İstanbul Cerrahpaşada bulunun Rikkat kahvehanesinde çayı ve sohbeti ile kalpleri ısıtan çaycı Ömer abi, Mehmet ve 3 arkadaşına hayır diyemeyecekleri bir teklif sunuyor. Ve yolculuk böyle başlıyor. Kitapta farklı farklı birkaç olay gayet güzel bir şekilde örümcek ağı gibi birbirine bağlanıyor. Mucizevi bir gemi ve gemi kadar etkileyici hikayeleri olan isimlerin ortak amaçları fantastik bir dille aktarılıyor. Mitolojideki Pan ve ona hizmet eden şeytanı güçlerin vahşi ayinleri, organik canlı bir gemi, dünyanın derinliklerinde saklı bir devlet, esrarlı haritalar.. romana fantastik kurgu havası katıyor.
Spoiler;
Roman, Endülüsün aslında yıkılmadığı, Endülüse bağlı gizli bir yere taşındığı, o medeniyetin, o ilmin orada devam ettiğini söylüyor. Okurken gaza gelip keşke be keşke diyorsun keşke gerçek olsa...
Ben sevdim. Muhtemelen devamı olur bu kitabın çünkü yarım kalan hikayeler var. Okurken yazarın çok akıllı olduğunu düşündürdü bana ve hayalgücüne hayran kaldım. Bir de çokça şarkı öğrendim kitaptan. Müzik seçimleri çok güzeldi, arka fona açınca bahsi geçen müziği 3D yaşıyorsun sahneyi
Eleştiri; Sonu daha güzel bilebilirdi.
Alıntılar
"Herkes aklı kadar mesut olur." diyen birine "Hayır, herkes gönlü kadar mesut olur demişti.
Öyle ki bunca borçlunun olduğu bir ülkede herhangi bir kişiyi ana-baba, yardan çok bankalar ve avukatlar arardı.
Ve yalnızlık, fiziki bir tanım değildi.
Müzik, mutluluk kapılarının düğümüydü.
Başına taş yemeden Taifi'i geçtiysen, bu Taiflilerin uslandığına değil, senin eksik olduğuna delalettir.
Boyun eğip düşünmekte bir eylemdi. Hem de kıyameti başlatacak kadar büyük bir eylem..
Yaralarına merhem sürmüyordu; sarmıyordu da. Zamanla o yaralar kapansın ama iz bıraksın istiyordu.
Düşlüyordu. Düşlüyordu ama her defasında düşeceğini bile bile,
El KadimCihan Çetinkaya · Mecaz Yayınları · 202093 okunma
Herkese selamlar
Bugün size kalemi ile ilk defa tanıştığım Cihan Çetinkaya'nın kaleminden; el- Kadim kitabı ile geldim .
Kitabı tavsiye üzerine okudum, iyikide okumuşum dedim.
İlk etapta kitabın ismi çok dikkatimi çekti, dedim ne demek acaba el- Kadim?
Kadim, başlangıcı geçmişin derinliklerinde bulunan ve çok eskilere uzanan; "öncesiz" anlamlarında kullanılan bir sıfattır.
Kadim kelimesinin eş anlamlısı, "sürekli" ve "ezeli" demekmiş.
Kitaba gelecek olursak;
İstanbul Cerrahpaşada bulunun Rikkat kahvehanesinde çayı ve sohbeti ile kalpleri ısıtan çaycı Ömer abi, Mehmet ve 3 arkadaşına hayır diyemeyecekleri bir teklif ile geliyor. Ve yolculuk böyle başlıyor.
Düne kadar Cerrahpaşada yaşayan basit, alelade, sıradan bir hayatları olan 4 arkadaş ne olmuştu onlara, böylesine büyük gizemin içinde buluvermişler di kendilerini.
Kitapta aynı dönemde geçen farklı farklı olayları okuyorsunuz. Bu olaylar, kişiler ne alaka diyorsunuz. Ama yazar kitapta yazılan her bir karakterin bağlantısını öyle güzel dile getirmiş, hikayeleri örümcek ağı gibi birbirine bağlamış ki, şaşkınlıkla ağzınız açık okurken buluyorsunuz kendinizi.
İlk defa spoiler verme korkusu ile kitabı anlatamıyorum, karakterlerden bahsedemiyorum
Şöyle düşünün mucizevi bir gemi ve gemi kadar etkileyici hikayeleri olan isimler ve onların ortak amaçları ve Mitolojideki Pan ve ona hizmet eden şeytanı güçlerin vahşi ayinleri, organik canlı bir gemi, dünyanın derinliklerinde saklı bir devlet, esrarlı haritalar ve daha niceleri öyle güzel fantastik bir dille aktarılıyor ki, bir ara acaba gerçekten böyle biri, böyle bir yer var mı diye Google da aramadım desem yalan olur
Baştada belirttiğim gibi kitabı çok sevdim umarım kitabın devamı olur. Bence Kitapta yarım kalan hikayeler var.
