Geçmişin en görkemli sarayının içini kelimelerinin sadeliği ve tarihiyle keyıfle gezdik,okuduk, göxümğn önünde csnlsmdı neredeyse tanımın gücü ilgiyle okunanlardan oldu kıtabımız
El-Hamra Sarayı ve kompleksi, orta çağ İslâm sanatı ve kültürünün en görkemli yapılarından biri olarak kabul ediliyor. Yapımı 250 yılda tamamlanan El-Hamra Sarayı, Endülüs mimarisinin muazzam güzellikteki taş oymacılığının nadide örneklerindendir. Hakkında birçok şehir efsanesi bulunan, şehrin Beyza Tepesi’nden seyredildiğinde ihtişamıyla gözleri kamaştıran saray, Granada’nın en kıymetli mimarî hazinesidir.
"Bir ekonomik çöküş, buhran ve politik şiddet döneminde kurulan El-Hamra Sarayı, sadece bir saray olmaktan ziyade bir kent örneği olarak İslam Mimarisindeki yerini koruyor. Bir kompleksin iyi bir yapı olmasının yanında zarafetini ve inceliğini koruması, toplumun düşüncesini duvarlarına inşa etmesi, tarihe meydan okurcasına vakur bir duruşunun olduğunu da bize gösteriyor.
El-Hamra Sarayı el işçiliğinin en zengin olduğu yapılardan biridir. Saraydaki sütunların, kemerlerin, revakların, duvarların üzerinde çok sayıda “La Galibe İllallah” yazısı bulunuyor. Allah’tan başka galibin olmayacağının yazıldığı bu duvarlar, Endülüs Emevîleri için büyük gövde gösterisi olarak görülüyor. İslam’ın Avrupa’daki geçmişini temsil eden en büyük yapılardan biri olma özelliğini "hala taşımaktadır,
"Sarayın yapımında çalışan ustaların abdestli olmalarına ne kadar ehemmiyet gösterildiği dikkate alınacak olursa, bu tip manevî detaylar sarayı Müslümanların nezdinde çok daha kıymetli bir hale getiriyor. Ve her yıl yüz binlerce Müslüman El- Hamra’yı ziyaret etmek için Granada’ya geliyor.
Robert Irwin, kurmacalar dışında Arap ve İslam kültürü üzerine çok sayıda kitap ve makale hazırlamış ve Binbir Gece