Çok Uzak Fazla Yakın

6,0/10  (1 Oy) · 
6 okunma  · 
2 beğeni  · 
442 gösterim
Adalet Ağaoğlu üst üste yazdığı oyunlarla altmışlı ve yetmişli yılların önde gelen tiyatro yazarı oldu. Oyun yazımına ara verdiği seksenli yıllarda roman, öykü dalında önemli yapıtlar verdi. Doksanlı yılarda yeniden tiyatroya dönmüş olması, kendi yazarını özleyen tiyatromuz için kazanç olmuştur.

Adalet Ağaoğlu’nun oyunlarının ortak özelliği, yapılarının sağlamlığıdır. Oyunlarının temaları, açık ve anlaşılır biçimde olay ve durumlara sindirilmiş, olayın gelişimi içinde olgunlaştırılarak seyirciye sunulmuştur. En deneysel çalışmasında bile düzen kaygısını elinden bırakmamıştır.
Prof. Sevda Şener
  • Baskı Tarihi:
    2004
  • Sayfa Sayısı:
    122
  • ISBN:
    9789754585933
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:

Çok Uzak Fazla Yakın Adalet Ağaoğlu’ndan okuduğum üçüncü kitaptı.
Kitabın türü tiyatro ve önceden okuduğum birkaç eseri saymazsak, tiyatro türünden okuduğum ilk eserlerden biri. Kitap iki bölümden oluşuyor ve anlatılan olaylar kitabın baş kahramanları olan Meltem ve Aydın’ın başından geçiyor. Olaylar çoğunlukla geçmiş zamana giderek anlatılıyor. Geçmiş zaman ile bugün arasında gidip gelen bir anlatım hakim.
Kitabı genel olarak beğendim. Sahnelenmeye uygun olup olmadığı konusunda bir yorum yapamayacağım ama eseri sahneye uyarlayacak kişi ben olsam oldukça zorlanırdım. Ekşi sözlükten aldığım bilgiye göre(ne kadar doğru bilmiyorum) bu eser daha önce sahnelenmiş.
Kitap Seksen Darbesi sonrasında dönemin aydınlarının içe kapanışını ve bireyselliğe yönelişini anlatıyor(Kitap hakkında yaptığım araştırmalardan edindiğim bir bilgidir). Kitapta aile ve toplum yapısına dair eleştiriler yer almaktadır.


***** Dikkat! Kitapla ilgili keyif kaçıran ayrıntılı bilgi içerir. *****


Kitapta yer alan aile ve toplum eleştirileri ataerkil düzene ve onun baskısına yöneliktir. Kitaptaki baba karakteri Ahmet bey sessiz sakin çekinik bir karakterdir(Burada ataerkil düzenin tam tersi temsil edilerek ataerkil düzen eleştirilmiştir). Anne Selma hanım ise baskın bir karakterdir. Hatta feminist olduğu bile söylenebilir. Bu durum Aydın, Meltem ve Selma hanımın karşılıklı konuştuğu bir sahneden anlaşılmaktadır:
Selma Hanım ve Ahmet Beyin beş tane çocukları vardır. Çocuklardan en büyüğü Metin yıllar önce yurtdışına gidip yerleşmiştir(Metin seksen döneminde yurtdışına giden aydınları temsil eder). Diğer kardeş Cemil hız tutkunu bir motorsikletçidir ve bir trafik kazasında ölür. En küçük kardeş Semih’in siyasi bir yönü vardır. Meltem tarafından çok sevilir. Onu da kaybederler. Kitap sonunda Ahmet bey, Selma Hanım, Cemil, Semih ölür. Sermet amcaları delirir, Meltem tarafından akıl hastanesine yatırılır. Kitabın büyük bir kısmında geçen olaylar ise annelerinin ölümünden sonra onun evinde karşılaşan Meltem ve Aydın'ın hesaplaşmalarıdır.
Kitapta Sermet Bey(Ahmet Bey’in kardeşi) zamanında Selma hanıma aşıktır. Bu yüzden Ahmet beyle karşılaştıklarında birbirlerini tanımıyormuş gibi davranırlar.

