Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 49 dk.
Sayfa Sayısı:
205
Basım Tarihi:
1965
Yayınevi:
Nil Yayınevi
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·205 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Bozgun Aleksey Tolstoy Roman, 1917-1919 yılları arasında savaşın ve Rus ihtilalinin insanların hayatını nasıl baştan başa değiştirdiğini; kendi vatanlarından kopmak zorunda bırakılıp, başka ülkelere sürgün edilişlerini anlatıyor. Kendi halinde yaşayan Simon İvanoviç Nevzorof, Petersburg'da bir nakliyat şirketinde sıradan memurdur. Orta boylu, dar göğüslü, yüzü sevimli bir adamdır. Birgün yaşlı bir çingene kadın falına bakar ve ona: ''Macerelarla dolu günlerin onu beklediğini, gelecekte büyük ün kazanacağını, çok zengin olacağını,'' söyler. Nevzarof, falcı kadının kehanetine inanır ve eşref saatinin yakında geleceğini düşünür. Yalnız, derbeder bir yaşam süren Nevzarof, Rus ihtilalinden sonra rüzgarın estiği bir yaprak gibi, kasırgaların önünde savrulan bir yaşamın içinde kendini bulur. Bir sürü maceraya atılır. Başka ülkelere gider. Kendi vatanında bir parya, yabancı memleketlerde ise kendisini kimsesiz hisseder. Yolu İstanbul'a kadar düşen Nevzarof, her ne olursa olsun hayata kalabilmek için çırpınacak ve onun en çetrefili yollarından geçecektir... Roman, savaş ve ihtilalerin gerçek yüzünü farklı bir bakış açısıyla ele alıyor. Tarihsel olayları ve maceraları sevenlerin keyifle okuyabileceği güzel bir kitap...
Edebiyat & Roman
BozgunAleksey Tolstoy · Nil Yayınevi · 19659 okunma
6/10
·205 syf.··
2023 113. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2023 21:57
Simon İvanovic Nevzorof Petersburg ' da nakliyat şirketlerinin birinde küçük bir memurdur.Orta boylu,dar göğüslu, buruşuk alınlı bir kişidir.İsleri tıkırında,hafta sonları meyhaneye giden, hayatı düzenli olan bir insanken bir antikaciyi soymasiyla birlikte inanilmaz maceralara atılır.Donemin çarlık yönetiminde geçen bu hikaye zaman zaman komik boyutlara da ulaş sa da sıradan bir kitaptı okunmasa da olur cinsinden.
BozgunAleksey Tolstoy · Nil Yayınevi · 19659 okunma

Yazar Hakkında

Aleksey TolstoyYazar · 12 kitap
Babası kont Nikolay Aleksandroviç Tolstoydur (1849-1890). Annesi Aleksandra Leontyevna Turgenyeva (1854-1906), dekabrist Nikolay Turgenyev’in yeğenidir. Soylu bir aileden gelen Aleksey Tolstoy, Lev Tolstoy’un da uzaktan akrabasıdır. İlk öğrenimini evde özel öğretmen rehberliğinde tamamlamıştır. 1897 yılında Tolstoy’un ailesi geleceğin yazarının gerçek bir lise eğitimi alacağı Samara’ya taşınır. 1901 yılında liseden mezun olduktan sonra, öğrenimine devam etmek için Peterburg’a gider. Teknoloji Enstitü’sünün makine mühendisliği bölümüne girer. Bu yıllarda Nekrasov ve Nadson’dan öykünerek ilk şiirlerini yazar. 1907’de diplomasını almasına kısa bir süre kala, kendini edebî çalışmalara adamaya karar verir ve enstitüyü bırakır. “Mavi Nehirler Arkasında” eseri Rus folklörüyle tanışmasının bir sonucudur. Bu dönemde ilk düzyazı tecrübesini gerçekleştirmiştir “Saksağan Masalları”. Tolstoy’un sanatının ilk yıllarında, bu yıllarda arkadaşı olan Voloşin’in etkisi görülür. 