Emre ile Emmare

·
Okunma
·
Beğeni
·
277
Gösterim
Adı:
Emre ile Emmare
Baskı tarihi:
Şubat 2010
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058556676
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cafcaf Kitap
"... O günlerde, bir markette bana şunu al bunu al! diye bağırıp annesine çemkiren bir çocuk
gördüm. İşte tam da bu! dedim, hepimizin içinde bu çocuk gibi bir ses var. Bir parçamız
olduğu için farkında değiliz, ama ya öyle olmasaydı? Başka birisi gibi, mesela o çocuk gibi,
yanımızda dolaşsaydı?" Emre ile Emmare, hepimizin içindeki malum savaşı, iyi ile kötünün, ahlak ile arzuların savaşını, nefis cihadını anlatan bir çizgi öykü serisi. Emre, terbiyeli, iyi, doğru bir insan olmak isteyen bir genç. Emmare, onun yanından hiç ayrılmayan, susmak bilmeyen nefsi. Bu ikilinin maceralarını okurken bir yandan gülecek, bir yandan kendi nefsinize bakıp onun ne büyük bir başbelası olabildiğini göreceksiniz. Nihayetinde, Emre ile Emmare hepimizin nefsinin öyküsü.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Evet merhabalar sayın insanlar; uyumamı, dolayısıyla sabah erken uyanarak harika bir gün geçirmemi engelleyen nefsimle birlikte saat 23.50 de sizlerleyiz. Yarın muhtemelen kitaptaki ifadesiyle "terleten susatan 1 saatlik uyku için günün geri kalanının içine etmekten geri durmayan bir embesille(nefs) aynı bünyede yaşamak... zor." saptamasını bir kez daha teyit edeceğim ama o yarınki mesele. Şimdiyse size kitaptan bahsedeyim:
Öncelikle kitap muhteşemdi. Bu kadar muhteşem olmasını bekliyordum çünkü araştırmıştım.
Bir karikatür kitabı ama yüzde ekşimtırak bir ifade bırakan, amaçsız karikatürlerden oluşmuyor. Düşündürme yönünden deneme ve romanlara yarışabilecek karikatürlerden oluşuyor.
Efenim konusu nefs ve nefsin çıldırttığı insan. Başkahramanlarımızdan küçük, mavi, sevimlice bir yaratık nefs olarak tasvir edilmiş. Emre adlı karakterle birlikte yaşıyor çünkü nefis insanla beraber yaratılmıştır. Bu albümde de ikisinin günlük olaylara karşı tepkileri resmedilmiş.(Gerçek anlamda)
Şimdi Rukiye'nin Çıkarımları Bölümündeyiz:
Nefis gerçekte de kitaptaki gibi görünseydi daha kolay olurdu sanki, en azından varlığı belli olurdu. Ama nefsin sesi, cezbedici bir tonla, sahneye uygun olarak yükselen fon müziği gibi olduğu için kolay fark edilmiyor. Hatta orada uyuşturucu bir fon müziğini özel olarak aramazsan asla bulamazsın. Buldun diyelim iş bitiyor mu? Yok canım ne alaka? Nefs bu sefer de farkedilmesine özel yeni bir müzik çalıyor. Öyle bir nefs ki "Çalışma!" der ona aldırmayıp çalıştın mı? Bunu da kendi çıkarına kullanır. Bu sefer de "Eheheh ben çok zekiyim, ne kadar iradeli mükemmel bir insanım" der. (bakalım bu düşünceleri savuracak kadar iradeli misin?) Baktı itiraz ediyorsun "Böyle düşünsem ne olur? Düşüncelerimi nasıl kontrol edeyim? İnsanlar benden salak işte, ben kendimi üstün görmüyorum BEN ZATEN ÜSTÜNÜM. Gerçekler sen onlardan üstün olmadığını düşününce değişmeyecek ANLASANA RUKİYE !!!" diyerek zekayı verenin de Allah olduğunu göz ardı ederek çemkirir. Üstünlüğün sadece takvada olacağına aklı ermez. Sonra ben de aynı kitaptaki gibi Kes sesini, kes sesini diye mırıldanırım, bu sırada da insanlara biriyle konuştuğumu çaktırmamaya çalışırım. Gerçekten görünmeyen biriyle konuşuyorum. Canı sağolsun yazar, kendimi şizofren sanmamı engelleyerek bu diyalogları açığa vurmuş. O yüzden bu kitapla tam olarak özdeştim. Sadece benim nefsim biraz daha sinsice giriyor sanki. (Öhöm nefsini övmek)
Nefsi alt etmek, onun mutualist* değil parazit olduğunu farketmenle olur yani "Kendini tanrı sanan,
Kendini tanrı yapmaya çalışırken,
Bizi kölesi yapanın nefis" olduğunu, amacının bizi rezil etmek olduğunu anlamanla olur.
Soyut olan büyük cihat çizimlerle somutlaştırılınca insanı hallice düşünmeye sevk ediyor. Kafanızda duyduğunuz o seslerin bir kaynağı olduğunu, zihnininizin bir yarısının öteki yarısına savaş açmadığını, savaşın nefsiniz ile vicdanınız arasında olduğunu bu kadar eğlenceli bir biçimde görmek ne bileyim çok hoş geldi. Sadece bakarak geçilen sayfalar, başka kitaplarda okunarak geçilen onlarca sayfadan daha çok düşndürdü beni.
Okumanızı çok fazla istiyorum. Kitabı alarak böyle kaliteli eserler veren karikatüriste destek olabilirsiniz ki adam yenilerini yazsın. Çünkü karikatürler zaten pek de önemsenmiyor. (Bu bir reklam değildir.) kitaptan örnek bir sayfa ve yazarın instagram hesabı: https://www.instagram.com/...;igshid=q3xfw1jwfy75
Hayırlı günler :)

