Selamlar arkadaşlar. Uzun bir aradan sonra yeni bir kitap incelemesi ile birlikteyiz. Kitabımız Deldelice, Yazar Ece Özbaş. Yazar aynı zamanda benimde yayınevim olan Mavi Nefes yayınlarının editör ve yayın yönetmeni. Tabi ki bu ona torpil yapacağımız anlamına gelmiyor.
Deldelice kelimesini ilk kez Yaşar Kemal’in Bin Boğalar Efsanesi kitabında okumuştum. Yırtıcı kuşlardan bir kuş. Bu kitaba adını vermesi ise oldukça ilginç. Öyle içerik bilgisi vermek yok, okuyun görün kardeşim, boşuna mı emek verilmiş.
Yazarla şahsen de tanıştığımız için okurken sık sık bu kitabın yazarın kapasitesinin altında olduğunu düşünmüştüm. Meğer kitap 15-16 yıl önce yazılmış. Bunu bana düşündüren şey ise basit olayların sıradan anlatımı olmuştu.
Kurgu yine hayatımızdan bir parça. Konusu kadına şiddet, ataerkil bir toplumun kadına vermediği değer ve bu düzende kadınların öğrenilmiş çaresizliği. Olaylar yaşanmış mıdır bilmiyorum da yazarın bütün iyimserliği kitap boyunca belli oluyor. Bu da kitabın gidişatından olayların akışını kolayca tahmin etmenizi sağlıyor. Buna rağmen okumaktan vazgeçmiyor oradan okumanın tadını almak, kelimelerin büyüsünü hissetmek istiyorsunuz.
Elinize aldığınızda birkaç saatte bitirebileceğiniz kadar da akıcı ve kısa. Benzer olayları çevremizde çok kez gördüğümüz için daha iyi gözlem yapmamızı sağlıyor. Sokakta karşılaştığımız birinin hakkında az biraz bilgimiz varsa onu daha detaylı irdelemeye itiyor bizi. Ön yargılarımızı yıkmamız gerektiği konusunda da oldukça ikna edici.
Kitap tasvir yönünden çok zayıf. Yani olayların yaşandığı ortam hakkında okuyucuya neredeyse hiç bilgi verilmiyor. Evet, fazla tasvir kitabı çekilmez yapabilir amma okuyucunun hayal gücünü tetikleyecek kadar da bilgi verilmesi gerekir. Belki hayatında bir kere kitap okuyan biri bu eksikliği