Dünyada Bırakılmış Mektuplar

0,0/10  (0 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
346 gösterim
Romanlar, polisiye öyküler, oyunlar... Köşe yazıları, portreler, taşlamalar, gezi yazıları, anılar... Hem eski kuşak fıkra yazarlarından süzülen bir lezzet ve incelik, hem "şeytan"ca bir bakış ve enerji dolu bir dille yazıya vurulan kişisel damga = Çetin Altan.

Seçmeler mantığıyla hazırlanan bu kitapsa, imzasının ilk yayınlanışının 60. yılında bu 75'lik delikanlı için 75 parelik bir kutlama.

Dünyada Bırakılmış Mektuplar, hem tiryakileri, hem de yeni okurları için bir Çetin Altan Kılavuzu.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    2002
  • Sayfa Sayısı:
    346
  • ISBN:
    9789751018847
  • Yayınevi:
    İnkılâp Kitabevi
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 3 Alıntı

Ünlü makamların koruyuculuğunda yapılan at yarışları, bisiklet yarışları, maratonlar ve futbol turnuvaları vardır. Edebiyatımız ise, bu tür teşviklerin hepsinden yoksundur. Bir bakıma da her türlü belayı ve ilgisizliği göğüsleyecek, manda gücünde yazarlar yetiştirmemiz bundan olmuştur. Açlığa, zindana, ahmaklık, alçaklık ve doIandırıcılığa dayanıklı mucize kalemler armağan etmişizdir, insanlık senfonisine...

Dünyada Bırakılmış Mektuplar, Çetin Altan (Sayfa 181)Dünyada Bırakılmış Mektuplar, Çetin Altan (Sayfa 181)

İkinci Meşrutiyet' te demokrasi denemesiyle birlikte yazarlar da siyasal kutuplaşmaların çalkantısını yaşadılar. Hangi parti iktidara geldiyse, karşı yönü tutan yazarları sürdü, hatta öldürdü.

Ama yine de yazarlar, protokolün içindeydiler. İttihatçılar Hüseyin Cahit'i baş tacı ederken İtilafçılar da, Refik Halid’i Posta. Telgraf Nezareti’ ne getiriyorlardı.

Atatürk ise, kendisinden yana olan yazarları Cumhuriyet’ ın prensleri olarak yaşattı.

İnönü dönemiyle tekrar demokrasiye dönüş, yazarların protokoldeki saltanatlarının da sonu oldu.

Yazarlık, üst yönetim sofralarından kopup, halka yöneldikçe yazarlar da cezaevlerini doldurmaya başladılar.

Dünyada Bırakılmış Mektuplar, Çetin Altan (Sayfa 180)Dünyada Bırakılmış Mektuplar, Çetin Altan (Sayfa 180)

Ünlü Sovyet yazarı Cengiz Aytmatof, İstanbul'a geldiği zaman kendisine sormuştum:

-Sizin Kırgızistan’da kaç yazar var? diye...

-Elli tane vardır, demişti.

-Haydi haydi demiştim, tüm Sovyetlerden bile çıkaramazsın sen elli tane yazarı.

Cengiz, o aydılık gülücüğüyle gülerek:
-Yirmi tane vardır ama, demişti.

-Yirmi tane de olmaz.

-On tane vardır.

-On tane de olmaz.

Cengiz: -Ama beş tane vardır, daha aşağıya inmem, demişti.

Yüzyıllara dayanabilecek güçte gerçek yazar sayısı, tüm dünyada bile üç düzineyi ya bulur, ya bulmaz. Yani diyeceğim, insanlığın beyin bahçesinde en zor yetişen ürünlerden biridir yazarlık:

Fransa’da da bir eleştirmene sormuştum aynı soruyu:

-Doğru dürüst kaç yazar vardır Fransa'da?

Sorumun özünü anlamış:

-Eh işte, on tane kadar çıkar, demişti.

Bir toplum yüz yıllık bir dönemde, yedi-sekiz yazar yetiştirebilmişse, o toplum, derinlikleri olan, geleceğe açık bir toplum demektir.

Dünyada Bırakılmış Mektuplar, Çetin Altan (Sayfa 179)Dünyada Bırakılmış Mektuplar, Çetin Altan (Sayfa 179)