Deşifre Edilmiş Bir YürekAbbas Karakuş

·
Okunma
·
Beğeni
·
53
Gösterim
Adı:
Deşifre Edilmiş Bir Yürek
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
214
ISBN:
9786056727016
Kitabın türü:
Yayınevi:
Sonkitap Yayınları
Sıradan hayatlarını sürdüren serüvenci çocuklardık.
Öykülerimiz çoğul birbirine benzerdi.
Lakin düşlerimiz, büyük ve benzersizdi.
(Arka Kapak yazısı)

Geçmişin küllerini eşelemekten ne zaman vazgeçeceksin? Vazgeç artık, nafile, o küller arasında bir kıvılcım ateş bulamayacaksın. Belki bir zamanlar, bütün resmi tarihi tutuşturacak kadar büyük birer ateştiler. Yana yana kor közlere döndüler ve en sonunda söndüler. Şimdi ise, geriye kalan külleri de rüzgârların önünde savrulup dağılıyor.

Işığı, boşuna batıda arama, güneş doğudadır. Sığındığın tapınaklar çoktan yerle bir edildi. Kalelerin yıkıldı. Yıkıntılar üzerinde gelecek kurulmaz. Geleceğini, geçmişinin köklerinde ara.

Işığın kaynağını, köklerinin beslendiği kaynakta ara, suyunu içtiğin pınara eğil ve onun tanıklığını gör, ama suya tükürme.

* * *

“Gökyüzü Hâlâ Mavi’de aşklara ve yalnızlıklara ayarlı yüreklerin iç sızılarını, çekilen acıların nasıl birer mücadele azmine dönüştüğünü okuyacaksınız. Firesiz bir dil, usta işi kurgular, incelikler ve kaçınılmaz olarak kırılmalar…”

Aydoğan Yavaşlı, Ege Telgraf

Yazar öykülerini son derece açık bir dil ve samimi bir bakışla yazmış. Anlatılanlar ise yoğunlukla aşka ve sevdaya dairdir. Kişiler mürekkep kokulu mektuplara damıtır sevdasını. Anlatılan aşklar hep bir ayrılığa yazgılı kalır. Ayrılıkların da bir estetiği olduğunu bizlere yaşatmaktan da geri durmaz. Terk edip gittiğinde sevgilisi, yaşadığı kent çirkinleşir gözünde. Beyaz perdeden sokaklarımıza, evlerimize inip aramızda yaşayan kahramanlarla fısıldaşır.

Kamuran Akyüz, Radikal kitap
"unutulması gereken ve
artık anımsanmayan
bir anıyım ben.

en çok sabaha doğru
yıkılmış bir kentin kıyılarına
vuran
yalnızlığın kendisiyim."
“Düşündüğün gibi iyi biri değilim. Masumiyetimi nerede ve ne zaman yitirdim artık hatırlamıyorum. İçimdeki çocuk susalı yıllar oldu. Ağlamayı çoktan unuttum. Gülmek uzun zamandır yüzüme uğramıyor." diye sürdürdün.

“Hangimiz masumuz ki” dedim.

“Kirlendim.” dedin.

“Herkes kadar.” dedim.

“Bu şehir kadar kirliyim, sokaklarında gizlidir günahlarım.” dedin.

“Arınabilirsin, her zaman için bir şans vardır. Senin şansın sevgimdir. Geri dönebilirsin, yeniden başlamak mümkün. Masumiyet ırmağımda temizlenebilirsin.” dedim.

“Bir çöplüğü andıran yüreğimde hiç umudum kalmadı, açıkçası çoktan yenilgiyi kabul ettim. Teslim oldum, esiriyim hırslarımın.” dedin.

“Kalbimin temiz olduğuna inanıyorum, sen de inancını koruyorsan, cesaretimi bağışla, ikimize yeten yüreğimde seni bekleyen bir adam her zaman var. Unutma, insan insanın sığınağıdır, umududur. Sığınağını bırakma, tut umudun elerinden.” dedim.
"Seçme şansım yoktu, yalnızca bir düşüm vardı okyanusla ilintili. Seni çölden uzak denize yakın bu düşün parçası yaptım. Bir kıyı keşfettik, henüz dokunulmamış. Sonra bir sahil; kumdan kaleler yaptık güneşli mavi göğün altında. Ilık bir rüzgâr esti, denizde kıpırtılar gördük. Peşinden küçük bir dalga, kalelerimizi aldı götürdü. Sahil bomboş şimdi, geriye kalan avuçlarımıza sinmiş bir kaç kum tanesi."
"Sen, yaşamım boyunca/ benden alınmayan tek iyi şeydin/ öylesine ayrımına varılmayan/ kendince, büyülü bir ezgiydin.

İlkin gözlerini gördüm/ o bir tutam lacivert çalıntısı, gökyüzü rengi gözlerini/ ve geçtim gözbebeklerinden, okudum kelimelerini/ yüceldim tılsımlı dizelerinde/ yaşamı buldum o hoyrat ikliminde/ ve umut umut çoğaldım/ daima öteki(ydim) savruk yüreğinde.

bununla yetinmedin ama
bencildin,
dahası hırsların vardı
iyimserliğini öldüren.

sonunda herkesin dillendirdiği,
onların türküsü oldun.

bizi önce,
sonra sevdayı öldürdün
ve en sonunda önce umudu,
geleceği yok ettin sonra..."
"Günün yakarışları biterken, solgun bir akşam çöktü üzüm bağlarının üstüne. Derken yüreciğinin tedirgin rüzgârları da söndü. Yüzüne, kaynağı yüreğin olan güven ve tutku dolu bir ışık yayıldı. Ellerini uzattın bana, bir avucunda yakamoz, diğerinde bir salkım üzümü tuttuğun ellerini. Açtım ve yoksuldum, bunu seziyordun. Vazgeçtim denizlerden, ben üzümü seçtim.

Gülümsedin, gülüşünü geri çevirmedim. Olağanüstü bir arzu ile çırpınan gözlerine yürüdüm. Gözlerimizdeki bakış kenetlenince, dudaklarındaki ateşi öldürdüm dudaklarımda."
"Rüzgâr, insanın yüreğine onulmaz bir korku düşürecek şekilde ıslığını susturmuyordu. Gece, aydınlığın kovulduğu saatler nedense bitmiyor, güneş engellenemeyen bir dürtüyle doğmak bilmiyordu. Yalnızlık, o sadık sevgili, uzadıkça uzuyordu. Yoksulluk, yoldaşı umutsuzluk, yine aynı yerde ve köşede, koyun koyuna somurtuyordu."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Deşifre Edilmiş Bir Yürek
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
214
ISBN:
9786056727016
Kitabın türü:
Yayınevi:
Sonkitap Yayınları
Sıradan hayatlarını sürdüren serüvenci çocuklardık.
Öykülerimiz çoğul birbirine benzerdi.
Lakin düşlerimiz, büyük ve benzersizdi.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Meyra YOLCU
  • Cem BERKLEY

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0