Kitabı aslında bundan yıllar önce, ortaokulda okumuştum. Beni çok fazla etkilemiş ve elimdeki imkanları fark etmemi sağlamıştı. Arada elime alıp tekrar tekrar okurum ki bazı şeyleri unutmayayım diye. Yazarın dili oldukça akıcı olmasına rağmen sanırım olayları kısa tutabilmek adına çoğu yeri atladığını söyleyebilirim. Eğer kitap daha kalın ve uzun olsaydı, olaylar daha detaylı olsaydı daha da güzel olurdu. Yine de ben bu hâliyle de oldukça seviyorum. Büyük ihtimalle bu kısalık hitap ettiği yaş kitleaini sıkmamak için, bu yüzden bir şey diyemiyorum da. Yine de keşke daha uzun olsaydı ve daha çok okuyabilseydim demeden geçemeyeceğim.
Gençlik, insanın en deli çağı. Bir anda tutkuları esir alır kişiyi. Aşkın nefrete dönüştüğü de olur sıklıkla, nefretin aşka dönüştüğü de yaşanır az da olsa… Hele uzak bir taşra şehrinden aşkının peşine düşüp, büyük kentin çamurlu yollarında çıkış arayanlar için hiç de kolay değildir dönemeçleri aşmak. İlk aşkın büyülü titreşimleri, anne-baba ayrılıklarının ağır baskısı, yürek çırpınışları… Tüm gençlerin ortak haykırışı… Bu romanda…
Sıcacık bir öykü...
Ailesinin yanından ani bir kararla bir gece yarısı Van' dan istanbul'a gelen ve bu kurtlar sofrasında yara bere almadan hayatını düzene sokan bir gencin öyküsü...
İsmi hiç duyulmamış ama kitaba bayıldım
Demek ki önyargılı olmamak gerekiyor:))
Kitap bir gençlik romanı. Bir günde okuyup bitirdim ama yaşım nedeniyle bana çok hitap eden, çok beğendiğim bir kitap olamadı maalesef ama ortaokul, lise öğrencilerine tavsiye edebileceğim bir kitap. Günümüzde gençler o kadar saçma ve zararlı kitaplar okuyorlar ki, onların yerine arkadaşlığı, çalışkanlığı ve kendi ayakları üzerinde durmayı anlatan bu romanı okumalarını isterdim.
Kitap, daha çok 12-14 yaş grubuna temsil ediyor. Kitap okuma alışkanlığını sağlamak için uygundur. Olayların akışı, dilin sürükleyici olması kitabı anlamlı kılıyor. Kitabı beğendim herkese tavsiye ederim.
Okuma alışkanlığı kazanmak isteyen bireyleri çok yormadan sıkmadan olay akışını gayet güzel sağlayabilen bir kitapÖzellikle hafif çabuk bitebilecek anlamlandırması gayet kolay bir kitap
Dönemeç Kitabı bitirdiğimde ister istemez sonu biraz fazla mı aceleye gelmiş diye düşünmekten kendimi alamadım. Güzel bir kitap aslında ama gençlik romanı tadı da var. Kitabı bitirince kendi kendime hayat herkese hak ettiğini versin umarım diye düşündüm.
1948 Yılında İstanbul'da doğdu. İlk, orta ve lise eğitiminin ardından 1967 yılında o günlerin en önemli yayın grubu olan Hayat Yayınları yazı işleri ailesine katıldı. 1971 yılında Hayat Yayınları'nın arasında yer alan çocuklara yönelik Doğan Kardeş Dergisi'ni yönetmeye başladı. Daha sonra Tay Yayınları'nda Walt Disney yayın grubuna ait dergilerin yayın yönetmenliğini yaptı. Tercüman Gazetesi yazı ailesine yazı işleri müdürü olarak katıldı. O yıllarda haftalık 100 bin satışıyla rekor kıran Tercüman Çocuk Dergisi'nin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Tercüman ve aynı aileye bağlı Bulvar gazetesine kadın ve sağlık konulu sayfalar hazırladı. Aynı gazeteden emekliye ayrıldıktan sonra meslek yaşamına Milliyet Gazetesi dergi grubunda devam etti. Milliyet Kardeş Dergisi'nin yayın danışmanlığını yaptı. Milliyet ve Radikal gazetelerinde sanat yazıları yazdı. Fenomen ve Burç 2000 dergilerinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Aynı yayın grubunda yer alan çeşitli dergilerde sanat sayfaları hazırladı, yayın danışmanlığında bulundu. Radikal Gazetesi Kitap Eki'nde çocuk ve gençlik kitapları eleştirileri yaptı..
1997 yılında iki kitaptan oluşan Kar Masalları ile gençlik ve çocuk yazını dünyasına kendi kitaplarıyla katıldı. Çocuk Edebiyatı Mizah Öyküleri 2000 yarışmasında 'Bu Gün Ne Cadılık Yaptım" adlı kitabıyla ikincilik ödülü aldı. Evli, üç çocuğu var.