*(Mutualizm, farklı türlerden iki canlının karşılıklı yardımlaşarak her iki tarafa da yarar sağlamasına dayalı olan bir ortak yaşam biçimi.)
96 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Aşırı güzel bir karikatür albümü. Bu kadar iyi olmasını beklemiyordum.
Konu, kurgu, çizgi hepsi şahane.
Belki işlediği fikir güzel ve vurucu olduğu için bana bu kadar güzel gelmiş olabilir.
Emre, çizer Emre Bilgiç oluyor. Emmare ise bildiğimiz Nefsi Emmare dediğimiz nefsi. Çizimler de Emrenin yaşamına ortak olurken bu sefer faklı olarak Emrenin görünen bir mızmızmı mızmız nefsi ortak oluyor. İşlenen konular, verilmek istenen mesaj hepsi tam yerinde. Ve kesinlikle ikinci bir albüm kitabı hak ediyor. Şahsen ben bekliyorum. Okuyunuz, okutturunuz.
96 syf.
·Puan vermedi
Esprili bir dille gerçekler ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Kiminde tebessüm ettim, kiminde kahkaha attım ve çok sevdim. Çizimler gözünüzü doldururken, aklınız da “ harbi ya “ demekten kendini alamıyor. Son olarak şu “hediye günleri” de çok sevdim. Düşündüğüm ve adını koyamadığım bir şeye rastlamışım gibi. Diyor ki “Bazı günler var hani, durduk yere bi enerji bi huzur geliyo,her şey pırıl pırıl.. Hediye günler diyorum onlara. Yorulduğunuzu görüp sırtınızdan bir miktar yükü kaldırıyor Allah... Bonus gibi bişey.Harika !” Hediye günler...
tuttum bunu ;)
96 syf.
·3 günde·5/10
Merhabalar‍️ şu sıralar nedense roman okuyasım yok o yüzden sürekli böyle karikatür,çizgi-romandır öyle şeyler okuyorum. Emre ile Emmare'de bunlardan birisi.
Emre ile Emmare konu bakımından beni biraz şaşırttı çünkü yazar "nefsimiz kanlı canlı bir şey olsaydı neye benzerdi?" Sorusuna cevaben küçük bir çocuğa benzeyen Emmare'yi kurguluyor (umarım büyük sırrı bozmamışımdır.) Emmare isminin etimolojisini ise ilk sayfadan veriyor. İslâmî olaylara dayanan nefis mücadelesinin yanında her gün yaşadığınız -hatta şu an bile yaşadığımız- nefsî mücadeleleri o kadar güzel, o kadar komik bir dille çizmiş ki okurken bir o kadar gülüp bir o kadar daha "oha aynı ben" dedim. Emmare karakterine ise bayıldım kendisi çok tatlış, mimik bir şeytan. Bu kitap yazarın ilk kitabıymış ama dergilerde falanda çizerlik yapıyormuş. Ben çok sevdim, okursan bence sende seversin çünkü adam seni, sana anlatmış.
Kitaba puanım: 5/5⭐
Tam bir uyuşukluk hali yaşadığınız anlar var mıdır? Yorgunluk değil. Kolunuzu kaldıracak haliniz olmaması, ama zaten kolunuzu kaldırmak da istemediğiniz zamanlar... Hiçbir korku, hiçbir dert, hiçbir umut yok; öylece durmak dışında yapmamız gereken hiçbir şey yokmuş gibi hissetmek... Bir hayat bahsedilmiş olmanın getirdiği tüm sorumlulukların "POF!" diye kaybolduğunu zannettiren bir illüzyon: Nefsimin cenneti. Bu illüzyonun ardındaki gerçek şudur: Zaman aslında hala akmaktadır ve bu dupdurgun suda boğulmaktayızdır.
1. Emreden, zorlayan, cebreden.
2. Kötülüğü emreden.

