Dubliners

James Joyce

Puan

7.510 üzerinden
883 kişi
Ben paralize olmuşum, ya siz?
10/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 20:03
James Joyce’un öykülerinde kullandığı temel fikirlerden biri paralizi kavramıdır. Dublinliler kitabında bu kavram, neredeyse bütün öykülerin gizli omurgasını oluşturur ve bu yapıyı küçük epifaniler destekler. Ama burada söz konusu olan şey bedensel bir felç değil. Joyce’un kastettiği ruhsal ve toplumsal bir felç. Şöyle düşünmeden edemedim okurken: Bir insan yürüyebilir, konuşabilir, işe gidebilir… Ama hayatında hiçbir şeyi gerçekten değiştiremez. Karar veremez, risk alamaz, hayalini gerçekleştiremez. İçinde bir hareket isteği vardır ama sanki görünmez bir şey onu olduğu yere çiviler. Joyce’un “paralizi” dediği tam olarak bu. Bu felcin birkaç yüzü var: Toplumsal paralizi. İnsanlar geleneklerin, dinin, ailenin içinde sıkışıp kalıyor. Başka bir hayat mümkün ama kimse o adımı atmıyor. Ruhsal paralizi. Ne istediğini biliyorsun ama harekete geçemiyorsun. Düşünce var, irade yok. Ahlaki paralizi. Yanlış bir hayat yaşadığını hissediyorsun ama değiştirmek yerine alışıyorsun. Joyce’un karakterleri en acı noktada şunu fark ediyor: Hayat aslında dönmüyor, tekrar ediyor. Aynı günler, aynı alışkanlıklar, aynı küçük kırılmalar… Yıllar geçiyor ama insan yerinde sayıyor. Bunu okurken aklıma hep şu geldi: Sanki bir insanın hayatı donmuş da, sadece günler akıyormuş gibi. En çarpıcı tarafı ise şu: Onlar bunun farkında. Ama bu farkındalık hiçbir şeyi değiştirmiyor. Yani burada anlatılan “paralizi”, sadece hareketsizlik değil; insanın kendi hayatında yavaş yavaş silinmesi. Öyküler öyle seni alıp sürüklemez. Hatta yer yer bilinçli olarak mesafe koyar. Ama tam da bu yüzden, anlattığı o donmuşluğu sana hissettirir. Okurken sadece okumazsın; o sıkışmışlığın içinde kalırsın. Bu kitap sana bir hikâye anlatmaz, seni kendi hayatınla yüzleştirir. Ve asıl rahatsız edici olan da bu. Hem de çok...
DublinlilerJames Joyce · İletişim Yayıncılık · 20212,999 okunma
Epifaniyle yükselen çığlık!
Puan vermedi·232 syf.·
2025 109. kitabı
James Joyce (1882 - 1941), İrlandalı bir yazar, öğretmen, şair ve edebiyat eleştirmenidir. 1914’te yayımlanan ilk önemli eseri Dublinliler, on beş kısa hikâyeden oluşuyor. Ayrı ayrı hikayeler olsa da öyküleri derleme olmaktan çok daha fazlasını vaat ediyor. Yazarın kendi yaşam döngüsünün izlerini taşıyan, tematik bir bütünlüğüyle yalnızca bir derleme değil, tematik ve yapısal bütünlüğüyle neredeyse bir roman gibi inşa ediyor. Joyce’un Dublin’i anlatışı, Yaşar Kemal’in ‘Herkes kendi Çukurova’sını yazar. sözünü akla getiriyor. Yazarın Dublin'deki hayat hikayelerindeki ilişkisinin derinlemesine hissedildiği bu öyküler tıpkı yazarın yaşamı gibi çocukluktan gençliğe, oradan yetişkinliğe ve nihayetinde toplum yaşamına uzanan bir döngüyle sıralanıyor. Joyce kitabının yayımlanması için 9 yıl uğraşmış çünkü İrlanda’daki yayıncılar "ahlaksız" buluyor. Bu direniş, onun kendi toplumuyla ve geçmişiyle hesaplaşma cesaretinin de bir yansımasını okuyucusuna tutuyor… James Joyce’un anlatısında olaylar gürültülü patırtılı olarak değil, çoğu zaman akış sessiz ve gündelik bir olay- durum ilişkisiyle ilerliyor. Bu yüzeyin altında, bir anda beliren ve karakterin ya da okuyucunun zihninde yankı bulan bir farkındalık anı saklıyor. Bu beklenmedik, insanın zihninde o anda beliren içsel uyanışlara Epifani ismini veriyor. “görünme”, “belirme” anlamına gelen kavram, karakterin içinde uzun zamandır gizli kalmış bir gerçeğin, bir anlık dış uyaranla bir söz, bir bakış ya da bir sessizlik aracılığıyla su yüzüne çıkarıyor. Yazarın bu tekniğiyle oluşturduğu farkındalık çoğu zaman umut değil, bir tür trajik uyanışı ve çığlığı getiriyor… Kitabın merkezinde hayat gailesindeki mecburiyet, ruhsal tıkanıklık ve yaşarken ölmek deyimini yansıtan karakterler genellikle kaçmak, değişmek, ilerlemek
Düşünce
DublinlilerJames Joyce · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,999 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
Kitapta 15 tane öykü var. Joyce un sade anlatımı eşliğinde, Dublin sokaklarının havasını solumak, İrlanda kültürü, İrlandalıların gelenek, görenekleri, dini adetleri, ilişkileri, anlayışları hakkında genel bir bakış açısı oluşturmak isterseniz kitabı tavsiye ederim. İlk kez yıllar önce okumuştum bu kitabı, ikinci defa bu kez okuyuşumda daha çok beğendiğimi söylemeliyim. Dünyadaki çeşitli ve farklı yerleri bilmek için, Dublin i öğrenmenin yeterli olduğunu düşünen Joyce, öykülerinde insanın kendi içindeki çatışmalarını, şaşkınlığını, pişmanlığını, kararsızlığını, umutlarını ifade ediyor. Cadde, sokak, kulüp, pub, insanların adları, şehrin diğer ayrıntıları gibi detaylarda Joyce gerçek isimler kullanıyor. Öykülerde değinilen konulardan bazıları; üstlendiği sorumluluklar dikkate alındığında bir papaz olabilmenin gerektireceği cesaretin şaşırtıcılığı, insanın güvenebileceği dostlarının ancak eski dostlarından olabileceği, insanların kültür ve karakter farklılıklarını önemsemeden şu ya da bu sebeple bir araya gelebileceğini, okuldan bir günlüğüne de olsa kaçamak yapmanın heyecanı, yeşil göz ve kızıl saçın güvenilmezlik simgesi olması, birlikte vakit geçirdiğin arkadaşını aslında hor görüyor olman, İrlanda nın sembolü olan arp, Arap pazarı, hayatın ciddi işleri için insanın hiç sabrının kalmaması, bütün hayatını gündelik işleriyle ailesine adayan anne, yoksul halkın Avrupa nın zenginliğini ve sanayisini yarıştırdığı araba yarışlarını seyretmesi, İrlanda argosu, Dublin in ünlü caddeleri, dini gelenekler, İrlanda Dirilişi Akımı, bir-penilik-okullar, dünyada edinilen mal ve mülkün doğru kullanılması karşılığı ebedi hayatın kazanılması, Peder in gözetiminde kişinin ruhani hesaplarını ortaya dökerek yanlışlarını düzeltmesi, misafirperverlik geleneği….
Edebiyat
DublinlilerJames Joyce · İletişim Yayıncılık · 20212,999 okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2022 13. kitabı
Muhteşem mi? desem... efsane mi? desem. Kalemi zekası yetenek mi? desem. Hepsi bu kitapta var. Sakin kafayla okumalısınız. Boş vaktinizde okumanızı tavsiye ederim. Çok beğendim. çok...
DublinlilerJames Joyce · İletişim Yayıncılık · 20212,999 okunma
10/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 18:31
Dublinliler’i okurken beni en çok etkileyen şey, kitabın tek tek öykülerden oluşmasına rağmen aslında tek bir büyük hayatın parçaları gibi hissettirmesiydi. Joyce’un anlattığı karakterler sanki bir öyküde kapıyı aralayıp geçiyor, başka bir öyküde sessizce karşımıza oturuyor. Bir yerde adı geçen biri, başka bir öyküde yan karakter olarak beliriyor. Karakterlerin ve temaların öyküler boyunca birbirine değmesi, dikkatli ve ayrıntıcı okurlar için ayrı bir tat veriyor. Her öykü kendi başına sade ve hatta yer yer sıradan gibi görünse de, karakterlerin birbirleriyle iç içe geçmesi bu sıradanlığı derin bir melankoliye dönüştürüyor. İnsanlar birbirlerini gerçekten tanımasalar bile aynı sıkışmışlık duygusunu paylaşıyorlar. Joyce, bu karakterleri yargılamadan anlatıyor; onların korkularını, hayal kırıklıklarını ve kaçamadıkları alışkanlıklarını olduğu gibi bırakıyor önümüze. Öykülerde bulunan tüm kişiler birer mahkum aslında. Kendi küçük dünyalarına sıkışmış, dizginlenmenin, hüsranın, kaderin tutsakları olmuş olan insanlar. Dublinliler, bana göre, bir şehirden çok insanların birbirine değerek ama yine de yalnız kalarak yaşadığı tutsak bir ruh hâlinin kitabı. Joyce’un dili burada Ulysses kadar zorlayıcı değil; klasik edebiyata yumuşak bir geçiş yapmak isteyenler için iyi bir başlangıç. Büyük olaylardan çok insanların iç dünyasını, sessiz kırılmalarını ve gündelik hayattaki küçük anları okumaktan hoşlananlar bu kitapta çok şey bulur. Keyifli okumalar
DublinlilerJames Joyce · İletişim Yayıncılık · 20212,999 okunma