Bir Gün benim için bir aşk hikâyesi değil sadece.
Zamanın insanla ne yaptığını anlatan bir yüzleşme metni.
Bu kitabı okurken şunu hissettim:
Bazı insanlar hayatımıza yanlış zamanda girmez,
biz sadece onların kalacağı zamanı yanlış hesaplarız.
Emma’yı okurken kendimi gördüm.
Bekleyen, düşünen, kendinden ödün vermeden sevilmeyi isteyen bir kadın.
Dexter ise hayatın rüzgârına kapılıp savrulan,
elindekinin kıymetini hep biraz geç anlayan herkes gibiydi.
En acı olan ne biliyor musun?
Aşkın bitmesi değil.
Aşkın devam etmesine rağmen iki insanın aynı yerde buluşamaması.
Bu kitap bana şunu söyledi:
“Sevmek yetmiyor. Zamanında sevmek gerekiyor.”
Ve bazı hikâyeler mutlu bitmez çünkü hayat,
herkese aynı takvimi vermez.