Nefis, insanın benliği... İstek, irade, yani hayat gösteren yanımız. Onunla yaratıldık, Dünya'ya onunla geliriz. Yaşadıkça dünyaya bağlanır, aşık oluruz, nefsimiz güçlenir, güçlenir... Emmare'ye düşer.

Nefs-i emmare, nefsin en ham, en sefil, alçak hali... Şehveti, açgözlülüğü, kibri sınırsız. Kötülüğü emreder ve bundan zevk alır çünkü ahlaklı davranmak başlı başına kendinden üstün bir güç olduğunu kabul etmek, boyunduruk altına girmektir. Oysa doğruyu ve yanlışı düşünmek istemez, sadece kendisini umursar.

Nefs-i emmare,
Canı o anda ne istiyorsa burnunun dikine onu izleyen,
Durmadan bizi isteklerini karşılamaya zorlayan,
Kendini hep haklı gören,
Kimseye kıymet vermeyen,
Çıkarı için acımadan başkalarını üzen,
Kimsenin -ona hayat verenin bile- emrine itaat etmeyen,
Birine kötülük ettiğinde ona "hakettiğini verdiğini",
Birine iyilik yaptığında ona "bahşettiğini" söyleyen,
Kendini tanrı sanan,
Kendini tanrı yapmaya çalışırken,
Bizi kölesi yapan nefistir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Emre ile Emmare
Baskı tarihi:
Şubat 2010
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058556676
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cafcaf Kitap
"... O günlerde, bir markette bana şunu al bunu al! diye bağırıp annesine çemkiren bir çocuk
gördüm. İşte tam da bu! dedim, hepimizin içinde bu çocuk gibi bir ses var. Bir parçamız
olduğu için farkında değiliz, ama ya öyle olmasaydı? Başka birisi gibi, mesela o çocuk gibi,
yanımızda dolaşsaydı?" Emre ile Emmare, hepimizin içindeki malum savaşı, iyi ile kötünün, ahlak ile arzuların savaşını, nefis cihadını anlatan bir çizgi öykü serisi. Emre, terbiyeli, iyi, doğru bir insan olmak isteyen bir genç. Emmare, onun yanından hiç ayrılmayan, susmak bilmeyen nefsi. Bu ikilinin maceralarını okurken bir yandan gülecek, bir yandan kendi nefsinize bakıp onun ne büyük bir başbelası olabildiğini göreceksiniz. Nihayetinde, Emre ile Emmare hepimizin nefsinin öyküsü.

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • Meryem Sırma
  • Neyney
  • Öcü Radley
  • Elvin Vera
  • Büşra Gündüz
  • Meryem Betül A
  • Elif Büşra Doğan Memmi
  • FENERKOLİK
  • N.E.A 'nın Kütüphanesi
  • Gülnida

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%75 (9)
9
%16.7 (2)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%8.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0