"Darağacı: Türkiye, İran, Suriye kitabında farklı alanlardan dört yazar Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye açısından 2012 gündemini mercek altına alıyor. Asıl HEDEF TÜRKİYE’dir. 2012 yılında Türkiye'yi hangi tehlikeler bekliyor?
Bir solukta okuyacağınız kitapta Ortadoğu’nun tarihi geçmişi ve bugünü arasında bizler Türkiye olayların neresinde yer alacak?"
Kitabın arka kapak tanıtım yazısından küçük bir alıntı ile başlıyorum. Çünkü 2019 yılındayız. Suriye hala emperyalist ülkelerin saldırısı ve işgali altında. Bunu da bu sömürgeci güçler 'demokrasi' palavrasıyla yapıyorlar. Kısa ve etkili bir önsöze sahip. Kitap Nisan 2012 tarihinde basılmıştır. O tarihten bu zamana kadar geçen değişimleri de okuyucu kendi tamamlayabilir.
Murat Köylü tarafından yazılan birinci bölümde, Suriye'nin dünü ve bugünü ele alınıyor. Suriye tarihi, coğrafyası, kültürü, siyaseti hakkında genel bilgiler veriliyor. Anlatılan bilgiler de herkesin anlayabileceği şekilde sade içeriğe sahip. Suriye'de 2012 yılına kadar geçen çatışmalar hakkında hem kendi hem de gazetecilerin düşüncelerini aktarıyor. Suriye'de Esad'ın devrilmesi, acaba sorunları bitirecek mi yoksa yeni sorunların da ateşini mi yakacak? Kitap 2012'ye kadar geçen zamanı anlatıyor. Yani sıcak savaşın başları. Ama sömürgeci sırtlanlar doymadıkları için kan, gözyaşı ve zulüm devam ediyor. Maalesef Türkiye'den de belli kesimler bu emperyalist düzene çanak tutuyorlar.
İkinci bölümde ise eski Sağlık Bakanı Rıfat Serdaroğlu'nun, kısa Suriye tarihi anlatımı eşliğinde ortadoğu çıkmazı, Türkiye ve Suriye üzerine düşüncelerini okuyoruz.
Üçüncü bölümde Zahide Uçar; dördüncü bölümde ise 'Ortadoğu Gerçekleri' başlığı ile Levent Bulut'un farklı tarihlerde yayımlanmış yazılarından küçük bir derleme okuyoruz.
Kitap 2012 yılında yazılıp, var olan durum