DéryMacar asıllı ünlü yazar ve şair Tibor Déry’nin en dikkat çekici eserlerinden biri olan ve İkinci Dünya Savaşı’nı takip eden yıllarda yazılmış üç öyküden oluşan Dev, Ülkü Tamer çevirisiyle okuyucusuyla yeniden buluşuyor.
Savaşın tüm insanlık için ortak olan acısını, karanlık Budapeşte atmosferini tasvirlerinde hissettiğimiz Tibor Déry, iri cüssesinden beklenemeyecek kadar naif bir kahramanı, kitaba ismini de veren “Dev”de masalsı bir anlatımla şekillendiriyor. “Aşk”ta, yedi yıllık mahkûmiyetin ardından eve dönüşün kaygı ve hüzünle karışık heyecanı şiirsel bir dil ile ele alınıyor. “Tuğla Duvarın Arkasında” ise yazarın vicdan azabı gibi kuvvetli bir duyguyu ele aldığı ince düşünülmüş bir yapıyı ortaya koyuyor. Ortak bir atmosfer barındıran üç öyküsünde yazar, suçlulukla masumiyet arasındaki çizgide yürüyen karakterler kurguluyor.
Sade dili sayesinde kolay okunsada alt metninde oldukça güçlü toplumsal eleştiriler barındıran nadide bir eserdi. Kısa olmasına karşın etkisi uzun süreliydi.
Kitapta Budapeşte'de geçen 3 öykü yer alıyor.
Kitaba adını veren "Dev" isimli hikaye en uzunu.
Cüssesi büyük fakat kalbi yumuşacık İstvan Kovacs, onun sevdiği kız Juli ve etraflarındaki komşular arasında dönen bir hikaye...savaşın getirdiği "açlık" ön planda ki bu da dev ile Juli'nin hayatına etki ediyor.
"Aşk" adlı hikayede hapisten yeni çıkan bir adamın evine dönüşü yer alıyor
"Tuğla Duvarın Arasında" adlı hikayede de bir fabrikadaki ufak hırsızlıklar ve bunların ağır sonuçları, kösele çalan bir adamın intiharı yer alıyor.
Bir çırpıda okunabilecek bir kitap.
Sahafta kitapları karıştırırken denk geldi. Varlık Yayınları'nın 1968 baskısı.
Yayınevinin pastel renkli kapakları olan bu "Büyük Eserler Kitaplığı" serisi hoşuma gitti. Çevirileri de iyi olunca ilgimi çeken kitaplarını denk geldikçe alacağım.
Dev Macar yazar Tibor Dery nin okuduğum ilk eseriydi.Roman diye anilsada bana göre ancak uzun hikaye denilebilir cinsdendi.Fransizların deyimiyle bir novella..Dery son zamanlarda okuduğum en akıcı roman yazarlarindan biri oldu benim için ayrıca çunkü Dev o kadar akicı ilerledi kendimi savaş sonrasi Budapeşte de et yiyebilmek için Devin gölgesine siğınan misafirlerden biri gibi hissettirdi bana.Ve tabii ki aşk Dev olmasina bakmayin siz Juli nin yanında Devin ruhu kuçücuk bir noktadır aslinda.
"İkinci Dünya Savaşı’nı takip eden yıllarda yazılmış üç öyküden oluşan Dev,i okuduk,
"Macar asıllı ünlü yazar ve şair Tibor Déry’nin" kalemınden
"Savaşın tüm insanlık için ortak olan acısını, karanlık Budapeşte atmosferini tasvirlerinde hissettiğimiz Tibor Déry, iri cüssesinden beklenemeyecek kadar naif bir kahramanı, kitaba ismini de veren “Dev”de masalsı bir anlatımla şekillendiriyor. “Aşk”ta, yedi yıllık mahkûmiyetin ardından eve dönüşün kaygı ve hüzünle karışık heyecanı şiirsel bir dil ile ele alınıyor.
“Tuğla Duvarın Arkasında” ise yazarın vicdan azabı gibi kuvvetli bir duyguyu ele aldığı ince düşünülmüş bir yapıyı ortaya koyuyor. Ortak bir atmosfer barındıran üç öyküsünde yazar, suçlulukla masumiyet arasındaki çizgide yürüyen karakterler kurguluyor.
Geçmiş, o büyülü, o eşsiz havasıyla yeniden yaratılmalıdır."
İyi okumalar olsun Dev
18 Ekim 1894’de Budapeşte de doğdu. Zengin bir fabrikatörün oğluydu. İktisat Fakültesini bitirdi. Babasının işinde çalıştığı yıllarda işçilerin yaşamını yakından tanıma fırsatım buldu. “Lia” adlı ilk öyküsünün 1917’de Nyugat adlı dergide yayımlanmasıyia adını duyurdu. 1919’da Macar Komünist Partisi’ne katıldı. Partinin dağıtılmasından sonra Fransa’ya kaçtı. Uzum yıllar Batı ülkelerinde dolaştı. Ülkesine döndüğünde ise Horthy hükumetince (1920-1944) hapsedildi. II.Dünya Savaşı’nın bitmesi ve Horthy hükumetinin düşmesiyle yeniden önem kazandı. 1948’de Kossuth Ödülü’nü aldı. 1952’den başlayarak Komünist Partisi’nden uzaklaştı. 1956 Macar Ayaklanmasını desteklediği ve hükumete karşı tavır aldığı için 1957’de hapse mahkum edildi. 1960’ta serbest bırakıldıktan sonra yazarlığı sürdürdü. Tibor Dery ülkesinin dışında kaldığı yıllarda daha çok gerçeküstücü ve dış avurumcu düz yazı ve şiirler yazmıştı. Sonraki yıllarda yazdığı roman ve öykülerindeyse işçilerin yaşamlarını ve Alman faşizmine karşı direnen komünistlerin mücadelelerini yansıttı. Befejezetlen mondat (“Bitmemiş Cümle”) adlı romanı genç bir komünistin öyküsünü, Felelet (“Cevap”) adlı romanı ise genç bir işçinin gelişimini ve 1930 kuşağı Macar aydınlarının çabalarını psikolojik bir derinliğe yer veren gerçekçi bir üslupla ele alır. 1958’de yayımlanan Niki adlı romanı birçok dile çevrilmiş, Batı ülkelerinde en çok satan kitaplar arasına girerek Dery’e uluslararası bir ün kazandırmıştır. Konularını duygusal ve sevecen bir tonla, ama gerçeklere bağlı kalmaya özen gösteren bir üslupla işleyen Dery, 1950’de Sosyalist Gerçekçilik’in karşısında yer almıştır. “Eğlentili Bir Gömme Töreni”, “Portekizli Kral Kızı”, “Sevi” adlı öyküleri Türkçe’ye çevrilerek Eğlentili Bir Gömme Töreni adıyla kitaplaştırılmıştır.
Eserleri (başlıca): Roman: Befejezetlen mondat, 1947, (“Bitmemiş Cümle”); Felelet, 2 cilt, 1950-1952, (“Cevap”); Niki, 1958.
Kaynak Linki : eokulegitim.com/tibor-dery-kimdir