Martın sonunda başlayıp nisanın ilk günü bitirdiğim #Decameron ile merhaba. Ben bu tür kitapları “kim var imiş biz burada yoğ iken” merakıyla okuyorum, 21. yüzyıldan kalkıp da 14. yy metnine puan vermek gibi bir niyetim yok :) Derdim anlatının kendisi, nasıl kurulduğu …
Girişte Boccaccio biz kadınlara hafifçe göz kırpıyor.;) “Bu kitabı kadınlar için yazıyorum” diyor. Gerekçesi de erkeklerin canı sıkılınca çıkıp dolaşma, kendini dağıtma imkanı var; kadınlar ise çoğu zaman aynı mekanda , aynı düşüncelerle baş başa kalıyor ve sıkıntı büyüyor diyor .Ve ekliyor “Tanrı’nın izniyle amacıma ulaşırsam, beni zincirlerimden çözüp kadınları eğlendirmeme olanak sağladığı için Sevda’ya gönül borcu duysunlar.” :))
Sonra hikayeler başlıyor . Hikaye kurmanın teknik evrelerini oluşturuyor aslında Boccacio neyi niçin yaptığını da anlatıyor genelde. Hikaye kısmına girdiğimizde vebadan uzaklaşmak için yedi kadın ve üç erkek bir araya geliyor, on gün boyunca her gün on hikaye anlatıyorlar. Her gün biri tacı takıp o günü yönetiyor, temayı belirliyor (bir gün hariç - o bir gün herkes istediğini anlatmıştı ), gün sonunda da iş küçük bir ritüele bağlanıyor: şiir, şarkı, ardından tacın devri. Bir nevi anlatı programı kuruyorlar,gayet düzenli bir akış. Konu ne olursa olsun, her şey dönüp dolaşıp anlatının kurduğu dünyaya bakıyor.
Neyse , ilk gün daha çok insanın zaafları, kurnazlıkları ve ikiyüzlülükleri üzerinden gidiyor;bir yalancının azize dönüşmesi, çürümüş bir düzenin inanca kanıt sayılması gibi ters köşelerle başlıyor. Talih, rastlantı ve “işlerin bir anda tersine dönmesi” , aşk ,aldatma vs gibi pek çok konuda hikaye var..(100 hikayenin hepsinden bahsedemeyiz değil mi kuzum ?:)Ve evet, bazı hikayelerde aşkın ve arzunun açık anlatıldığı pek çok yer var, ki bu rahatsız etmek için
Yaklaşık 3 ay önce okuyup bitirdiğim bu kitap açıkçası inceleme yapıp yapmama konusunda beni bir hayli düşündürdü, zira Decameron hakkında inceleme yapmak sandığımdan daha da zordu çünkü kitabın tamamı tek bir hikaye üzerinden gitmiyor.
Kitabın ana fikrine mi odaklanmalıydım yoksa kitap hakkında tavsiyelerde bulunarak yönlendirme mi yapmalıydım bilemedim.
Hikayeye kısaca gelirsek kitabın arka kapağında da yazdığı gibi Florentina’da gerçekleşen veba salgınından kaçan soylu, yedisi kadın üç erkeğin 10 gün boyunca hizmetçileri ve uşaklarıyla kırsaldaki bir şatoya yerleşerek mutlu mesut, birbirlerine anlattıkları hikayelerden ibaret. Her gün için bir konu ve o konu üzerinden 10 hikaye….
Ve hikayelerin konuları ne olursa olsun işin sonu hep bir şekilde ya kadınların kocalarını aldatırken kurnazca hatalarından sıyrılmalarını, veya karılarını aldatan ve çoğu hikayede basılan erkeklerin ustalıkla kendilerini aklamalarını, kadın ya da erkek evli veya bekar insanların zaaflarından faydalanan din adamlarının ibretlik hikayelerini birbirlerine anlatarak 10 gün geçiriyorlar. Tabi bu 700 sayfalık kitapta Kahramanlarımız arasında geçen pek fazla diyalog olmadığı gibi haklarında üçüncü bir ağızdan anlatılan herhangi bir yazı da bulunmuyor.
