Ela Gözlü Pars

Celile

Osman Balcıgil

Puan

8.610 üzerinden
1.965 kişi
Ela gözlü pars Celile..
9/10
·416 syf.·
2025 143. kitabı
Her zaman kitap seçimimde gözlemlediğim bir merak ve dikkat konusu vardır; Kitabın isminin konusu ile alakasının uzaklık ve yakınlık meselesi. Yalnız Celile'nin hayatını ve başına gelenleri okuyacağımı zannederken -ki zaten bir nevi öyleydi - tamamen etrafında olanları da aslında okumuyordum. Tarih - siyaset - aile üçlüsünü adeta bir tepside sunan Osman Balcıgil mükemmel bir roman ortaya çıkarmıştır fikrimce. Hikâye, Nazım’ın annesinin hayatını konu alan ‘Ela Gözlü Pars Celile'den, onun hayatından, Nâzım Hikmet'le olan ilişkisinden, kendi sanatsal kimliğini ve de Osmanlı’nın çöküşünü, devletin önde gelen paşalarının izlenimlerini, Meşrutiyeti, İttihat ve Terakki’yi, Balkan Harbini, 1.Dünya Savaşını ve Milli mücadeleden anlatır diyemem, bizzat insan iliklerine kadar hissediyor.. İki ayrı dönem aynı anda işleniyor, yani şimdiki zaman ve geçmişin ustaca işlenmiş ve hikâyenin başladığı noktada Nazım’ı açlık grevinden kurtarmak için Celile hanımın planlamak üzere olduğu bir protesto gösterisinin hazırlıklarını anlatırken, birden Celile hanımın Nazım’a hamile olduğu döneme dönüyorsunuz yani tarihler 1902’yi gösteriyor ve Nazım’ın doğumuna sayılı günler var. Ve Nazım Hikmet Ran'ın Feryad -ı Vatan şiiri en çok beğendiklerim arasında oldu diyebilirim; • Sisli bir sabahtı henüz, Etrafı bürümüştü bir duman, Uzaktan geldi bir ses ah aman aman! Sen bu feryad-ı vatanı dinle işit, Dinle de vicdanına öyle hükmet, Vatanın parçalanmış bağrı, Bekliyor senden ümit. s. 166 İnce detaylarıyla insanı büyüleyen romanda dönemin yeni yeni filizlenen genç şairlerinden olan Yahya Kemal’de yer alıyor. En çok beğendiğim şiirlerinden; • Yollarda kalan gözlerimin nurunu yordum, Kimdir o, nasıldır diye rüzgârlara sordum, Hülyaını tutan bir büyü var onda diyordum, Gördüm: Dişi bir parsın ela gözleri vardı.
Düşünce
CelileOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20166,8bin okunma
9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2021 00:00
Nazım Hikmet'in annesi Celile hanımın hikayesi anlatılıyor akıcı ve bilgi dolu bir kitap Yahya Kemal'in aşkı... Nazım, gençlik yıllarında hocası Yahya Kemal'i evlerinde sık sık görmeye başlayınca cebine şu notu iliştiriyor; Hocam olarak girdiğiniz bu evden babam olarak çıkamayacaksınız.
CelileOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20166,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Celile Hanım'ın vasfı ne ki?
7/10
·416 syf.·
2024 62. kitabı
Gözlerim yaşlı bitirdim. Son sayfalar oldukça duyguluydu. 50 yıllık bir zaman dilimi içerisinde gerçekleşen olayları anlatıyor kitap. Osmanlının Yıkılma dönemi ve Nazım Hikmet'in uzun süren hapishane macerasının son bulma dönemi arasında diyeyim. Bu iki dönem arasında gerçekleşen siyasi olaylar ve sanat cemiyetinin bu olaylara yaklaşımlarını, daha doğrusu tutumlarını okudum bol bol. Çok akıcı, zaman dilimini çok hüzünlü bir şekilde veren, yaşanan olayları bizzat olayın içindeymişçesine okura aktaran bir kitap. Keyifle okudum gerçekten. Bunların dışında şu var ki; Bu Celile Hanım hangi sıfatla kitaplaştırıldı? Yani kitap ve aktarım iyi eyvallah ama Celile'nin hiçbir vasfı yok. Kitap boyunca da olmadı. Ta ki Nazım Hikmet'in sorun yaşayacak yaşa gelip, annesi olarak bir takım telkinlerde bulunana dek. Tabi sona doğru da oğlu için birkaç mesele yapmış olması. Bu kadar. Bir anne olarak tabi ki bir değeri vardır ama kalkıp da kitabı yazılacak ve arka kapakta dayayıp döşenecek kadar ne sanata ne halka ne ülkesine ne ırkına mal olmuş bir insan okudum açıkçası. Yazar Celile'yi perde önünde tutarak döneme ait fikir ve görüşlerini dayatıyor okura zannımca. Oldukça da yanlı bir yaklaşımla hem de. Az da olsa biraz objektiflik beklerdim. Neyse mesele o değil tabi. Mesele gerçekten hiçbir faydası olmamış bir tarihi karakteri böyle allayıp pullama gayesinin gereksizliği. Bir de bu Celile'nin yaptığı iyi de olsa kötü de olsa her işi biz sanki dünyanın en mükemmel kişisi yapmış diye okuyoruz sjjsjs yasak aşk yaşar biz "Ela gözlü pars'ın muhteşem aşkı" diye okuruz. Hayır ne diye bunca luzumsuz övgü? Bu arada Nazım Hikmet kısımları harikaydı. Şairin biyografisini okumak istiyorum ha bir de şu Yahya Kemal Beyatlı ne korkak ne pis bir adammış puh be
