilde benimle birinin ilgilenmesi gerekiyor. Ben bebek değilim ama evde yapayalnız oturmaktan da hoşlanmıyorum. Bu yüzden babaannem ve dedem bize gelecek. Ama haftanın ilk iki günü işleri olduğu için gelemiyorlar. Kısacası pazartesi ve salı günlerini başka bir yerlerde geçirmek zorundayım. Ben de aklımdan işe gitme planları yaptım...”
Yarı yıl tatilinde güzel bir film seyretmeyi kim istemez ki?.. Şirin’in aklının ucundan bile geçmiyor bu. Kalkıp kendi filmini çekiyor. Tek amacı babasına yardım etmek...
Muzip, akıllı ve yardımsever şirin’in iş dünyasındaki maceralarını keyifle okuyacaksınız.”

 
Birsen Ekim Özen @birsenekimozen
Sernur Işık
🖨Timaş Çocuk @timas_cocuk
8+
184 syf.
·9/10 puan
İlle de icat çıkaracağım diye yanıp tutuşan Cemcan ve arkadaşlarının öyküsü. Tıpkı birinci kitapta olduğu gibi gayet eğlenceli ve çocuklar için öğretici. Cemcan'ın icatları muhteşem. Bir yerde işe yaramazsa başka bir yerde mutlaka işe yarıyor. Daha doğrusu yaramasını çok istiyor. :)
184 syf.
·9/10 puan
Cemcan’ın tatil serüvenini okuyoruz.. Anneanne ve dedesinin yanında her istediği olacağı için, kendisini kral gibi hissetmesini, olmadı belediye başkanı, o da mı olmadı, o zaman muhtar gibi hissetmesini okuyoruz. Bilim aşkını da beraberinde getiriyor tabi. Dedesiyle işbirliği yaparak bir haftada karpuz nasıl yetiştirilir, havuz suyunun temiz olup olmadığı nasıl kontrol ediliri de bir bir öğrenmiş oluyoruz. Aynı dili konuşamayanların aynı duygu etrafında anlaşabildikleri de yine eğlenceli ve eğitici bir şekilde verilmiş kitapla.
144 syf.
·13 günde·5/10 puan
Bu kitap masalların ne kadar saçma olduğunu anlatıyor. Bence bu kitabı masalları seven herkes okumalı. Ben bu kitabı okumadan önce de saçma olduğunu anlamıştım ama bu kitabı okuduktan sonra daha da saçma olduğunu anladım.
144 syf.
·Puan vermedi
Güzel bir kitap tavsiye ederim hayal gücünüzü genişleten bir kitap ben dört beş kez okudum okurken sıkılmadan okuyabilirsiniz bence. #1000kitap okumak başarmanın yarısı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Birsen Ekim Özen
Unvan:
Türk Yazar, Genel Yayın Yönetmeni, Öğretmen
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1969
1969 yılında İstanbul’da doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden 1990 yılında mezun oldu. Vekil öğretmen olarak başladığı işine, 1996 yılında kadrolu öğretmen olarak devam etti. 2001 yılında öğretmenlikten istifa etti ve eşinin işi nedeniyle önce Almanya’da, daha sonra da Rusya’da yaşadı. 2008 yılında Türkiye’ye döndüğünde bir yayınevinde Genel Yayın Yönetmenliği yaptı. 2009 yılında ise tekrar öğretmenliğe döndü. Hâlen öğretmenlik yapan yazar, evli ve 2 çocuk annesidir.

Yazar istatistikleri

  • 59 okur beğendi.
  • 3.689 okur okudu.
  • 26 okur okuyor.
  • 699 okur okuyacak.
  • 17 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları