Bogoshipda #okudumbitti
#qotd Zamanda yolculuk içeren eserleri sever misiniz?
“Artık susma zamanı...”
Kim ister bir gecede annesinden, evinden, ülkesinden kopmayı?
Ne acıtır insanın kalbini kim bilir...
Kore Savaşı’yla başladı her şey. Savaşta annesini kaybeden Nil Sora, yıllar sonra Kore’ye dönmek için bir gemi yolculuğuna çıkar. Geminin kaptanı, Antik Mısır’da yaşayan bir zaman yolcusudur.
Zamanda yolculuk yapabilen Kaptan Mathew’in gemisi Antik Mısır’dan Joseon Krallığı’na kadar uzanırken ardında karşılık bulmayan bir aşk ve inanılması güç olaylar bırakacaktır.
#kitapalıntıları
“Nasıl merak etmem seni, kalbimin yarısı sensin!”
#kitapyorumu
Uzun zamandır Kore dizilerini ve mangalarını çok seviyorum. Masum ve saygılı ilişkilerine gıpta duyduğum bir kültürleri var. Türk bir yazarın bir Kore hikayesi yazdığını görünce çok ilgimi çekti ve merakla hemen alıp okudum.
Kitaba konusunu okumadan başlamıştım ve iyi ki öyle yapmışım çünkü bu şekilde yazar beni çok şaşırttı. Eserimiz annesinin ölümü sonrası babasıyla Türkiye’ye dönen ve burada eğitimini tamamlayan Nil Sora’nın yıllar sonra babasıyla Kore’ye dönmek için bindikleri gemi yolculuğu ile başlıyor.
Yolculuk mısırlı kaptan Mathew ile tanıştıktan sonra tamamen farklı bir noktaya evriliyor. Kaptanımız zamanda yolculuk yapabilen biri ve Nil Sora’yı da yanında sürüklüyor…
Çok şey anlatmak istiyorum ama kitaba dair merak duygunuzu da öldürmek istemiyorum. Tatlı bir aşk, farklı kültürler, geçmiş ve gelecek arasında Mathew.
Film tadında bir eserdi doğrusu. Sonu hiç ummadığım şekilde bitse de bence mutlaka okunmalı.
Yazarın kalemini çok sevdim. Akıcı, merak duygusunu son ana kadar sürdüren keyifli bir eserdi. Kesinlikle tavsiye ederim!