Düşesin Zaferi

8,0/10  (2 Oy) · 
3 okunma  · 
1 beğeni  · 
276 gösterim
Ferrara Sarayı yasak elma gibidir, güzel, kırmızı ve çekici, ama zehirli, çok zehirli...

Rönesans İtalyası... Araf'ta kalan bir ruh ve Avusturya prensesi Barbara...

Prenses Barbara, eşi ölen Ferrara dükü Alfonso d'Este ile evlenmiştir. Yeni düşes Ferrara'ya geldiği andan itibaren, ilk karısını dükün öldürdüğüne dair dedikodular duymaktadır. Entrikayla eğlencenin, sadakatle ihanetin, aşkla nefretin iç içe geçtiği sarayda gerçeğin peşine düşmeye karar veren düşesin önünde aşılması zor bir engel vardır; Alfonso d'Este.

Sarayın her köşesindeki ajanlara ve dükün tüm engellemelerine rağmen düşes aradığı yanıtı bulup gerçeğe ulaşabilecek mi?
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    392
  • ISBN:
    9786055514679
  • Orijinal Adı:
    The Second Duchess
  • Çeviri:
    Hülya Yuvalı
  • Yayınevi:
    Feniks Kitap
  • Kitabın Türü:
Librarian 
08 Tem 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Romana başladığınız zaman bir anda İtalyancanın saldırısına uğruyorsunuz. Unvanlar, romanın geçtiği dönemin ve o dönemdeki Ferrara'nın tasvirlerinde yer alan tabirler, isimler... Bir süreyi bu İtalyanca kelimelerin yerini yurdunu kafanızda oturtmaya ayırıyorsunuz ve o arada da direk bodoslama giriş yapılan hikayeyi gözünüzde şekillendirmeye çalışıyorsunuz. Ama genel itibariyle ana karakterimiz olan Avusturya Prensesi Barbara'nın ağzından anlatılan hikaye o denli hızlı bir şekilde sizi içine çekiyor ki bir süre sonra bu keşmekeşe otomatikman son verip kendinizi olayların akışına bırakıyorsunuz.
Bu bir aşk romanı değil öncelikle belirteyim. Aslında polissiz bir polisiye roman:) Avusturya Prensesi olan Barbara'nın ailesi tarafından evlenmesine karar verilen Ferrara Dükü Alfonso d'Este ile ilişkilerinin seyri içinde, dükün vefat eden ilk eşinin ölümünün incelendiği bir roman. Aklı başında ve olgun bir kimliğe sahip Barbara'nın hem gelin olarak geldiği ülkenin geleneklerine kendini uyarlamadaki başarısının ve hem de eşini tanıyıp kendisini ona ispatlama becerisinin yanında ilk eşin ölümünü kararlı bir şekilde araştırması adım adım anlatılmış. Bu anlatım dönemi ifade edebilmek adına bolca mekansal tasvire ev sahipliği yaptığı gibi, ölen eşin de geri planda bir seslendirmeyle olaylara dahil oluşuyla daha da heyecanlı bir hal almış.

Vasat bir tatla sonlandıracağımı düşündüğüm bir romandı ve beni şaşırtmayı başardı. Historical diye adlandırılan tarihi kurguları oldum olası sevmişimdir. Ta ki Barbara Cartland'ın romanlarını ilk okumaya başladığım günlerden beri. Kaleminin ve kurgu yeteneğinin hayranı olduğum bu yazarın romanlarının bende bıraktığı keyfi yakalamayı başarmış yazarları da beğenirim. Elizabeth Loupas da bu romanı ile bu kategoriye girmeye oldukça yaklaşan yazarlardan oldu benim adıma.