#okudumbitti #kitapyorumu
Herkese merhaba,yine bir yorumla beraberiz.
Adı gibi her yere ışık saçan Güneş,annesinin ışığı ama babasının tahammül edemediği gencecik bir kızdır.Adanalı bir çiftçi ailenin tek çocuğudur.Annesinin ve babasının ölümünden sonra avukatı Ali Bey tarafından,gizlice İstanbul'a gönderilir.Ali Bey'in yeğeni Süreyya ve eşi Oktay tarafından havaalanında karşılanır.Onun için ayarladıkları eve giderler ve artık Güneş'i zorlu bir hayat bekliyordur.Ta ki üst kat komşusu Ulaş ile tanışana kadar...
Babası Güneş'e neden tahammül edemiyordu?
Annesi ile arasında nasıl bir bağ vardı?
Avukat Güneş'i gizlice neden İstanbul'a gönderdi?
Güneş kim veya kimlerden neden kaçıyor?
Güneş aslında kim?
Süreyya ve Oktay Güneş'e niçin yardım ediyorlar?
Ulaş ile nasıl tanıştı?
Ulaş'ın mesleği ne?
Güneş'in geçmişindeki gizem ne?
Güneş gerçeklerle nasıl yüzleşecek?
Güneş'i bekleyen kötü sürpriz ne?
Ulaş ve Güneş'i nasıl bir hayat bekliyor?
Konusu itibariyle hoşuma gitti diyebilirim.12 Eylül darbesinde yaşanan bir olay ve sonrasında şekillenen hayatlar...Genç bir kızın yaşadıkları...Güneş aslında gerçek adı Pınar,zor bir hayatı olmuş.Yaşadığı çevre,gördüğü muamele,insanların bakış açıları ve tabiki söylenen sözler...Açıkçası üzdü beni.Herkesin çevresinde de yok mu?"Aaaa ayıp,sus sen ne bilirsin,ben ne diyorsam o..."gibi buna benzer aklıma gelmeyen bir sürü sözler...Sindirme politikası uygulayan ebeveynler...İşte Pınar'da onlardan biriydi.Neyse ki İstanbul'a kaçışı, (tabi bir de o bölüm var ki hepten içler acısı)karşısına Ulaş'ın çıkması...Ah gel de kadere inanma.Çok güzel sevdiler birbirlerini.(Gerçi orası çok hızlı oldu ama)Ulaş'ın hayatını okuyunca da üzülmedim değil.Mesleği gereği gördükleri,yaşadıkları...Süreyya ve Oktay çılgın ikili...Seni yenge seni...Aslında yaşadığımız