1909 yılında ilk öyküsü olan sonraki yllarda “Volga boyunda” adlı derlemesine giren “Turenev’de Bir Hafta” eserini yazar. Daha sonra iki romanı “Tuhaf Adamlar” ve “Topal Ağa” eserlerini yazar. Tolstoy’un eserleri, kuşkusuz büyük ve güçlü bir yazar olarak gördüğü Maksim Gorki’nin dikkatini çeker. Birinci Dünya savaşı Tolstoy’un planlarını değiştirdi.Savaş muhabiri olarak cephede bulunur, daha sonra İngiltere ve Fransa’ya gider. Savaş hakkında bir dizi deneme ve makale yazar (hikayeleri: “Dağda”.1915; “Su Altında”; “Hoş Hanım”,1916). Savaş yıllarında dramaturjiye ve komediye “Şeytan” ve “Şekerim” yönelir. Şubat devrimi olayalrı onun ilgisini tarihle ve Petro dönemiyle ilgilenmesine teşvik eden Rus devletinin Problemlerine çeker. Uzun süre zamanını dönemin asıl olayı olan I. Petro ve kuşatmalarına ışık tutmak için çabalayarak arşivler üzerinde çalışmakla geçirir. Tolstoy Ekim Devrimini düşmanca kabul eder. Çalışmaya devam eder -1918’de onun yaratıcılığında tarihi konu ortaya çıkar (hikayeleri “Sanrı”, “Petro’nun Günü”)-. 1918 yılının sonbaharında ailesiyle Odessa’ya gider, oradan da Paris’e... Mülteci olmuştur. Ailesi hakkında bu dönemde Tolstoy daha sonra şunları yazar: "Göç sırasında hayat benim hayatımın en zor dönemiydi. Orada anladım ki vatanından ayrı bir çift insan olmak kimseye gerekli değil…" 1920 yılında “Nikitina’nın Çocukluğu” öyküsünü yazar. 1921 yılında Berlin’e göç eder ve Arefe grubuna( Sovyet hükümetiyle yapılan savaştan sonra ortaya çıkan, Rus göçmenlerinin, entellektüellerinin toplumsal politik hareketi girer. Bunun sonucunda eski arkadaşları Tolstoy’a yüz çevirirler. 1922’de Berlin’e gelen Gorkiy Tolstoyla dostça ilişkiler kurar. Berlin döneminde “Aelita” romanını, “Kara Cuma” ve “Yatak Altında Bulunan El yazması” hikayelerini yazar. 1923 yılında Tolstoy Sovyet Rusyasına geri döner. Dönüşünden sonra yazdığı eserlerin başında üçlemesi “Azap Yolu” (“Kız Kardeşler”, “Yıl 1918”, 1927-28; “Kederli Sabah”. 1940-41) eserini yazar. Trilojisi yani bu üçlemesi teme olarak “Ekmek” (1937) öyküsünü andırmaktadır. 1925 -1927 yıllarında bilim kurgu romanı “Mühendis Garin’in Hiperboloidi’ni yazar. Tarihsel romanı “Birinci Petro” (1929-1947 tamamlayamamıştır) Sovyet edebiyatında acımasız ve güçlü reform iktidarının savunuculuğunu üstlenen türün en önemli örneği sayılabilir. Tolstoy’un öyküsü “Aelita” (1922-1923) ve romanı “Mühendis Garin’in Hiperboloid’i (1925-1927) Sovyet bilim kurgu klasiklerindendir. Diğer eserleri arasında “Rus Karakteri” (1944), drama eseri-Çar rejimi hakkında fikir ayrımını anlatan “İmparatoriçe’nin Büyüsü” (1925) eserleri bulunmaktadır. Yazarın misafir evinde ilginç, yetenekli, insanlar-yazarlar, aktörler, müzisyenler toplanırdı. Tolstoy 16 yıl üzerinde çalıştığı fakat tamamlayamadığı tarihi romanı “Birinci Petro” eseri ile büyük başarıya ulaşmıştır. İç savaş sırasında sık sık denemeler, makaleler, kahramanları şavaşın zor tecrübelerini yaşamış sıradan insanlardan oluşan hikayeler yazıyordu. Savaş yıllarında drama eseri “Korkunç İvan’ı” yazar (1941-1943). Ağır hastalığı yazarın zafer günlerine kadar yaşamasına müsaade etmez ve Tolstoy 23 Şubat 1945’te Moskova’da ölür.