" İnsanlığın en acımasız tarafı, kurtulamadığı karanlık yüzü, içinde boğulmamak için çırpındığı cendere... Nedenini ve failini arayacağınız bir seri cinayet romanı..."
.
Feryal ve Zeynep, ikizdirler. Görünüşleri aynı olsa da davranışları bambaşkadır birbirinden. Zeynep, gezmeyi seven, her davete katılan taraf olduğu halde sınavlarında da başarılı olan zeki bir kızdır. Feryal ise içe kapanık, annesine yardımcı ve tüm amacı iyi bir meslek sahibi olmak olan bir genç kızdır. Zeynep, onsekiz yaşında arkadaşı Ela' nın abisi ile evlenip ailesinden kopar. Feryal ise tıp eğitimi alarak çok istediği adli tıpba girer ve İstanbul ' a yerleşir. Vee İşteki ilk gününde sorulan soru kitaba damgasını vurur:
" Hangi çocukluk travman nedeniyle adli tıpta olmayı seçtin? "
.
Alma, Derin, Ceren, Mert,Volkan,Hakan, Onur, Zehra... hepsinin geçmiş izleri farklıdır doğal olarak ve bir yumak gibi dolana dolana işlenir kitapta satır satır.
.
Aynı elden çıkma üç maktul. Bir seri katil oldugu aşikar, fakat maktullere uygulanan yöntemler derbeder.
Maktullerin birbiri ile bağlantısı var mi?
Neden bu kişiler seçildi?
Dillerinin kesilme sebebi nedir?
Katil kendisini ele verip yakalanabilecek mi?
.
Polisiye ve psikolojinin çok iyi bir şekilde harmanlanıp çocukluktan gelen travmaların, aile bağlarının kopukluğunun, aile içi şiddet ve kadına şiddetin başrolü aldığı kitabı bitirmeden yerinizde rahat oturamayacaksınız.
Okurken Tess Gerritsen in Cerrah kitabındaki Seri katil aklıma geldi ilk. Ve yazarımızın ilk kitabı olmasına rağmen Tess ile kıyasladığımı fark etmem kurgunun güzelliğini öne çıkardı kendi adıma. Her karakterin derinine inmek ve davranışlarını anlamaya çalışmak ise insan psikolojisinin işlenişini kavramamı sağladı. Soluksuz okuduğum, sağ gösterip sol vurarak beklenmedik bir son ile