Adı:
Çalıntı Kıtalar
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
544
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944989916
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Stolen Continents
Çeviri:
R. Şen Süer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Versus Kitap Yayınları
Tüfek, Mikrop ve Çelik'le geldiler...
İstila ettiler, sömürgeleştirdiler ve yok ettiler...

Tarihi hep kazananlar mı yazar?
Ronald Wright'dan Uluslararası Bestseller olmuş bir karşı anlatı...

"Amerikan yerlilerinin Avrupa'yı nasıl 'keşfettiğini' bilmek ister misiniz? Bu kitabı okuyun."
-Eduardo Galeano-

Bir uluslararası bestseller olan Çalıntı Kıtalar beyaz adamın resmi anlatısına karşı bir karşı tarih. Bu etkileyici kitabında Ronald Wright beş büyük Amerikan uygarlığının -Aztek, Maya, İnka, Çeroki, İrokua- Avrupalılar tarafından nasıl istila edildiğini, sömürgeleştirildiğini, yok edildiğini ve beş yüz yıl sonra hala nasıl inatla hayatta kalmaya devam ettiklerini onların kelimelerine ve aktarımlarına da yer vererek hikâyeleştiriyor.

Beyazlar sadece tek taraflı anlattılar. Kendilerini memnun etmek için anlattılar. Çoğu doğru olmayan şeyler anlattılar. Yalnızca kendi en iyi işlerini, yalnızca yerlilerin en kötü işlerini anlattı beyaz adam.
-Sarı Kurt, Nez Percé, 1877-

Halkımızın tarihinin anlatılması gerekir. Geçmişte olanları doğru sunmalıyız ki, gelecekte bunlarla başa çıkabilelim ...Son 500 yılda olanlar hoşuma gitmiyor. Bu konuda yapabileceğimiz fazla bir şey yok. Ama bundan sonraki 500 yılda ne yapacağız? Bundan sonraki on yılda ne yapacağız?
-Georges Erasmus, Dene, 1990-
500 yıl önce tarihi kayıtlara 1492 olarak işlenmiş olan Amerika keşfinin, nasıl adım adım gerçekleştiğini ve günümüzde yerlilerin mücadelesini anlatan kitap..

Bu kitapla birlikte zihnimde kalan birkaç noktadan biri, Amerika'nın Avrupa tarafından fethi sırasında, teknoloji olarak geri kalmış olsa da, yüksek demokrasi örneği bir yönetim tarzı benimsemiş olmasıdır.

Birkaç noktada dikkatimi çeken şey ise Hristiyanlık dini Amerikan yerlilerine dayatılırken, yerli önder, şeflerinin, kendi farklılıklarıyla birlikte tanrının isteğiyle geçekleştiği, yani yok edilesi bir şey olmadığı düşüncesiydi. Bu kısımda Kur'andan bir ayet aklıma geliyor. ( Sizin dininiz size benim dinim bana)

Diğer bir nokta ise Hristiyanlık adı altında yerliler dinsiz olarak adlandırılıp soykırıma tabi tutulmuş olmalarıdır. Tabi fetih sırasında, insanlık onuruna yakışmayan işkenceler gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte Amerikan filmlerinde, vahşi olarak gösterilen kısım genelde yerliler olmuştur. Ve son olarak Maya'ların yakılan geçmişe, geleceğe ışık tutacak değerli kitapları..

Bugünün Avrupa'sının geçmişinde bir kara leke daha..
Her gün banyo yapan Aztekler, özellikle pis olan Avrupalılarla karşılaştıklarında burunlarına çiçek tutmanın iyi bir fikir olduğunu gördüler.
Cuauhtemoc ve generalleri bir tekneden son kez direnmeye çalıştı ama onlar da esir alındı. Üç ev yılında bir yılan gününde oldu bunlar, yani 13 Ağustos 1521 de

Yeis taşıyor
Thatelolco'da ırmak gibi akıyor gözyaşları
Meksikalılar suyun üzerinden çekip gittiler
Nereye gideceğiz? Ah dostlar !
Artık Meksika şehrini bırakıyorlar
Duman yükseliyor, sis yayılıyor
Ağlayın dostlarım
Bilin ki bu felaketlerle
Meksika yurdumuzu kaybettik.
Mayaların sanat, yazı, mimari, astronomi ve matematikteki başarıları antik Mısır ya da Klasik Avrupa'nınkilerle yarışıyordu. Matematikçileri sıfır kavramını ve konumsal rakamları Yunan ve Roma'nın yapamadığı keşifler- bulmuş ve bunu zihinsel araçlarla, milyonlarca, hatta milyarlarca yıllık zamanı tam olarak ölçebilen bir takvim tasarlamışlardı.

