Bahçemde Bir Gül Açtı

10,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
206 gösterim
Özeti: İstanbul’un yakın köylerinden birindeki yazlık köşkünde, oğlu ile birlikte yaşayan ünlü yazar Nevres Vacit artık yaşlanmış, gözleri iyi görmemeye başlamıştır. Avrupa’ya sık sık uzun seyahatler yapan ağabeyi Hürrem Hakkı ‘Köşk’e ziyaretlerine gelmiştir. Yaz günlerini, komşuları genç ve güzel Belma ve yakın arkadaşı Ferhunde ile birlikte geçirmektedirler. Nevres Vacit’in oğlu Rasih Nevres, ünlü bir yazarın oğlu olarak babasının gölgesinde kalmaktan rahatsız, atletik, yakışıklı, yaşıtlarına göre kendisini daha muhafazakar ve gelenekçi olarak tanımlayan, çevresine ve kızlara mesafeli görünen bir gençtir. Babasının ilgisinden yoksun, kendi kendini yetiştirmek zorunda kalmıştır. Dostayevski, Tolstoy, Gorki okur. Babasının otoritesi ve yeteneklerini baskılaması, onu küçümsemesi, fikirlerine değer ve önem vermemesi, istediği mesleği seçmesine itiraz etmesi; onun gittikçe dış dünyayla arasına mesafe koymasına, artık fikirlerini söylemeyip kendisine saklamasına itmiştir. Olaylar ve durumlar karşısında sessiz kalmayı, tepki vermemeyi tercih eder. Çevresinde hiç arkadaşı yoktur, arkadaşlık kurmak istemez. Aynı şekilde kızlarla da arasında mesafe vardır, ona göre etrafındaki kızlar; kitap okumaz, edebiyat ve sanattan anlamaz, boş ve avaredirler. Komşuları Belma ve Ferhunde sık sık köşke uğrar, babası ve amcasını ziyaret ederler. Bu ziyaretlerde Rasih Nevres de bulunur ve sohbetlerine katılmak istemese de, kızların zorlamalarıyla zaman zaman bu fikirlerini onlarla paylaşır. Belma sportmen, modern ama aynı zamanda uçarı ve şımarık bir kızdır. Hiçbir romanını okumadığı halde, yaşlı yazara yakınlaşıp kendisi ile ilgili bir roman yazdırmak ister. Nevres Vacit bu ilgiden son derece hoşnut, köşkün bahçesindeki limonluğu kaldırıp yerine tenis kortu inşa ettirmek isteyen kardeşine sesini çıkarmaz. Bu Belma’nın dikkat çekmeden köşke daha sık gelebilmesi için bir fırsattır. Tenis kortunun inşası sürecinde Rasih Nevres Belma’ya gittikçe büyük bir tutku ve aşkla bağlanmaya başlar, ama aradaki yaş farkı nedeniyle bu duygularını saklamayı tercih eder. Genç kızın ziyaretlerinden birinde duygularını “Bahçemde bir gül açtı” cümlesiyle ağzından kaçırır ama “romanın ismi” diyerek durumu toparlar. Belma’ya olan aşkı onu gençleştirmiş, aynı zamanda içten kemirmektedir. Oğlunun Belma’ya aşık olduğundan şüphelenmekte, büyük bir kıskaçlık duymaktadır. Bu arada mirasyedi ağabeyi Hürrem Hakkı’da genç kızlara gizli bir ilgi duymakta, Belma’yı Avrupa’da aşık olduğu Jülya’ya benzetmektedir.

Gözleri iyi görmeyen Nevres Vacit, söz verdiği romanı yazabilmek için oğlunun yardımına ihtiyaç duyar. Çalışmalarını sıklaştırır, roman bitmeden önce tenis kortunun yanına bir gül fidanı diker. Romanın yazımı bittiğinde gülün açacağını ümit eder. Bu arada kızlara ilgisiz gibi görünen Rasih Nevres aynı anda iki kızla birlikte olmaktadır. Bir taraftan köşkün hizmetçisi Emine ile diğer taraftan kendisine deli gibi aşık olan Ferhunde ile zaman geçirmektedir. Ferhunde Belma’nın ön planda olmasından rahatsız olmakta, onu konu edinen bir romanın yazılmasını son derece kıskanmaktadır. Rasih Nevres’le gizli buluşmalarında bu duygularını dile getirir.

Nihayet roman basılır. Gazetede çıkan ilk eleştri yazısında da romanın “genç ve canlı” oluşundan bahsedilmektedir, buna karşılık tahliller ve tasvirlerden birçoğu da toy bulunmaktadır. Bu çelişkiyi izah etmekte zorlanırlar. Kendi yazdıklarını okuyamayan yazar, ağabeyinden kitabın değişik birkaç sayfasını okumasını rica eder. Üç beş cümlede kitabın kendi yazdığı roman olmadığını anlar. Romanın baş kahramanı aynen Ferhunde’ye benzemektedir.
  • Baskı Tarihi:
    1932
  • Sayfa Sayısı:
    391
  • ISBN:
    Yok
  • Yayınevi:
    Semih Lütfü - Suhulet Kütüpanesi
  • Kitabın Türü: