Deniz Ağacı

·
Okunma
·
Beğeni
·
34
Gösterim
Adı:
Deniz Ağacı
Baskı tarihi:
Kasım 2020
Sayfa sayısı:
608
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057639271
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dedalus Kitap Yayınları
Baskılar:
Deniz Ağacı
Deniz Ağacı
“Alışırsın Osman. Alışırsın oğlum. Öteki balıklar renkleriyle ölür. Ama bu, kılıç! Kılıç bu. Bu başka. Bu büyük. Bu, gözüyle ölür yavrum.”

Yaman Koray, Deniz Ağacı’nda okuru 1960 yılına, Marmara Adası’ndaki yoksul balıkçıların yanına götürür. Birkaç aylık kılıç sezonu adadaki bütün dengeleri altüst eder. Kılıç, sadece bir balık değildir. Bir umuttur, aşktır, öfkedir; yani hayattır. Kalasa çıkan balıkçılar ellerindeki zıpkını kılıca değil, kör talihlerine, içlerinde kalmış ukdelere, ille de yüreklerine fırlatırlar: Deniz de en az kara kadar mücadele gerektirir.

Koray’ın kalemi de zıpkın olur fırlar. Ne her şeye gücü yeten plastik kahramanları vardır onun ne de zindan karası kötüleri. Aşkları deniz gibidir; âşıklarıysa balık… Belki de onun için tekne isimleri bunca dertlidir; Kısmet, Kaderim…

1974’te Kanlı Deniz adıyla beyaz perdeye uyarlanan Deniz Ağacı’yla beraber Dedalus’taki Yaman Koray kitaplarına “vira bismillah” diyor ve motorları maviliklere sürüyoruz.
551 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Deniz Ağacı Yaman Koray’ın şimdiye kadar okuduğum beşinci kitabı. 1962 yılında Remzi Kitabevi tarafından basılmış. Fotoğrafta görmüş olduğunuz nüsha ilk baskıdan. Daha önce de altını çizmiştim, Yaman Koray kitapları günümüzde basılmıyor.
Kitabı alabilmek için koleksiyoner ve okurların ya sahafları ya da internet sayfalarını deşmesi gerekiyor. Bu durum keyifli olduğu kadar maddi anlamda fedakârlık gerektiren bir uğraş.
Yaman Koray’ın tam anlamıyla benzersiz bir hayat hikayesi var. 71 yıllık yaşamına altı evlilik, sekiz çocuk sığdırmış. Denizci, yazar, bana göre değeri bilinmemiş bir filozof. Vefat ettiğinde çocuklarının en büyüğü 47 yaşında en küçüğü 8 aylıkmış varın arasını siz doldurun.
Bilirsiniz kitap iyiyse sayfalar ilerledikçe hayata kahramanın gözlerinden bakmaya başlarsınız, siz istemeseniz de kendiliğinden olan bir şeydir bu. Ardından son sayfaya kadar savrulursunuz. Benim savruluşum üç gün 551 sayfa sürdü.
Osman ve Ahmet’le beraber her sabah kılıca çıktım bu defa. Sabahın köründe uyandım, denizde yıkadım yüzümü. Umutsuz günlerimiz, kayığımız Kısmetimi ağlayarak baştankara ettiğimiz ve sevinç göz yaşları ile eve döndüğümüz oldu. Bir defasında 157 kilo gelen bir kılıç yakaladık. Zıpkını yedikten sonra 600 kulaçta sabaha kadar bekledi, Ahmet’le beraber ben de bekledim!
1960 yılının nisan ayının ilk günleri başlıyor hikâye, 27 Mayıs 1960 ihtilaline kadar devam ediyor. Demokrat Parti dönemi. O dönem Türkiye’sinde yaşanan olayların küçük bir balıkçı köyüne nasıl yansıdığını okuyoruz.
Marmara Adasında Marmara’da geçiyor hikâye. Mudanya’da gittiğimiz balıkçının adı olan Kalemi Çınarlı’nın eski adıymış meğer!
Bir de Silivrili bir karakter var. Zabıt Kâtibi Osman Efendi. Kapıdağ Yarımadasına canlı yemle sinarit tutmayı öğreten adam.
Bu isme daha önce yine Yaman Koray’ın Gelin Taşı adlı romanında da rastlamıştım. Merak ettim internette dolaştım, herhangi bir bilgiye ulaşamayınca saatin kaç olduğuna bakmadan Hulusi Üstün’e mesaj attım. O da bilmiyormuş. “Bizim eskiler bilir” dedi. Dediği gibi eskiler hatırlıyorsa Zabıt Kâtibi Osman Efendi’nin hikayesini yazmasını rica ettim.
İyiler ve kötülerin savaşı da var romanda. İyiler ve kötüler ne zaman savaşmıyor ki.
Yine iyiler zayıf, yine kötüler güçlü!
Ne yalan söyleyeyim kitabın bazı bölümlerinde Fuat reis ve oğlu Aziz’e sesli sövdüm! Arkadaş bu kadar kötü olur insan yahu. Daha doğrusu insanlıktan bu kadar mı çıkar?
Uzatmadan Yaman Koray’ın sözleriyle bağlıyayım yazıyı
“Sabırsız adam bir, haset adam iki balık alamaz!”

25 Mart 2020
Ali Gülcü

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Deniz Ağacı
Baskı tarihi:
Kasım 2020
Sayfa sayısı:
608
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057639271
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dedalus Kitap Yayınları
Baskılar:
Deniz Ağacı
Deniz Ağacı
“Alışırsın Osman. Alışırsın oğlum. Öteki balıklar renkleriyle ölür. Ama bu, kılıç! Kılıç bu. Bu başka. Bu büyük. Bu, gözüyle ölür yavrum.”

Yaman Koray, Deniz Ağacı’nda okuru 1960 yılına, Marmara Adası’ndaki yoksul balıkçıların yanına götürür. Birkaç aylık kılıç sezonu adadaki bütün dengeleri altüst eder. Kılıç, sadece bir balık değildir. Bir umuttur, aşktır, öfkedir; yani hayattır. Kalasa çıkan balıkçılar ellerindeki zıpkını kılıca değil, kör talihlerine, içlerinde kalmış ukdelere, ille de yüreklerine fırlatırlar: Deniz de en az kara kadar mücadele gerektirir.

Koray’ın kalemi de zıpkın olur fırlar. Ne her şeye gücü yeten plastik kahramanları vardır onun ne de zindan karası kötüleri. Aşkları deniz gibidir; âşıklarıysa balık… Belki de onun için tekne isimleri bunca dertlidir; Kısmet, Kaderim…

1974’te Kanlı Deniz adıyla beyaz perdeye uyarlanan Deniz Ağacı’yla beraber Dedalus’taki Yaman Koray kitaplarına “vira bismillah” diyor ve motorları maviliklere sürüyoruz.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0