Boccaccio 1313-1375 yılları arasında yaşamış, şaheseri olan Decameron’u Avrupa’yı kırıp geçiren veba salgını zamanında kaleme almıştır.
Decameron kelime anlamı olarak; “On günlük bir olay” anlamına gelir zaten kitapta her gün on farklı hikaye on farklı kişi tarafından anlatılır . Bu hikayeler toplamda yüz hikayeye ulaşmıştır .
Decameron 14.yüzyılın bir başyapıtı bence . Kendinden sonra gelen önemli birçok yazarı etkilemiş , edebiyat dünyasına ilkleri katmıştır . Boccaccio eseri kaleme aldığı dönemde eserler sadece Latince ile yazılıyormuş ancak Decameron’da bu geleneği ilk bozan kişi olarak halkın konuştuğu İtalyanca ile yazmış. Eserin başlarında Kara Veba’nın halkı ve yaşamı nasıl felç ettiğini , hastalığın insanlar üzerinde bıraktığı psikolojik etkileri anlatmış bizlere yazar. Gerçekten salgını yaşamış birinden okumak beni çok etkiledi . Ayrıca bu eser ilk düzyazı örneğiymiş .
Bu eseri böyle çok sevmemin nedenlerinden biri de Boccaccio’nun eserini biz seven ve sevgi dolu kadınlara ithaf etmiş olması :) Canım yazar .
Hikayelerin konusu ise ; 3 erkek ve 7 kadından oluşan Vebanın o kasvetli ortamından kurtulmak isteyen anlatıcılar şehirden uzakta kırsala gidereler ve her gün kendilerine kral ve kraliçe belirlerler ve onlar da anlatılacak konunun ne olduğunu seçerek diğer kişilere sıra vererek anlatmalarını isterler. İnsanların ikiyüzlülüğü, din adamlarının yozlaşmış ve cinselliğe düşkün hayatları (Boccaccio özellikle bu konu hakkında çok fazla hikaye yazmıştır ve din adamlarını acımasızca eleştirmiştir ) , dönemin batıl inançlarının insanları düşürdüğü gülünç durumlar , kurnazlık, yalancılık, aşk ve cinsellik , çıkar ilişkileri, kadın ve erkeklerin arasındaki ilişkileri , aldatmaları , sevdanın her yönünü çok iyi işlemişti . Çoğu zaman eğlenerek okudum ben bu