Adı:
Bilim Felsefesi
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055790202
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sentez Yayıncılık
Bu kitap; hayvanlar aleminden bitkiler alemine ve oradan da genler dünyasına, diyetten çocuk bakımına, karı koca ilişkilerinden yasal ve anayasal düzenlemelere, fiziksel rahatsızlıklardan psikolojik bozukluklara kadar hayatın tüm alanlarında yegane yetki ve otorite sahibi olarak kurduğu egemenlikle insan yaşamını denetlemeye çalışan "modern bilim"in ne olduğuna ilişkin yirminci yüzyıl boyunca yapılan tartışmalar ve düşünce akımlarıyla okuyucuyu tanıştırmak amacındadır. Bu kitapta, "iyi bir bilim adamı nasıl olunur" sorusuna cevap yok; ancak, böyle bir cevabın mümkün olup olmadığına ilişkin tartışmalar var. İnsanların niçin bilim yapmak zorunda olduklarına ilişkin argümanlar ve bilimsel bilginin üstünlüğünü anlatan öyküler de yok; çünkü kitabın amacı, bilim üzerine düşünmek isteyenlere bir çerçeve oluşturmak ve onları bu konuda üretilen düşüncelerle tanıştırmaktır.
(Tanıtım Bülteninden)
Yazacağım bu minik not bir incelemeden ziyade, ilgilisi için daha çok bir teşvik olarak görülebilir. Kitapta kuşkusuz dikkatimi en çok çeken adamlardan biri Derrida oldu. Dil ile ilgili çalışmalara ilgim vardı ve daha çok Wittgenstein akla gelirken Derrida’nın öne sürdüğü yapıbozumcu yaklaşım çok daha ilgimi çekti. Bu konu hakkında özet bir paragraf bırakmak istedim şuraya, ilgilisinin çok az olacağını tahmin ediyor olsam dahi:

“Kısacası yapıbozumculuk, metinlerin içindeki terimlerin, bir iktidar ilişkisi ile oluşan zıtlık çerçevesinde kurulduğunu ve anlamın bu zıtlığın sonucunda meydana geldiğini söylemektedir. Zıtlıkları ortadan kaldırmak, anlamı ortadan kaldırmak olacağı için; yapıbozumcu, zıtlığın taraflarının konumlarını değiştirerek metnin çözümlenmesini amaçlar. Böylece, mevcut metinde anlamın nasıl ve hangi kavramların merkez alınarak kurulduğunu görmemizi sağlar.”

Bu aslında Derrida’nın metnin donuk bir şekilde okuyucuyu beklemediği fikrinden ortaya çıkmış. Buraları okurken birçok kimsenin izlediğini düşündüğüm Her Çocuk Özeldir filmini hatırladım. Oradaki çocuğun harfleri tersten algılamasından dolayı çektiği okuma zorluğu anlatılırken, öğretmenine şu cevabı veriyordu: “ama öğretmenim harfler dans ediyor” Aynı şey burada da bu kadar masum olmamakla beraber var. Metin capcanlı karşımızda duruyormuş Derrida’ya göre ve “egemen kavram”larını bulduğunuzda metin çorap söküğü gibi açılıyormuş önünüzde.
Ömer DEMİR'in bu kitabı "bilim felsefesi"ne ilgi duyan herkesin rahatlıkla okuyabileceği bir kitap. Özellikle felsefe bölümlerinde okutulan sembolik mantık üzerine kurulu bilim felsefeleri anlatımından uzak ve daha anlaşılır bir dil kullanılmış. Alana ilgi duyan, başlangıç seviyesinde okumalar yapanlara tavsiyedir.
"Bu yüzden çağdaş dünyayı çevreleyen en gözde bilgilenme yolu ve modern insanın her şeyden çok güvendiği bilgi türü olan bilimin sorgulanması, o bilimin içinde yeşerdiği uygarlığın sorgulamasına girişmeden yapılamaz. Hiçbir uygarlık da o uygarlığın içinde kalınarak toptan sorgulanamaz. Çünkü uygarlık, onu sorgulama yönteminizden kavramsal şemalarınıza hatta tüm bilişsel ve anlamsal kategorilerinize nüfuz etmektedir.Onun için o bir uygarlıktır. Yapılacak her türlü sorgulama onun izni çerçevesinde kalmaya mahkum olacaktır."
Karl Popper’ın bilimsel metod eleştirisi;