Şunu demeden geçmek istemiyorum yazarın
El KadimCihan Çetinkaya · Mecaz Yayınları · 202093 okunma
Emanet bir kitaptı :)
İçerisinde okuyucu notu olan kitapları okumayı daha çok severim. El Kadim sürükleyici ve insani heyecanlandıran bir kitap. Ömer ağabeyin kahvehanesinde geçen sıcak samimi sohbetlerle başlayan daha sonra Ömer ağabeyin çok sevdiği 4 delikanlı gencin yine Ömer ağabeyin vesile olmasıyla başlayan bir yolculuğu.. Öyle bir yolucuk ki her detayı hayret.. yolcuğun güzidesi Cordoba adındaki muazzam teknolojisi bulunan asırlık bir gemi. Ve betimlemeleriile tarihi ile kendine âşık ettiren kadim ülke "ENDÜLÜS" emanetin sahibi olan hocamın kitabın sonuna bıraktığı not benim de duygularımın tarifi artık :)
"SEN HİÇ GÖRMEDİĞİN BİR YÂRE, BİR YERE SEVDALANDIN MI ENDÜLÜS?"
En kalbî duygularımla söylemeliyim ki harikulade bir eser. Ancak şunu da söylemeliyim; Mehmet’in Endülüsü gördüğü andaki gibi hayretler içindeyim ve de şu an Hișam el-Müheymin'in huzurundaki Mehmet gibi bir çok soru ile başbaşayım:)
El KadimCihan Çetinkaya · Mecaz Yayınları · 202093 okunma
Yazarı Twitter’da severek takip edip yazmış olduğu tweetleri beğeniyor olduğum için kitabını aldım. Son sayfalara doğru hareketlenen olay örgüsü “Evet sonunu güzel bağlayacak galiba.” dedirtti. Lakin kitabı kapattığımda havada kalan birden fazla konu vardı. Başlangıçta çokça vakit varmışçasına uzun uzun anlatıp karakterlerin dinlediği şarkı isimlerine kadar giren yazar sonunu aceleye getirmiş gibi. Bir devam kitabı var ise şayet belki anlam kazanabilir bu acele. Ömer’e ne oldu? Cordoba döndü mü? Zaman içinde zaman ise şayet o ana dönüldüğünde olaylar yaşanmış mı yaşanmamış mı varsayıldı? Yahya, Robert, Kemal, Kardinaller bir sonuca bağlanmayacaksa neden kitapta bahsi geçti? Kısacası bende birden fazla soru işareti bıraktı. Çoğu yorumun aksine çok severek okuduğumu söyleyemeyeceğim maalesef.
El KadimCihan Çetinkaya · Mecaz Yayınları · 202093 okunma
Çok isteyerek aldığım kitap maalesef beni yeterince tatmin etmedi. Bazı yerlerde ‘yeter artık’ diyerek okudum. Betimlemeler yer yer o kadar ağdalandırılmış ki bir yerden sonra tekrara kaçmış. Olayın Endülüs bağlantısı kitabı cazip kılan noktalardan birisi. Fakat bu koz bile iyi kullanılamamış.
Normal akışın dışında bir kurgu yapıyorsanız bunun dayanaklarını iyi hazırlamanız gerekiyor. Temeli üstün körü kurup hadi konumuza geçelim kaygısı romanı güdükleştiriyor. Kahramanların ayrı ayrı karakter ve konumları bir yerden sonra sıradanlaşmış. Çünkü karakterlerin çoğu kitap sonuna kadar sümen altında gizemli tutulmak istenmiş. Ayin ve ritüeller flash tv oyunculuğunun yazıya dökülmüş hali gibi görünmüş.
Kitabın elbette size katacağı şeyler vardır. Endülüs, zulüm altındaki müslümanlar, dinlerin algılanma ve uygulanma şekilleri gibi konular yoğun ve yorucu kitabın içindeki düşünülecek hususlar.
Bu kitabı alelade birkaç cümle ile anlatmak mümkün değil... Bu bir kitaptan çok daha fazlası, bir manevî rehber, insanın sorgulamasını ve düşünmesini sağlayan bir harita, adı gibi El-Kadim...
El KadimCihan Çetinkaya · Mecaz Yayınları · 202093 okunma
Başlangıç bir savaş sahnesi, yer Endülüs! Heyecanla okudum ilk satırları. Sonrasında konu fazlaca dallandı, budaklandı. Karakterlere göre farklı çerçeveler kazandı. Hikayenin özünü anlamak için bir 500 sayfa okumak gerekiyor. Son kısımda özünü anlıyorsunuz ama bazı önemli karakterlerle ilgili boşluklar kalarak kitabı bitiriyorsunuz. Yine de keyifle okudum.
Kitabın özü Hakk ile batıl arasındaki çetin savaş ve çıkarılacak sonuç La Galibe İllallah! Allah'tan başka Galip yoktur!
Cerrahpaşada 4 genç ve çaycı Ömer Abileri... Bir teklif ile çıktıları yolculuk. Onlar sıradan bir yolculuk sanarken "Seçilmiş" olduklarını-olduğunu...bilmiyorlardı...
Kitap 4 veya 5 farklı yerde ve kişiler üzerinde geçse de sonunda birbirine bağlanan olaylar silsilesi sizi heyecanlandırıyor. Kitapta yarım kalan bir şeyler var. Yazar güzel akıcı bir dille anlatsa da sonunda yarım kalan şeyler, soze ikinci serinin geleceği hissini bırakıyor... zamanda yolculuk ve manevi yolculuk...
Ve son olarak kendime not: Kitabı okumaya başladığımda epistein konusu yeni yeni gündeme geliyordu ve kitapta kısmen buna değiniliyordu. Derken Filistin tarihin en kanlı saldırısı altında iken Kudüs ve Filistin konusu ve hassasiyeti kitapta karşıma çıktı.. ve anladık ki Asla tesadüf yoktur... herkese İyi okumalar.