Buhranlı Geceler, 1933 yılında orijinal adıyla The Progress of Julius (daha sonra sadece Julius olmuş), Daphne du Maurier tarafından yazılmış bir roman. Güncel basımı olmamakla birlikte 1949 yılında Türkçe olarak basılmış. TDK tarafından o zamandan bugüne yazımı değişen çokça kelime olsa da çeviri neredeyse günümüzden daha Türkçeydi.
Buhranlı Geceler'de öykümüz 1860 yılında Fransa'da Yahudi bir baba ve Hristiyan bir anneden dünyaya gelen Jules Levy'nin doğumundan ölümüne yaşamını takip ediyor. Jules nispeten varlıklı bir ailede babası, annesi ve annesinin babasıyla yaşarken çıkan Fransa-Prusya savaşı dolayısıyla kötü bir kadere ve Paris'te mülteci olmaya sürüklenir. Kaderi onu ne kadar perişanlığa sürüklese de Jules büyükbabasının bir nasihatini asla unutmaz: 'Hiç yoktan bir şey, hiç yoktan bir şey.' Bu hırsın romanında Jules'u ölümüne kadar takip etmek kolay bir okuma deneyimi değildi. Jules acımasız (daha doğrusu duygusuz) ve olabildiğince narsist biridir. Kendisinden daha önemli tek şeyse paradır. Jules'un çevresindeki insanları, Jules'un aldığı kararlar çerçevesinde geçirdikleri hayatları okumak zordu. Ayrıca Jules çalışmaktan ve kazanmaktan asla yorulmasa da onun adına ben yoruldum. Hikayenin sonunu ne kadar tahmin etsem de gene de çarpıcıydı.
Maurier'in daha önce iki kitabını okumuştum: Rebecca ve Jamaika Hanı. İki kitap da kırsalda geçen ve gizem unsuru barındıran kitaplardı. Dolayısıyla Fransa, Cezayir ve İngiltere'de kalabalık şehirlerde hırsı takip ettiğimiz bu kitapta sanki başka bir yazarı okuyor gibi hissettim ama Maurier'in dili gene akıcı ve konusu dışında keyifliydi.
Julius, benim için beğendiğim ve alışık olduğumun dışında bir deneyimdi ama mutlaka okunmalı diyemem. İlginizi çekerse sahaflarda bulabilirsiniz.
Spoiler***
İçimde kalmasın diye