1-Doğrulanabilirlik eleştirisi:

“Popper, doğrulanabilirliği, hem önermelerin mantıksal yapısı hem de bilimsel açıklamanın mantığı açısından eleştirir. Yanlış olduğu bilinen yapısal olarak olumlu bazı önermelerin, ilkece doğrulanabileceğini fakat yanlışlanamayacağına dikkat çeker. Örneğin “tepegöz insanlar vardır” önermesi yapısal olarak olumlu ve doğrulanabilir niteliktedir. Çünkü yapılacak muhtemel gözlemlerle, tepegöz insanlar bulunup da yargı doğrulanabilir. Fakat yaptığımız gözlemler sonucunda tepegöz insanlar bulamayışımız , mantıksal olarak o önermenin yanlışlığını kanıtlamaz. Belki bizim ulaşamadığımız bir yerlerde tepegöz insanlar yaşamaktadır. Bu durumda doğrulanabilirlik eğer bilimselliğin ölçütü ise, en azından prensipte, doğrulanabilir bir yapıda olduğu için bu önermenin bilimsel önerme olarak kabul edilmesi gerekecektir.”

2-Tümevarım eleştirisi:

“Popper, pozitivist ve empiristlerin nerdeyse yegane bilimsel yöntem olarak sundukları tümevarımın, mantıksal olarak imkan değil imkansızlık içerdiğine dikkat çeker. “Bütün kuğular beyazdır” önermesini ele alalım. Milyonlarca beyaz kuğu görmüş olmamız, “bütün kuğular beyazdır” yargısına varmamızı zorunlu kılmaz. Çünkü bu, gözlem alanımızın dışında kalan bir yerlerde siyah bir kuğunun bulunmadığını mantıksal kesinlikle garantilemez. Fakat siyah bir kuğu bulunursa, bu genelleme yanlış olur. Yani bu cümle, mantıksal olarak doğrulanamaz ama yanlışlanabilir niteliktedir, bu yüzden de bilimsel bir önerme olabilir.”
Ömer Demir
Sayfa 59 - undefined

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bilim Felsefesi
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055790202
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sentez Yayıncılık
Bu kitap; hayvanlar aleminden bitkiler alemine ve oradan da genler dünyasına, diyetten çocuk bakımına, karı koca ilişkilerinden yasal ve anayasal düzenlemelere, fiziksel rahatsızlıklardan psikolojik bozukluklara kadar hayatın tüm alanlarında yegane yetki ve otorite sahibi olarak kurduğu egemenlikle insan yaşamını denetlemeye çalışan "modern bilim"in ne olduğuna ilişkin yirminci yüzyıl boyunca yapılan tartışmalar ve düşünce akımlarıyla okuyucuyu tanıştırmak amacındadır. Bu kitapta, "iyi bir bilim adamı nasıl olunur" sorusuna cevap yok; ancak, böyle bir cevabın mümkün olup olmadığına ilişkin tartışmalar var. İnsanların niçin bilim yapmak zorunda olduklarına ilişkin argümanlar ve bilimsel bilginin üstünlüğünü anlatan öyküler de yok; çünkü kitabın amacı, bilim üzerine düşünmek isteyenlere bir çerçeve oluşturmak ve onları bu konuda üretilen düşüncelerle tanıştırmaktır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 17 okur

  • Rahile
  • Nazlı Atmaca
  • Fatma ŞAHİN
  • İdil
  • Nejdet PARAN
  • İsmet
  • Betül Yıldız
  • leylâ
  • Black Magic
  • Dilan atış

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%50 (2)
7
%0
6
%0
5
%25 (1)
4
%0
3
%25 (1)
2
%0
1
%0