Hindistan'da kurulan Bâbürlü hânedanının üçüncü hükümdarı olan Celâleddin Ekber, aslında bu devletin kurucusu sayılabilir. Nitekim Babürlü Devleti'ni ele alan çoğu kesim, Ekber Şah'ı hem kurucu hem de Hindistan'ı ilk kez buyruğu altına alan hükümdar olarak görür.
49 yıl gibi uzunca bir süre (1556-1605) tahtta kalan Celâleddin, amcasının himâyesinde büyümüş birisiydi.
Çocukluğunda doğa sporları ve hayvanlarla ilgilenen Ekber'in okuma-yazma bilmemesi onun en dikkat çekici özelliğidir. Bir hükümdarın okuma-yazma bilmemesi, hayret edilecek bir durum olsa da Ekber'in diğer alanlardaki bilgisi ve becerisi, bu eksikliği âdeta geri planda bırakıyordu; Fil avlamayı ve çitalarla avlanmayı çok severdi, zamana saplantılı bir derecede takıktı.
İslâm'ın gerekliliklerini zaman içinde bırakan, kendine "ezilenleri kurtarma" misyonu üstlenen Ekber, kendi döneminde çok farklı şeylere imza atmıştır. Örneğin, suç işleyen devlet adamlarına hiç fark etmeyecekleri bir şekilde zehir verirdi.
Döneminin en ilginç sayılabilecek hükümdarlarından olan Ekber Şah'ı biyografik bir şekilde ele alan bu eser, zamanının kıymetli devletlerinden biri olan Babürlü Devleti'ne ışık tutar. Osmanlı pâdişahları ve Safevî hükümdarları ile olan iletişimiyle birlikte devletlerarası diplomasiyi de görebileceğimiz kitap, üslûbu itibariyle hızlıca okunabilecek ve temel bilgilerin alınabileceği bir eserdir.