Kitaptan 29 Alıntı

Beni kollarmış gibi toplumda kendi saygınlığını korumak istemişsen, ödediğin faturalar benim faturalarım olamaz.

Çok Uzak Fazla Yakın, Adalet AğaoğluÇok Uzak Fazla Yakın, Adalet Ağaoğlu

MELTEM : Onu kuşkuda bırakmış olabilir miyiz?
AYDIN : Yoo, asıl o bizi kuşkuda bırakıyordu. (Canlanır.) Yine de, düşün, neredeyse kanıtlıyorduk...
MELTEM : Neyi? AYDIN : Hiçbir kurşunun işleyemeyeceği bir başkaldırı yolu olduğunu. Bu yolun sadece sanattan, yaratıdan geçtiğini...
MELTEM : Ama göremedi. Ne herhangi bir şeyi kanıtladığımızı, ne dağılıp gittiğimizi... AYDIN : Saçmalama. Dağılan yalnızca tiyatromuz. Sanatsa, çağlarboyu olduğu gibi, sürüyor. (Biraz sinirli:) Aa, öyle ya, sanat deyince sen artık çoktandır hemen paraya çevrilebilir bir şeyi anlıyorsun.

Çok Uzak Fazla Yakın, Adalet AğaoğluÇok Uzak Fazla Yakın, Adalet Ağaoğlu

Buraya geldin, çünkü aile, ister istemez, herkes için, senin gibi benciller için bile, en eski anıların, en canalıcı yaşam kırıntılarının en çok biriktiği köşe demek.

Çok Uzak Fazla Yakın, Adalet AğaoğluÇok Uzak Fazla Yakın, Adalet Ağaoğlu

AHMET : (Terliklerini sürüyerek sağ kulise açılan kapıdan çıkarken.) Yakınındaki biri bir şeyi daha iyi anlar, daha iyisini yaparsa, sen hiçbir şey yapamazsın artık...
MELTEM : (Babasının ardından bakar, sonra birden yerinden fırlar.) Yanlış! Tam tersi olmalı... (Kendi kendine oynar gibi:) Ah Antigone! Yasalara aykırı olarak gömülen kardeşinin öcünü almak için sen, canını bile sakınmazken, ben... Aydın'ı o kadar seven, ona o kadar güvenen ben, nasıl olur da onun çok, çok sevebileceği bir oyun yazamam? Ama bunu başaracağıma!... Başaracağım!.. Bir gün... bakın, bir gün neler olacak!

Çok Uzak Fazla Yakın, Adalet AğaoğluÇok Uzak Fazla Yakın, Adalet Ağaoğlu

... sonunda en olmayacak ihtimal üzerinde anlaştık. Tutmuş bir işe girmiştir, dedik.

Çok Uzak Fazla Yakın, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 13 - YKY)Çok Uzak Fazla Yakın, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 13 - YKY)

Hayat karmaşık, anlaşılmaz. Onu anlaşılır kılığa sokmaya çalışan ise sadece sanat. Sanat!..

Çok Uzak Fazla Yakın, Adalet AğaoğluÇok Uzak Fazla Yakın, Adalet Ağaoğlu

Tuhaf, işler yine değişti. (Belli belirsiz, seyirciye:) Büyükler ne yaparsa çocuklar tam tersini yapıyor. Hayatın tek değişmez ilkesi bu!

Çok Uzak Fazla Yakın, Adalet AğaoğluÇok Uzak Fazla Yakın, Adalet Ağaoğlu

Aaa, surat asma, sakın ağlama! Hiç değilse bu akşam hayata biraz güler
yüzle bak a canım. Miyop olsan bile...

Çok Uzak Fazla Yakın, Adalet AğaoğluÇok Uzak Fazla Yakın, Adalet Ağaoğlu
3 /