Çok Uzak Fazla Yakın

6,0/10  (1 Oy) · 
6 okunma  · 
2 beğeni  · 
470 gösterim
Adalet Ağaoğlu üst üste yazdığı oyunlarla altmışlı ve yetmişli yılların önde gelen tiyatro yazarı oldu. Oyun yazımına ara verdiği seksenli yıllarda roman, öykü dalında önemli yapıtlar verdi. Doksanlı yılarda yeniden tiyatroya dönmüş olması, kendi yazarını özleyen tiyatromuz için kazanç olmuştur.

Adalet Ağaoğlu’nun oyunlarının ortak özelliği, yapılarının sağlamlığıdır. Oyunlarının temaları, açık ve anlaşılır biçimde olay ve durumlara sindirilmiş, olayın gelişimi içinde olgunlaştırılarak seyirciye sunulmuştur. En deneysel çalışmasında bile düzen kaygısını elinden bırakmamıştır.
Prof. Sevda Şener
  • Baskı Tarihi:
    2004
  • Sayfa Sayısı:
    122
  • ISBN:
    9789754585933
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:

Çok Uzak Fazla Yakın Adalet Ağaoğlu’ndan okuduğum üçüncü kitaptı.
Kitabın türü tiyatro ve önceden okuduğum birkaç eseri saymazsak, tiyatro türünden okuduğum ilk eserlerden biri. Kitap iki bölümden oluşuyor ve anlatılan olaylar kitabın baş kahramanları olan Meltem ve Aydın’ın başından geçiyor. Olaylar çoğunlukla geçmiş zamana giderek anlatılıyor. Geçmiş zaman ile bugün arasında gidip gelen bir anlatım hakim.
Kitabı genel olarak beğendim. Sahnelenmeye uygun olup olmadığı konusunda bir yorum yapamayacağım ama eseri sahneye uyarlayacak kişi ben olsam oldukça zorlanırdım. Ekşi sözlükten aldığım bilgiye göre(ne kadar doğru bilmiyorum) bu eser daha önce sahnelenmiş.
Kitap Seksen Darbesi sonrasında dönemin aydınlarının içe kapanışını ve bireyselliğe yönelişini anlatıyor(Kitap hakkında yaptığım araştırmalardan edindiğim bir bilgidir). Kitapta aile ve toplum yapısına dair eleştiriler yer almaktadır.


***** Dikkat! Kitapla ilgili keyif kaçıran ayrıntılı bilgi içerir. *****


Kitapta yer alan aile ve toplum eleştirileri ataerkil düzene ve onun baskısına yöneliktir. Kitaptaki baba karakteri Ahmet bey sessiz sakin çekinik bir karakterdir(Burada ataerkil düzenin tam tersi temsil edilerek ataerkil düzen eleştirilmiştir). Anne Selma hanım ise baskın bir karakterdir. Hatta feminist olduğu bile söylenebilir. Bu durum Aydın, Meltem ve Selma hanımın karşılıklı konuştuğu bir sahneden anlaşılmaktadır:
Selma Hanım ve Ahmet Beyin beş tane çocukları vardır. Çocuklardan en büyüğü Metin yıllar önce yurtdışına gidip yerleşmiştir(Metin seksen döneminde yurtdışına giden aydınları temsil eder). Diğer kardeş Cemil hız tutkunu bir motorsikletçidir ve bir trafik kazasında ölür. En küçük kardeş Semih’in siyasi bir yönü vardır. Meltem tarafından çok sevilir. Onu da kaybederler. Kitap sonunda Ahmet bey, Selma Hanım, Cemil, Semih ölür. Sermet amcaları delirir, Meltem tarafından akıl hastanesine yatırılır. Kitabın büyük bir kısmında geçen olaylar ise annelerinin ölümünden sonra onun evinde karşılaşan Meltem ve Aydın'ın hesaplaşmalarıdır.
Kitapta Sermet Bey(Ahmet Bey’in kardeşi) zamanında Selma hanıma aşıktır. Bu yüzden Ahmet beyle karşılaştıklarında birbirlerini tanımıyormuş gibi davranırlar.