Her hükümet adamı benim gibi kanundan aldığı emri menfaatinden ziyade vicdanıyla ölçerek uygulamayı bilseydi, bu kadar uzun müddet ve hâlâ kötülük galip, fazilet mağlup konumunda kalmaz, insanlığın azan yaralarından çoğu kapanmaya yüz tutardı.
İttihat ve Terakki idaresinin inkâr olunamaz bir gayreti, bir kadirşinaslığı, alçakları kayırışı, efendiliği vardır. Çevirdiği hile dolabının koluna yapışanları korur, gözetir, çapullara boğar ve bazen tövbe yoksulu olmak derecesinde ihya eder. Hiçbir idare, kullarını, gözdelerini ödüllendirmekte, zenginleştirmekte bu derece ileri gitmemiştir. İşte bu sebepledir ki mensupları onun uğruna kul kurban olurlar.