Cok heyecanli bir kitapti. Okumaya basladigim ilk andan itibaren sirri cozdum diyerek okumaya devam ettim ama inanilmaz derecede sasirtici bir sonla karsilastim. Gercekten surukleyici ve sirlarla dolu bir hikaye. Gerilim ve polisiye sevenlere dusunmeden onerebilecegim bir kitap...
CinnetCraig Larsen · Panama Yayıncılık · 2011207 okunma
Son derece sürükleyici bir gerilim olduğunu gururla söylemeliyim ki okuyunuz zira tarzın müdavimleri için kesinlikle gözardı edilemeyecek türde bir güzellikte. :))
CinnetCraig Larsen · Panama Yayıncılık · 2011207 okunma
Kitabın sonuna kadar bir türlü olayları hatırlayamayan karakterimiz, onun uğruna her şeyi yapabilecek güzel ve genç kızımız, bir türlü ne olduğu anlaşılamayan olaylar zinciri... Yazar ters köşe yapmaya çalışmış. Ama olmamış! Merak uyandıran bir kitap fakat gereksiz uzun ve sürekli geriye dönüp olayları hatırlamaya çalışma çabaları okuyucuyu sıkabilir. Okuyacağınız daha iyi kitaplar bulabilirsiniz.
CinnetCraig Larsen · Panama Yayıncılık · 2011207 okunma
Oncelikle yazarın farklı bir tarzı var. Poliseye /gerilim romanlarında pek rastlamadığım ortamı ve kişileri betimlemesi cinayetten daha fazla ayrıntılı aktarılıyor. Konusu guz3l gerçi ben ortalarına doğru sonucun ne olacağını tahmin etmiştim fakat bir karakter beni şaşırttı yinede. Yazarın anlatım tarzından dolayı bir romanını daha okuyacağım.Sizede keyifli okumalar dilerim.
CinnetCraig Larsen · Panama Yayıncılık · 2011207 okunma
"Gerçeklikle meşgul olmuyorum. Benim işim güvenilirlikle."
Cinnet
Merhabalar herkese... Craig Larsen'in mükemmel kaleminden Cinnet adlı kitabının kendimce incelemesiyle buradayım. Kitap ilk başlarda durağan ilerliyordu ve çok sıkılmıştım ve bırakmayı düşündüm fakat yarıda bırakmayı sevmediğim için devam ettim. İyiki de etmişim çünkü kendimi hiç beklemediğim bir heyecan, merak ve gerilim dalgasında buldum.
Kitabın konusu kısaca; Seattle'ın sisli sokaklarında 'Sokak Kasabı' olarak anılan bir seri katil kente dehşet saçmaktadır. Muhabir olan Nick Wilder ise işi gereği pek çok cinayet mahallinde bulunmuştur. Ama sıradaki kurban öz ağabeyi olunca olay kişisel hâle gelir. Nick katili bulmayı kafasına koyar fakat, olaylar zinciri onu yalanlarla örülü bir labirentin içine çeker. Derinlere indikçe kendini zekice kurgulanmış şeytani bir komplonun içinde bulur ve bu komployu çözmek göründüğü kadar kolay değildir.
Nick aynı zamanda hep ağabeyinin gölgesi altında kalarak büyümüştür. Çocuklukta beraber yaşadıkları travma Nick'i çok etkilemiş fakat zalim karakterli ağabeyi suskunluğu tercih etmiştir. Ağabey Sam hiç göründüğü gibi biri değildir. Yeni bir ilaç keşfeden ve sürekli denekler arayan vicdansız biridir aynı zamanda. ( Biyokimya alanında çalışıyor.) Nick'in bu olaylar sarmalında karşısına Sara adlı bir kız çıkar. Fakat Sara'da göründüğü gibi değildir. Nick'e aşık olmuş gibi davranır. Ona her başı sıkıştığında yardım eder. Adeta bir iyilik meleğidir, bir kanatları eksiktir. Nick'i bin bir türlü oyunlarla kandırır ve güzelliğini de kullanarak oyuna getirir. Hayatı karmakarışık olan baş kahramanımız bu güzellik meleğine gözü kapalı inanmak zorunda kalsa da bu keşmekeşte kime güveneceğini bilemez, zira kendi bile güvenilmezdir bu koşullarda. Ama çok üzüldüğüm