Ayrıldıktan sonra işte ilk kez karşı karşıyaydılar. Bir şeyler söylemeye çalışıyordu ona kadın. Ama prens bir şey söylemeden bakıyordu onun yüzüne. Kalbi dopdoluydu, acıyla sızlıyordu. Ah, daha sonra prens hiç unutmayacaktı bu karşılaşmayı, hatırladıkça da aynı sızıyı hissedecekti kalbinde.
Aslında, sözgelimi, insanın zengin, iyi bir aileden gelmesi, hoş görünümlü, eğitimli, akıllı, hatta iyi niyetli olması, ama öte yandan hiçbir yeteneğinin, hiçbir özelliğinin, hatta hiçbir tuhaflığının, kendine özgü tek bir fikrinin olmaması, yani kesinlikle "herkes gibi" olmasından daha sıkıcı bir şey düşünülemez.
Sayfa 585 - Türkiye İş Bankası Ve Kültür Yayınları·Kitabı okudu