Son olarak küçük bir tavsiye yazar kitapta bolca Dante ve La Fonten hikayelerinden esinlenmiş. Ben bilmeden Dante’nin İlahi Komedya’sını daha sonra okumayı düşündüğüm için bazı hikayelere yabancı kaldım. Eğer imkanınız varsa bu kitapları okuduktan sonra Decameron’u okumanızı tavsiye edebilirim… Şimdiden Keyifli okumalar
Decameron’u tarihi ve edebi değeri nedeniyle takdir etsem de, anlatımın monotonluğu ve hikâyelerin modern okuyucuya hitap etmemesi nedeniyle 10 üzerinden 6 verdim. Bazı hikâyeler eğlenceli olsa da, tekrar eden temalar ve uzun betimlemeler okuma zevkimi azalttı.
Herkese selam. Boccaccio’nun Decameron isimli eserinden bahsetmek istiyorum. Büyük bir keyifle okuduğum şaheser. Her hikayede iyiliğiyle, kötülüğüyle, çıkarcılığıyla, şehvetiyle, yalancılığıyla insanın özünü anlatır. Kitapta toplam yüz adet hikaye bulunur ve bu hikayelerin çoğunluğu eşlerin gizli gizli birbirlerini aldatmalarını konu alır.
İnsanın iç dünyasını, gerektiğinde ne denli, acımasız olduğunu, hırslarına kapılmanın insanı nasıl çürüttüğünü acımasızca gösteren öykülerden oluşur. İnsanı olduğu gibi yalın, çırılçıplak, bütün zaaflarıyla göstermesi bakımından ilk örneklerden biridir. Giovanni Boccaccio'yu okurken alkışlamak istersiniz. Boccaccio'un insanları ne denli dikkatle gözlediğini ve nasıl yerinde saptamalar yapabildiğine hayretler içinde kalırsınız.
Düz yazı olması sebebiyle döneminde devrim sayılan bu eseri mutlaka okumalısınız. Kitapla kalın.
Cömertliğin ve dürüstlüğün anası, minnettarlığın ve dayanışmanın kardeşi, nefretin ve cimriliğin düşmanı olan dostluk son derece kutsaldır; kendi için ne istiyorsa karşısındaki için de aynını hem de karşılık beklemeden büyük bir erdemle yapmaya hazırdır ve yalnızca kendi çapında hürmete değil sonsuz övgülere de layıktır.
Decameron hikâyelerden oluşmuş bir kitaptır.
Kısaca anlatmak gerekirse.. meraklılar için çok da detaya girmeden..
Yedi seçkin kadın ve üç erkekten oluşan grup veba salgını altındaki kentten uzaklaşıp kendilerine güvenli yerleri mesken tutarlar ve vakitlerini eğlenceli geçirmek için her gün on hikaye anlatırlar.
On gün ve yüz hikaye..
Bu hikayelerin Ana konusu aşk üzerine.. aşk için tutulan yollar.. aşk için göze alınan gözüpek hareketler..
Ayrıca hikayelerde erkeklerin kayrıldığı, daha fazla toleransa sahip olduğu, kadınların iffetine fazlaca atıfta bulunulduğu dikkatimi çekti.
Hikayelerin bana göre fazla derinliği yoktu.
Hikayelere girişte ve sonuçta kimi felsefî çıkarımlar mevcuttu.
Dostluk üzerine anlatılan son hikayeler diğerlerine göre beni biraz daha çeldi.
Yazarın son sözde söylediği gibi.. İçeriği nasıl olursa olsun, tüm diğer şeyler gibi, hikâyeler de dinleyene bağlı olarak zararlı ya da yararlı olabilir.
Sapkın zihinden sağlıklı sözler çıkmaz; aynı şekilde sağlıklı sözlerin de sapkın zihne tesiri olmaz ve tıpkı balçığın güneş ışıklarnı karartamadığı ya da dünyevi çirkinliklerin göğün güzelliğini solduramadığı gibi, yakışıksız sözler de sağlıklı bir zihni bulandıramaz. Hangi kitap, hangi sözcük, hangi harf Kitabı Mukaddes'te
yazanlardan daha kutsal, daha değerli, daha saygındır? ..
Her şey kendi içinde iyi bir yan barındırır, ancak kötüye kullanıldığında fazlasıyla zararlı hale gelebilir; aynı durum benim hikâyelerim için de