Güneş yılını Avrupalıların 1582'ye kadar kullandığı Jülyen takviminden daha kesin olarak ölçmelerini olanaklı kıldı.

Venüs'ün sinodik dönemine dair yaptıkları olağanüstü hesap yalnızca yılda on dört saniye şaşıyordu.

Mayaların bize öğretebileceği çok şey vardı, ama on altıncı yüzyılda okunabilecek binlerce antik kitaptan yalnızca üç tanesi ispanyolların şenlik ateşlerinden kurtulabildi. Bu kitaplardan birinde Venüs ve öteki gezegenlerle ilgili şaşırtıcı astronomik veriler var. Neyin yok olup gittiğini kim bilebilir.
Son günler, 1520 lerde Tlatelolco'da yazılan bir ağıtla anılır. Fetihle ilgili Nahuatl dilindeki ilk yazılardan biri olan bu ağıt savaşın büyük literatürüne dahildir.

Yollarda kırık mızraklar yatıyor..
Çatıları yok evlerin,
Kanla kırmızı rengi duvarların
Sinekler kaynaşıyor sokaklarda ve meydanlarda
Kale duvarlarına beyin parçaları saçılmış
Sular kızıla dönmüş, boyanmış gibi
İçildiği zaman kanın tuzlu tadı geliyor ağıza...
Kalkanlarlaydı savunmamız
Ama kalkanlar saklayamaz perişanlığımızı
Neler yedik... Kerpiç parçaları
Kertenkeleler ve fareler
Toza dönmüş toprak, hatta hatta kurtçuklar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çalıntı Kıtalar
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
544
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944989916
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Stolen Continents
Çeviri:
R. Şen Süer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Versus Kitap Yayınları
Tüfek, Mikrop ve Çelik'le geldiler...
İstila ettiler, sömürgeleştirdiler ve yok ettiler...

Tarihi hep kazananlar mı yazar?
Ronald Wright'dan Uluslararası Bestseller olmuş bir karşı anlatı...

"Amerikan yerlilerinin Avrupa'yı nasıl 'keşfettiğini' bilmek ister misiniz? Bu kitabı okuyun."
-Eduardo Galeano-

Bir uluslararası bestseller olan Çalıntı Kıtalar beyaz adamın resmi anlatısına karşı bir karşı tarih. Bu etkileyici kitabında Ronald Wright beş büyük Amerikan uygarlığının -Aztek, Maya, İnka, Çeroki, İrokua- Avrupalılar tarafından nasıl istila edildiğini, sömürgeleştirildiğini, yok edildiğini ve beş yüz yıl sonra hala nasıl inatla hayatta kalmaya devam ettiklerini onların kelimelerine ve aktarımlarına da yer vererek hikâyeleştiriyor.

Beyazlar sadece tek taraflı anlattılar. Kendilerini memnun etmek için anlattılar. Çoğu doğru olmayan şeyler anlattılar. Yalnızca kendi en iyi işlerini, yalnızca yerlilerin en kötü işlerini anlattı beyaz adam.
-Sarı Kurt, Nez Percé, 1877-

Halkımızın tarihinin anlatılması gerekir. Geçmişte olanları doğru sunmalıyız ki, gelecekte bunlarla başa çıkabilelim ...Son 500 yılda olanlar hoşuma gitmiyor. Bu konuda yapabileceğimiz fazla bir şey yok. Ama bundan sonraki 500 yılda ne yapacağız? Bundan sonraki on yılda ne yapacağız?
-Georges Erasmus, Dene, 1990-

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Kepilleus
  • Kaan Ö.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0