1000Kitap
CelileOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20166,8bin okunma
8/10
·416 syf.·
2026 6. kitabı
Roman, Osmanlı’nın son yılları ile Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde yaşayan Celile Hanım’ın sanata, aşka ve özgürlüğe tutunan güçlü karakterini anlatır. Celile Hanım, iyi eğitim almış, sanatla iç içe yaşayan ve Osmanlı’nın ilk kadın nü ressamlarından biri olarak bilinen cesur bir kadındır. Döneminin kalıplarına uymayan, özgür ruhlu bir karakterdir. Genç yaşta diplomat Hikmet Bey ile evlenir ve bu evlilikten oğlu Nazım Hikmet doğar. Ancak evliliği zamanla mutsuz bir hale gelir ve sonunda ayrılırlar. Celile Hanım’ın hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri, şair Yahya Kemal ile yaşadığı büyük aşktır. Bu ilişki toplumun baskısı ve Yahya Kemal’in kararsızlığı nedeniyle acı bir şekilde sona erer. Celile Hanım bu aşkın hayal kırıklığını uzun süre taşır. Romanın bir diğer güçlü yönü, Celile Hanım’ın oğlu Nazım Hikmet için verdiği mücadeledir. Nazım Hikmet siyasi nedenlerle hapse atıldığında, Celile Hanım oğlunu kurtarmak için büyük bir mücadele verir. Hatta onun serbest bırakılması için açlık grevine kadar giden bir direniş gösterir.
1000Kitap
CelileOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20166,8bin okunma
Aşkın Cesaret İsteyip Korkaklıkla Kaybedildiği Bir Hayat
8/10
·416 syf.··
2026 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 19:57
Celile , Osman Balcıgil’in biyografik roman türündeki ustalığını bir kez daha kanıtlayan eserlerden biri. Yazar, tarihsel kişilikleri kuru bir biyografi diliyle anlatmak yerine, onları yaşayan, hisseden, kırılan ve seven insanlar hâline getirerek okurun zihninde ete kemiğe büründürüyor. Bu romanda da yalnızca bir hayat hikâyesi okumuyoruz; aynı zamanda bir dönemin ruhunu, sanat çevresini, aşk anlayışını ve kadının toplumdaki yerini hissediyoruz. Balcıgil’in en büyük başarısı, gerçek bir hayatı anlatırken bunu neredeyse kurgu tadında, akıcı ve duygusal bir derinlikle sunabilmesi. Okur, sayfalar ilerledikçe “gerçek mi, roman mı?” sorusunu sormayı bırakıyor; çünkü anlatılan hayatın içine çekiliyor. Romanın merkezinde yer alan Celile Hanım, yalnızca büyük bir şairin annesi değil; aynı zamanda kendi başına var olabilmiş, sanatla ayakta durmuş, duygularını saklamayan güçlü bir kadın olarak karşımıza çıkıyor. Ressam kimliğiyle hayatını kazanması, dönemin şartları düşünüldüğünde başlı başına bir direniş. Onun hikâyesi, yalnızca bir aşkın ya da bir annenin hikâyesi değil; aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde kadının kendini var etme mücadelesinin de bir yansıması. Kitap boyunca Celile Hanım’ın nahifliği, zarafeti ve iç dünyasındaki kırılganlık ile güçlü duruşu arasındaki denge okuru etkiliyor. Eserin en çarpıcı yönlerinden biri ise Celile Hanım ile Yahya Kemal Beyatlı arasındaki ilişki. Bu aşk, yalnızca iki insanın duygusal yakınlığı değil; aynı zamanda cesaret, tereddüt, fedakârlık ve kaçış üzerine kurulmuş bir hikâye. Yahya Kemal Beyatlı ’nın Celile Hanım’a duyduğu hayranlık ile gerçek bir sorumluluğa dönüşemeyen sevgisi arasındaki mesafe, romanın en dramatik katmanını oluşturuyor. Celile Hanım’ın “O beni sevmedi, benim ona olan aşkımı sevdi” düşüncesi, kitabın en sarsıcı duygusal
Biyografik Roman
CelileOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20166,8bin okunma